Rehber
Kasko ve trafik sigortası farkı: kim neyi öder?
Zorunlu trafik sigortası ile ihtiyari kasko sigortasının hukuki niteliği, kapsamı, başvuru usulü ve zamanaşımı bakımından farkları.
Günlük dilde ikisi sık karıştırılır; oysa trafik sigortası ile kasko hukuki niteliği, korunan menfaati ve başvuru yolu bakımından farklı iki sigortadır. Hangi sigortaya, hangi süre içinde ve nasıl başvurulacağı bu ayrıma bağlıdır.
Temel ayrım: zorunlu sorumluluk ve ihtiyari mal sigortası
Trafik sigortası, adıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır. KTK m.91/1: İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
Yani trafik sigortası, aracın sahibini/işletenini korur: işletenin kaza sonucu üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan hukuki sorumluluğu sigortacıya devredilir. Zarar gören kişi, bu sigortanın lehtarı gibi hareket edip sigortacıdan tazminat isteyebilir.
Kasko ise kanunda bu adla düzenlenmiş bir sigorta değil; uygulamada aracın kendisinin uğradığı zararı (çarpma, çalınma, yanma gibi teminatlar sözleşmede yazıldığı ölçüde) karşılayan ihtiyari mal sigortasıdır. Bu nedenle kasko, TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümleri ile poliçe ve genel şartlara göre işler.
| Ölçüt | Trafik sigortası | Kasko |
|---|---|---|
| Nitelik | Zorunlu mali sorumluluk sigortası | İhtiyari mal sigortası |
| Kimi korur | Kazada karşı tarafın (üçüncü kişinin) zararını | Genellikle kendi aracının zararını |
| Yaptırmama | Araç trafikten men edilir (KTK m.91/5) | Yaptırılmadığında kanuni yaptırım yok |
| Kapsam | Kanunla sınırlı, genel şartlarla belirlenir | Poliçedeki teminatlarla belirlenir |
KTK m.91/5: Geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir.
Trafik sigortasının kapsamı ve kapsam dışı hâller
Kapsamın ayrıntısı KTK m.93 uyarınca genel şartlar, teminat tutarları, tarife ve talimatlarla belirlenir; bunlar Hazine ve Maliye alanında yetkili Bakanlıkça tespit edilip Resmî Gazete'de yayımlanır. Bu yüzden teminat tutarları için güncel genel şartlar kontrol edilmelidir.
KTK m.92, zorunlu sigortanın kapsamı dışında kalan hususları sayar. Bunlardan bazıları:
- İşletenin, eşinin, usul ve füruunun, evlatlık ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
- Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
- Manevi tazminata ilişkin talepler,
- Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
- Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar,
- Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri.
Kapsam dışında kalan zarar, işleten veya sürücüden doğrudan istenebilir; çünkü sigorta yalnızca sigortalının kapsam içi sorumluluğunu üstlenir. Bu nedenle tazminat talebinde her kalemin sigorta kapsamında olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilir.
Zarar görenin izleyeceği yol
1. Yazılı başvuru. KTK m.97/1: zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
2. Bekleme. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
3. Ödeme süresi. KTK m.99/1: sigortacılar, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
4. Doğrudan dava. TTK m.1478/1: zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir.
5. Sigortacının savunma sınırı. KTK m.95/1: sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Örneğin sigorta ettirenin prim borcunu ödememesi ya da poliçe şartlarına aykırı davranması, zarar görene karşı savunma olarak kullanılamaz. Ödemeyi yapan sigortacı ise m.95/2 uyarınca bu oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Kaskoda tazminat: TTK'nın genel kuralları
Kasko talebinde uyuşmazlık, çoğunlukla teminat kapsamının yorumundan çıkar. TTK'daki bazı kurallar başlıca dayanaktır:
- Rizikoyu taşıma. TTK m.1409/1: sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
- İspat yükü. TTK m.1409/2: sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Sigortacı bir teminat istisnasına dayanıyorsa bunu kendisi ispatlamalıdır.
- Muacceliyet. TTK m.1427/2: sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Can sigortalarında bu süre on beş gündür.
- Avans. m.1427/3: araştırmalar ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa sigortacı, mahsup edilmek üzere, tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder.
- Temerrüt. m.1427/4: borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. m.1427/5: sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.
Kaskoda, sigorta ettirenin rizikoyu ihbar yükümlülüğü de önemlidir: TTK m.1446/1 uyarınca sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir.
Zamanaşımı: iki ayrı rejim
Kaskoda (sözleşmeden doğan istem): TTK m.1420/1 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl; sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler ise her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Trafik kazasından doğan maddi zarar talepleri: KTK m.109/1 uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
m.109/2: dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
m.109/3: zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da yükümlü bakımından kesilmiş sayılır.
Örnek senaryo
A'nın aracına B'nin aracı arkadan çarpmıştır. A'nın aracı hasarlanmış, A'nın aracında taşınan bir cihaz da zarar görmüştür. A'nın aracının kaskosu vardır; B'nin aracının trafik sigortası geçerlidir.
- A iki yol arasında seçim yapabilir. Kaskodan kendi aracının onarım bedelini isteyebilir; ya da B'nin trafik sigortacısından doğrudan (TTK m.1478) zararını talep edebilir.
- Trafik sigortası yolu. A, dava açmadan önce B'nin sigortacısına yazılı başvuru yapar (KTK m.97). Sigortacı 15 gün içinde cevap vermez ya da talebi karşılamazsa dava veya tahkim yolu açılır.
- Kapsam dışı kalemler. Araçta taşınan cihaz zararı, m.92 uyarınca zorunlu sigorta kapsamı dışındadır; bu kalem B'den doğrudan istenir. Aracın çalıştırılamadığı günlere ait gelir kaybı da dolaylı zarar olarak kapsam dışıdır.
- Kasko yolu. A kaskodan ödeme alırsa sigortacı, ödediği tutar kadar hukuken A'nın yerine geçer (TTK m.1472/1) ve B veya B'nin sigortacısına rücu eder. Bu nedenle A, kaskodan aldığı tutar için B'ye ayrıca dava açamaz; ancak karşılanmayan kısımlar (ör. muafiyet/eksik teminat farkı) için hakkını korur.
- Süre. A, zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde harekete geçmelidir (KTK m.109/1).
Sık yapılan hatalar
- Trafik sigortasının kendi aracını da karşıladığını sanmak. Kendi aracın zararı kasko konusudur.
- Dava açmadan önce yazılı başvuru yapmamak. KTK m.97/1 bunu şart koşar.
- Sigortacıya yapılan başvuruyu kanıtlayamamak. Başvuru yazılı ve tarihli olmalı, alındı belgesi saklanmalıdır.
- Kapsam dışı kalemleri sigortacıdan istemek. m.92'deki kalemler için doğrudan işletene/sürücüye yönelmek gerekir.
- İki yıllık süreyi kaçırmak. Kaskoda süre muacceliyetten (TTK m.1420), trafik kazasında zararı ve yükümlüyü öğrenmeden (KTK m.109) başlar.
- İhbar yükümlülüğünü geciktirmek. TTK m.1446/2 uyarınca geç ihbar, artışa neden olmuşsa tazminattan indirim doğurabilir.
- Kaskodan ödeme alıp aynı zarar için karşı tarafa ayrıca dava açmak. Halefiyet nedeniyle hak sigortacıya geçmiş olabilir.
Sık sorulan sorular
Trafik sigortası zorunlu mudur?
Evet. KTK m.91 uyarınca işletenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur; geçerli teminat üzerinden bu sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir.
Trafik sigortası kendi aracımın hasarını öder mi?
Hayır. Trafik sigortası işletenin üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan sorumluluğunu karşılar; kendi aracınızın hasarı ihtiyari kasko sigortasının konusudur.
Zarar gören sigortacıya doğrudan başvurabilir mi?
Evet. TTK m.1478 doğrudan dava hakkı verir; KTK m.97 ise dava öncesi sigorta kuruluşuna yazılı başvuruyu zorunlu tutar.
Trafik kazasından doğan maddi tazminat ne zaman zamanaşımına uğrar?
KTK m.109 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Sigorta sözleşmesinde beyan yükümlülüğü ve ihlalin sonuçları
Sigorta ettirenin sözleşme sırasındaki bildirim yükümlülüğü, yanlış beyanın sonuçları ve sigortacının cayma hakkının sınırları.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Sigortacının halefiyeti: tazminat ödeyince sigortalının yerine geçme (TTK m.1481)
Sigortacının tazminat ödemesi sonucunda sigortalının haklarına halef olması ilkesi, devam eden bir dava veya takibi kaldığı yerden sürdürebilmesi ve sigortalının bu hakları ihlal etmesi hâlindeki sorumluluğu.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru: şartlar ve süreç
Sigorta uyuşmazlıklarında tahkim yolu: ön başvuru şartı, incelemenin aşamaları, kararların kesinliği, itiraz ve temyiz.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Hayat sigortasında sigorta bedeli talebi
Hayat sigortası sözleşmesinde lehtarın belirlenmesi, sigorta bedelinin talebi, istisnalar ve bilinmesi gereken süreler.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
