Rehber
Hayat sigortasında sigorta bedeli talebi
Hayat sigortası sözleşmesinde lehtarın belirlenmesi, sigorta bedelinin talebi, istisnalar ve bilinmesi gereken süreler.
Hayat sigortasında sigorta bedelinin kime, ne zaman ve hangi şartlarla ödeneceği, poliçenin yanında TTK'nın can sigortalarına ilişkin özel hükümleriyle belirlenir. Ölüm hâlinde en sık sorulan sorular lehtarın kim olduğu, sigortacının ödemeden kaçınıp kaçınamayacağı ve sürelerdir.
Sözleşmenin tanımı
TTK m.1487/1: hayat sigortası ile sigortacı, belli bir prim karşılığında, sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye, sigortalının ölümü veya hayatta kalması hâlinde, sigorta bedelini ödemeyi üstlenir.
m.1487/2: hayatı sigorta edilen kimse, ilk primin ödenmesinden önce ölmüşse sigorta sözleşmesi geçersizdir.
Bu, hayat sigortasında üç kişinin ayrımını gerektirir:
- Sigorta ettiren: sözleşmeyi yapan ve prim ödeyen kişi,
- Sigortalı: hayatı üzerine sigorta yapılan kişi,
- Lehtar: sigorta bedelini alacak kişi.
Bunlar aynı veya farklı kişiler olabilir.
Başkasının hayatı üzerine sigorta: izin şartı
TTK m.1490/1: sigorta ettiren, kendisinin veya başkasının hayatını, ölüm veya hayatta kalma ihtimallerine karşı sigorta ettirebilir.
m.1490/2: başkasının hayatı üzerine sigorta yapılabilmesi için o kişinin hayatının devamında lehtarın menfaatinin bulunması şarttır. Ayrıca ölüm ihtimaline karşı yapılan sigortalarda, sigorta bedelinin mutat cenaze giderlerini aşması hâlinde sigortalının veya varsa kanuni temsilcisinin yazılı izni gerekir. Sigortalı on beş yaşından büyükse kanuni temsilcinin dışında ayrıca onun da izni alınır. İzin olmadan yapılan sözleşme, icazet verilmediği takdirde geçersizdir.
Bu hüküm, sigortalının bilgisi ve rızası dışında hayatı üzerine sigorta yapılmasını engeller.
Lehtar kimdir?
Atama. TTK m.1493/1: sigorta ettiren, gerçek ya da tüzel kişi lehine sigorta sözleşmesi yapabilir. m.1493/2: atadığı lehtarı sigortacıya bildirir. m.1493/3: lehtarın sigortacıya bildirilmemiş olması hâlinde sigortacı iyiniyetle yaptığı ödeme ile borcundan kurtulur. m.1493/5: lehtar atanması ve değişiklikleri sigortacının iznine bağlı değildir.
Değiştirme. m.1493/4: sigorta ettiren, değiştirme hakkından vazgeçtiğini poliçeye yazdırmakla beraber poliçeyi lehtara teslim etmişse o kişiyi değiştiremez. Tereddüt hâlinde sigorta ettirenin değiştirme hakkını saklı tuttuğu kabul edilir.
Birden fazla lehtar. m.1494/1: ölüm rizikosuna karşı yapılmış sigortalarda birden fazla kişi payları belirtilmeksizin lehtar atanmışsa, sigorta bedeli üzerinde hepsi eşit oranda hak sahibidir; hak sahiplerinden biri tarafından alınmayan pay diğerlerinin payına eklenir. Mirasın reddi veya mirastan vazgeçme lehtarın hakkı üzerinde etkili olmaz.
Lehtar belirtilmemişse. m.1494/2: ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine, yaşama ihtimaline karşı yapılmış sigortalarda ise sigortalı lehine yapıldığı kabul olunur.
Lehtar atanmışsa sigorta bedeli miras hukuku değil sözleşme hükümlerine göre lehtara ödenir; bu nedenle terekeye dâhil edilip mirasçılar arasında paylaşıma konu edilmez. Belirsizlik varsa sigortacıdan lehtar kaydı yazılı olarak istenmelidir.
Sigortacının ödeme yükümlülüğü ve süreler
Sigorta tazminatının veya bedelinin muacceliyeti TTK m.1427/2 uyarınca belirlenir: rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde ihbardan sonra kırk beş gün; can sigortaları için bu süre on beş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmişse süre işlemez.
m.1427/4: borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.
