İçeriğe geç

Rehber

Mirasın reddi: üç aylık süre, sulh mahkemesine başvuru ve ret hakkının kaybı (TMK m.605-618)

Mirasın reddinin şartları, üç aylık ret süresinin başlangıcı, sulh mahkemesine başvuru usulü, ret hakkının hangi davranışlarla kaybedildiği, ödemeden aciz karinesi ve reddin sonuçları.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?3 dk okuma

Mirasın reddi, yasal veya atanmış bir mirasçının, kendisine geçen mirası kazanmak istemediğini sulh mahkemesine bildirmesidir (TMK m.605/1). Ret, mirasbırakanın borca batık olduğu durumlarda mirasçıyı onun borçlarından kişisel olarak sorumlu tutulmaktan korur. Kanun ayrıca, mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasın reddedilmiş sayılacağını öngörür (m.605/2) — bu durumda mirasçının ayrıca ret beyanında bulunmasına gerek kalmaz.

Ret hakkının kapsamı (m.605)

Hem yasal mirasçılar hem de vasiyetname veya miras sözleşmesiyle atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Reddin kayıtsız ve şartsız olması şarttır (m.609/2); "borçları ödenirse kabul ederim" gibi şarta bağlı bir ret geçerli olmaz.

Ödemeden aciz karinesi (m.605/2), mirasbırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğunun açıkça belli (örn. iflasının açık olması) veya resmen tespit edilmiş (örn. hakkında iflas kararı verilmiş) olmasını arar. Bu iki koşuldan biri gerçekleşmişse, hiçbir mirasçı ret beyanında bulunmasa bile miras reddedilmiş sayılır; alacaklılar bu durumda tasfiyeyi isteyebilir.

Üç aylık ret süresi (m.606)

Ret süresi üç aydır ve iki farklı başlangıç noktası vardır:

  • Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.
  • Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Bu ayrım pratikte önemlidir: bir yasal mirasçı, mirasbırakanın öldüğünü bilse bile mirasçı olduğunu geç öğrenmişse (örn. uzak bir akrabalık ilişkisi nedeniyle), bunu ispatlayabildiği ölçüde süre daha geç başlar.

Başvuru usulü (m.609)

Ret, mirasçı tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Sulh hâkimi, beyanı bir tutanakla tespit eder. Uygulamada çoğu mirasçı yazılı bir dilekçeyle başvurur; dilekçede mirasbırakanın kimlik bilgileri, ölüm tarihi, mirasçılık sıfatının dayanağı ve reddin kayıtsız-şartsız olduğu açıkça belirtilir.

Görevli mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir; başvuru için harç alınmaz ve dava niteliğinde olmadığından karşı taraf gösterilmez — bu bir çekişmesiz yargı işlemidir.

Süre geçtikten sonra: kayıtsız şartsız kazanma (m.610/1)

Üç aylık süre içinde ret beyanında bulunmayan mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Bu, mirasçının hem terekenin aktifine hem de pasifine (borçlarına) — kendi kişisel mal varlığıyla sınırsız biçimde — sorumlu hâle geldiği anlamına gelir. Bu yüzden borca batık olabileceğinden şüphelenilen bir tereke söz konusuysa, üç aylık süre kaçırılmamalıdır.

Ret hakkının kaybedildiği davranışlar (m.610/2-3)

Ret süresi dolmadan aşağıdaki davranışlar mirasçının ret hakkını ortadan kaldırır:

  • Terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan işler yapmak (örn. tereke malını satmak),
  • Mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işlemler yapmak,
  • Tereke mallarını gizlemek veya kendisine mal etmek.

Buna karşılık, zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerin dolmasını önlemek için dava açmak ya da cebrî icra takibi yapmak, ret hakkını ortadan kaldırmaz (m.610/3). Örneğin mirasbırakanın bir alacağı zamanaşımına uğramak üzereyse, mirasçının bu alacak için icra takibi başlatması, daha sonra mirası reddetmesine engel değildir.

Örnek senaryo

Bir kişi vefat eder; oğlu, babasının vefatını öğrendiği gün, babasının işyerinde ciddi miktarda banka borcu ve icra takibi olduğunu öğrenir. Oğul, üç aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası kayıtsız şartsız reddettiğini beyan eder. Bu süreçte oğul, babasının terekesine ait hiçbir malı satmaz, kiraya vermez veya kendi üzerine geçirmez; yalnızca babasının bir alacaklısına karşı zamanaşımını durdurmak için icra takibi başlatır. Bu takip, m.610/3 uyarınca ret hakkını etkilemez ve oğulun ret beyanı geçerli kalır.

Sık yapılan hatalar

  • Üç aylık süreyi kaçırmak. Süre, ölümü öğrenme (veya tasarrufun bildirilmesi) tarihinden işlemeye başlar; "düşünme süresi" gerekçesiyle geciktirmek mirası kayıtsız şartsız kazandırır.
  • Reddi şarta bağlamak. "Borçlar ödenirse kabul ederim" türü beyanlar m.609/2 gereği geçersizdir; ret ya tamdır ya da yoktur.
  • Terekeyle ilgili "masum" işlemler yapmak. Tereke hesabından para çekmek, eşyayı taşımak veya satışa çıkarmak gibi davranışlar, ret hakkını kaybettirebilir (m.610/2).
  • Yanlış mahkemeye başvurmak. Başvuru, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır; başka bir yerdeki mahkemeye yapılan başvuru usul sorunu yaratır.
  • Ödemeden aciz karinesini otomatik saymak. m.605/2'deki karine yalnızca "açıkça belli" veya "resmen tespit edilmiş" acizde işler; salt borçlu olmak bu karineyi doğurmaz — mirasçı yine de açıkça reddetmelidir.

Ücretsiz hesaplayın

Sık sorulan sorular

Mirası reddetmek için süre ne kadardır?

TMK m.606/1 uyarınca miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar (m.606/2).

Ret nasıl yapılır?

TMK m.609 uyarınca mirasın reddi, mirasçı tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır; reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Sulh hâkimi beyanı bir tutanakla tespit eder.

Süre içinde ret beyanında bulunmazsam ne olur?

TMK m.610/1 uyarınca yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.

Terekeyle ilgili işlem yaparsam ret hakkımı kaybeder miyim?

TMK m.610/2 uyarınca ret süresi dolmadan tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi dışında işler yapan veya tereke mallarını gizleyip kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez. Ancak zamanaşımını veya hak düşümünü önlemek için dava açmak ya da icra takibi yapmak ret hakkını ortadan kaldırmaz (m.610/3).

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler