İçeriğe geç

Rehber

Miras sözleşmesi: şekil, bağlayıcılık ve ortadan kaldırma

Miras sözleşmesinin vasiyetnameden farkı, ehliyet ve şekil şartları, bağlayıcılığın sınırları ve sona erme yolları.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?5 dk okuma

Miras sözleşmesi, ölüme bağlı tasarrufun iki taraflı biçimidir. Vasiyetnameden ayrıldığı temel nokta budur: vasiyetname tek taraflı ve her zaman geri alınabilirken, miras sözleşmesi mirasbırakanı bağlar. Bu bağlayıcılık, sözleşmeyi hem daha güçlü hem de daha riskli bir araç hâline getirir.

Ehliyet

TMK m.503 uyarınca miras sözleşmesi yapabilmek için:

  • ayırt etme gücüne sahip olmak,
  • ergin olmak,
  • kısıtlı bulunmamak

gerekir.

Bu üç koşul, vasiyetname için aranan koşullardan daha ağırdır. TMK m.502 vasiyet için yalnızca ayırt etme gücü ve onbeş yaşını doldurmuş olmayı arar. Dolayısıyla onbeş yaşındaki bir kişi vasiyetname yapabilir, ancak miras sözleşmesi yapamaz.

Ehliyet koşullarındaki bu fark, iki kurumun niteliğinden kaynaklanır: miras sözleşmesi mirasbırakanın tasarruf serbestisini kalıcı biçimde sınırladığı için daha yüksek bir ehliyet düzeyi aranmıştır.

Şekil: resmî vasiyetname şekli

TMK m.545/1 kesindir: miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.

İkinci fıkra usulü gösterir: sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.

Buradaki iki unsur özellikle önemlidir:

  • Aynı zamanda bildirme. Tarafların iradelerini memura eşzamanlı olarak açıklaması gerekir. Ayrı zamanlarda yapılan beyanlarla miras sözleşmesi kurulamaz.
  • Memur ve iki tanık önünde imza. İmzanın bu kişilerin huzurunda atılması aranır.

Resmî vasiyetname şekline atıf, TMK m.532'yi devreye sokar: resmî vasiyetname iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir ve resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir.

El yazılı veya adi yazılı biçimde düzenlenen bir "miras sözleşmesi" geçersizdir. Bu, TMK m.557/4 uyarınca bağımsız bir iptal sebebidir.

Bağlayıcılık ve tasarruf serbestisi

TMK m.527/1 sözleşmenin içeriğini tanımlar: mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli malını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir.

İkinci fıkra, bağlayıcılığın sınırını çizer ve uygulamadaki en önemli dengeyi kurar: mirasbırakan, malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir; ancak, miras sözleşmesindeki yükümlülüğü ile bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir.

Bu hükmün anlamı şudur:

  • Mirasbırakan, miras sözleşmesi yaptıktan sonra sağlararası işlemlerini serbestçe yapmaya devam eder. Malını satabilir, kiraya verebilir, parasını harcayabilir. Sözleşme, malvarlığını donduran bir tedbir değildir.
  • Buna karşılık, sözleşmedeki yükümlülükle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflar (sonraki vasiyetnameler) ve bağışlamalar itiraza açıktır.

Bağışlamanın bu listede yer alması, uygulamada sıkça kullanılan bir dolanma yolunu kapatır: mirasbırakan, sözleşmeyle bağlandığı malı bir yakınına bağışlayarak sözleşmeyi etkisiz kılamaz; böyle bir bağışlamaya itiraz edilebilir.

Sona erme

Anlaşmayla ortadan kaldırma

TMK m.546/1 uyarınca miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir.

Dikkat edilmelidir: kuruluş için resmî vasiyetname şekli arandığı hâlde, ortadan kaldırma için yazılı şekil yeterlidir. Bu asimetri bilinçlidir ve tarafların sözleşmeden kurtulmasını kolaylaştırır.

Tek taraflı ortadan kaldırma

m.546/2 bir istisna tanır: miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin, mirasbırakana karşı miras sözleşmesinin yapılmasından sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa; mirasbırakan, miras sözleşmesini tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir.

Burada TMK m.510'a gönderme yapılmaktadır: mirasçılıktan çıkarma sebepleri, mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlenmesi ile aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesidir.

Üç koşul birlikte aranır: davranış sözleşmenin yapılmasından sonra gerçekleşmeli, mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturmalı ve ortaya çıkmış olmalıdır.

m.546/3 şekli belirler: tek taraflı ortadan kaldırma, vasiyetnameler için kanunda öngörülen şekillerden biriyle yapılır. Yani TMK m.531 uyarınca resmî, el yazılı veya sözlü vasiyet şekillerinden biri kullanılabilir. Kuruluşta resmî vasiyetname şekli zorunluyken, tek taraflı sona erdirmede el yazılı vasiyetname de yeterlidir.

Sağlararası edimlerin yerine getirilmemesi

TMK m.547 ayrı bir yol açar: miras sözleşmesi gereğince sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir.

Bu hüküm özellikle bakım karşılığı yapılan miras sözleşmelerinde önem taşır. Kendisine mal bırakılacak kişi, karşılığında mirasbırakana bakma yükümlülüğü üstlenmişse ve bu yükümlülüğü yerine getirmiyorsa, mirasbırakan borçlar hukuku kurallarına göre dönme hakkını kullanabilir.