İhbar. TTK m.1446/1: sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Ölüm hâlinde bu yükümlülük pratikte lehtar veya mirasçılar tarafından yerine getirilir; ölüm belgesi, poliçe, kimlik ve gerekli tıbbi/idari belgeler sunulur.
Sigortacı ne zaman ödemeyi azaltabilir veya reddedebilir?
1. Yaş beyanının yanlışlığı. TTK m.1497/1: sözleşmenin yapılması sırasında yaşın yanlış bildirilmesi sonucu prim düşük belirlenmişse, sigorta bedeli, gerçek yaşa göre alınması gereken primin belirlenen prime olan oranına göre ödenir. Fazla prim ödenmişse (m.1497/2) sigorta bedeli ödenen prime göre artırılır.
2. Beyan yükümlülüğünün ihlali. TTK m.1435 ve devamı uyarınca sigorta ettiren, bildiği veya bilmesi gereken önemli hususları bildirmek zorundadır. Sigortacı önemli bir husumun bildirilmemesi hâlinde m.1439 uyarınca sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. Ancak hayat sigortasında m.1499/1'e göre, rizikonun artmasından itibaren yenilemeler dâhil beş yıl geçmişse sigortacı, ihlal nedeniyle sözleşmeyi feshedemez; yalnızca prim farkı isteyebilir (ihlal kasıtlı ise durum farklıdır).
3. İntihar. TTK m.1503/1: yenilemeler dâhil en az üç yıldan beri devam eden ve ölüm ihtimaline karşı yapılan sözleşmede, bu süre geçtikten sonra intihar veya intihara teşebbüs sonucu ölüm hâlinde sigortacı sigorta bedelini ödemekle yükümlüdür. m.1503/2: intihar veya intihara teşebbüs sonucu ölüm, akli melekelerindeki bir rahatsızlık sebebiyle üç yıldan önce gerçekleşmişse de sigortacı bedeli ödemek zorundadır.
4. Prim ödenmemesi. TTK m.1502: en az bir yıldan beri yürürlükte bulunan ve bir yıllık primi ödenmiş olan sözleşmelerde sigorta ettiren sonradan prim ödemezse sigortacı bu sebeple sözleşmeyi feshedemez ve prim isteyemez; sigorta prim ödenmesinden muaf sigortaya dönüşür ve bedel, ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre ödenir.
Halefiyet ve hayat sigortası
TTK m.1491/3: 1472. madde hükmü (sigortacının halefiyeti) hayat sigortalarında uygulanmaz. Bu nedenle sigortacı hayat sigortası bedelini ödedikten sonra ölüme neden olan üçüncü kişiye rücu edemez. Aynı fıkra ayrıca, sigorta bedelini tahsil eden sigorta ettiren ve mirasçıları ile rizikoya muhatap olan kişilerin mirasçılarının, rizikonun gerçekleşmesine neden olan üçüncü kişiye karşı sahip olduğu tazminat alacağını sigorta şirketine temlik etmelerini geçersiz kılar.
Sonuç olarak, örneğin trafik kazasında ölen kişinin mirasçıları hem hayat sigortası bedelini alabilir hem de sorumlulardan destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir; iki alacak birbirinin yerine geçmez.
Haciz ve iflas
TTK m.1505/1: sigorta ettiren lehine sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar ihtiyaten veya kesin olarak haczedilirse ya da sigorta ettiren hakkında iflas açılırsa, adı belirtilerek gösterilmiş olan lehtar, sigorta ettirenin onayı ile onun yerine sözleşmeye taraf olabilir. m.1505/3: lehtar hiç veya adı belirtilerek gösterilmemişse bu hak, sigorta ettirenin eşine ve çocuklarına geçer. m.1505/4: sigortacıya bildirim şarttır ve haczi öğrendikleri veya iflasın açıldığı tarihten başlayarak bir ay içinde bildirim yapılmazsa hak düşer.
Zamanaşımı
TTK m.1420/1: sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Ölümden sonra mirasçı/lehtarlar için pratik sonuç şudur: sigortacıya başvuru, ölüm tarihinden itibaren gecikmeksizin yapılmalı; iki yıllık sürenin muacceliyet tarihinden işlediği unutulmamalı; sigorta bedelinin ödenmemesi hâlinde dava veya tahkim yoluna süre dolmadan gidilmelidir.
Örnek senaryo
D, ölüm ihtimaline karşı bir hayat sigortası yaptırmış, lehtar olarak eşini göstermiştir. Sözleşme dört yıldır devam etmektedir. D, bir kaza sonucu vefat etmiştir; ayrıca kazadan sorumlu üçüncü kişi bulunmaktadır.
- Lehtar. Sigorta bedeli poliçedeki lehtar olan eşe ödenir; mirasçılar arasında paylaşıma girmez (m.1493, m.1494).
- Başvuru. Eş, ölüm belgesi ve poliçe ile sigortacıya gecikmeksizin bildirim yapar (m.1446/1).
- Muacceliyet. Can sigortası olduğundan sigortacının ödeme süresi, belgelerin tamamlanması ve inceleme sonrası on beş gün üzerinden işler (m.1427/2).
- Sigortacı itirazı. Sigortacı, D'nin başvuru formunda önemli bir hastalığı bildirmediğini ileri sürerse, sözleşmenin dört yıllık olması nedeniyle m.1499 ile ilgili beş yıl şartı henüz dolmamıştır; bu durumda beyan yükümlülüğü ihlali ve önemlilik ile ihlal-rizika bağlantısı ayrıca değerlendirilir.
- Üçüncü kişiye rücu. Sigortacı bedeli ödese de m.1491/3 gereği kazadan sorumlu üçüncü kişiye rücu edemez; eş ve çocuklar ise ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı için sorumluya başvurabilir.
- Süre. Sigorta bedeli ödenmezse dava/tahkim süresi, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl içinde kullanılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
- Sigorta bedelini terekeye dâhil sanmak. Lehtar atanmışsa bedel doğrudan lehtarındır.
- Lehtar bildiriminin sigortacıya yapılmadığını fark etmemek. m.1493/3 uyarınca sigortacı iyiniyetli ödemesiyle kurtulur.
- İntihar hâlini her durumda ret sebebi sanmak. m.1503 üç yıllık süre ve akli rahatsızlık istisnasını düzenler.
- Başvuruyu geciktirmek. İhbar gecikmesi ve delil kaybı sorun yaratır.
- Beyan ihlalinde süreleri kontrol etmemek. Sigortacı cayma süresi ve beş yıllık sınır ayrıca incelenmelidir.
- Hayat sigortasını tazminatın yerine geçen ödeme sanmak. m.1491/3 gereği rücu ve halefiyet yoktur; üçüncü kişiye karşı tazminat hakkı ayrıca durur.
- İki yıllık zamanaşımını atlamak. Muacceliyetten itibaren işler.
Sık sorulan sorular
Hayat sigortası nedir?
TTK m.1487 uyarınca sigortacının belli bir prim karşılığında sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye, sigortalının ölümü veya hayatta kalması hâlinde sigorta bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Lehtar belirtilmemişse sigorta bedeli kime ödenir?
TTK m.1494/2 uyarınca ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine yapıldığı kabul olunur.
İntihar hâlinde sigorta bedeli ödenir mi?
TTK m.1503/1 uyarınca yenilemeler dâhil en az üç yıldan beri devam eden ve ölüm ihtimaline karşı yapılan sözleşmede, süre geçtikten sonra intihar hâlinde sigortacı bedeli ödemekle yükümlüdür.
Zamanaşımı ne kadardır?
TTK m.1420 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl; sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Sigorta sözleşmesinde beyan yükümlülüğü ve ihlalin sonuçları
Sigorta ettirenin sözleşme sırasındaki bildirim yükümlülüğü, yanlış beyanın sonuçları ve sigortacının cayma hakkının sınırları.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Sigortacının rücu hakkı: halefiyet ve sınırları
Sigortacının tazminat ödedikten sonra sorumlulara ve sigorta ettirene nasıl rücu ettiği, sınırları ve savunma yolları.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Kasko ve trafik sigortası farkı: kim neyi öder?
Zorunlu trafik sigortası ile ihtiyari kasko sigortasının hukuki niteliği, kapsamı, başvuru usulü ve zamanaşımı bakımından farkları.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Sigortacının halefiyeti: tazminat ödeyince sigortalının yerine geçme (TTK m.1481)
Sigortacının tazminat ödemesi sonucunda sigortalının haklarına halef olması ilkesi, devam eden bir dava veya takibi kaldığı yerden sürdürebilmesi ve sigortalının bu hakları ihlal etmesi hâlindeki sorumluluğu.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