Mirastan feragat ile ilişkisi

Miras sözleşmesi, olumlu içerikli (mirasçı atama, belirli mal bırakma) olabileceği gibi olumsuz içerikli de olabilir. Mirastan feragat sözleşmesi, mirasçının saklı payı dahil miras hakkından vazgeçmesini konu alır ve aynı şekil kurallarına tabidir.

Feragat sözleşmesi, miras sözleşmesinin bir türü olduğundan TMK m.545'teki resmî vasiyetname şekli burada da zorunludur. Uygulamada, aile içi düzenlemelerde adi yazılı "feragatname" metinleri imzalandığına sık rastlanır; bu belgeler geçerli değildir.

İptal davası

Miras sözleşmesi de bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan TMK m.557 kapsamındadır. İptal sebepleri: tasarruf ehliyetinin bulunmaması, yanılma-aldatma-korkutma-zorlama, içeriğin hukuka veya ahlâka aykırılığı ve kanunda öngörülen şekillere uyulmaması.

Süreler m.559'dadır: öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl.

Vasiyetname için azami sürenin başlangıcı açılma tarihi iken, miras sözleşmesi gibi diğer tasarruflarda başlangıç mirasın geçmesi tarihidir. Bu ayrım hesaplamada gözden kaçırılmamalıdır.

m.559/2 uyarınca hükümsüzlük, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Örnek senaryo

Yaşlı bir kişi, kendisine bakması karşılığında taşınmazını yeğenine bırakmak istemektedir. Taraflar noterde "bakım karşılığı miras sözleşmesi" başlıklı bir metin imzalamış; ancak metin noterde onaylama biçiminde düzenlenmiş, iki tanık bulunmamıştır.

Değerlendirme:

  1. Şekil denetimi. TMK m.545, resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmeyi arar. m.532 uyarınca bu, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenmeyi gerektirir. Tanıksız bir onaylama işlemi bu şartı karşılamaz; sözleşme m.557/4 uyarınca iptal edilebilir durumdadır.
  2. Düzeltme. Sözleşme, noterde düzenleme biçiminde ve iki tanık huzurunda, tarafların arzularını memura aynı zamanda bildirmesiyle yeniden yapılmalıdır.
  3. Tasarruf serbestisi. Sözleşme geçerli kurulduktan sonra mirasbırakan, m.527/2 uyarınca malvarlığında sağlararası serbestçe tasarruf edebilir. Ancak taşınmazı bir başkasına bağışlaması hâlinde bu işleme itiraz edilebilir.
  4. Bakım yerine getirilmezse. Yeğen bakım yükümlülüğünü yerine getirmezse, mirasbırakan m.547 uyarınca borçlar hukuku kuralları çerçevesinde sözleşmeden dönebilir.
  5. Ağır davranış hâlinde. Yeğen, sözleşmeden sonra m.510 kapsamına giren bir davranışta bulunursa, mirasbırakan m.546/2 uyarınca sözleşmeyi tek taraflı ortadan kaldırabilir; bu işlem m.546/3 uyarınca vasiyetname şekillerinden biriyle yapılır.
  6. Anlaşmayla sona erdirme. Taraflar fikir değiştirirse, m.546/1 uyarınca yazılı anlaşma yeterlidir; yeniden noter düzenlemesi gerekmez.

Sık yapılan hatalar

  • Noterde onaylama ile düzenlemenin karıştırılması. m.545 ve m.532, düzenleme biçiminde ve iki tanık huzurunda yapılmayı arar.
  • Adi yazılı feragatname imzalanması. Mirastan feragat de miras sözleşmesidir; resmî vasiyetname şekli zorunludur.
  • Tarafların ayrı zamanlarda beyanda bulunması. m.545/2 arzuların aynı zamanda bildirilmesini arar.
  • Sözleşmenin malvarlığını dondurduğunun sanılması. m.527/2 uyarınca sağlararası tasarruf serbestisi devam eder; yalnızca bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflar ve bağışlamalar itiraza açıktır.
  • Ortadan kaldırma için yeniden resmî şekil aranması. m.546/1 anlaşmayla kaldırmada yazılı şekli yeterli görür.
  • Tek taraflı kaldırmanın sebepsiz yapılması. m.546/2, mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan ve sözleşmeden sonra gerçekleşen bir davranış arar.
  • Bakım yükümlülüğünün yaptırımsız bırakılması. m.547, edimin yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde dönme imkânı verir; sözleşmeye bu yükümlülük somut biçimde yazılmalıdır.
  • Azami sürenin açılma tarihinden hesaplanması. Miras sözleşmesinde m.559'daki azami süre mirasın geçmesi tarihinden işler.
  • Ehliyet farkının gözden kaçırılması. m.503 erginlik ve kısıtlı olmama arar; m.502'deki onbeş yaş ölçütü miras sözleşmesinde uygulanmaz.

Sık sorulan sorular

Miras sözleşmesi hangi şekilde yapılır?

TMK m.545 uyarınca geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir; taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar.

Miras sözleşmesi yapmak için hangi ehliyet aranır?

TMK m.503 uyarınca ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir. Vasiyetnameden farklı olarak erginlik aranır.

Miras sözleşmesi yapan kişi malvarlığını kullanabilir mi?

TMK m.527/2 uyarınca mirasbırakan malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir; ancak sözleşmedeki yükümlülüğüyle bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir.

Miras sözleşmesi tek taraflı sona erdirilebilir mi?

TMK m.546/2 uyarınca karşı taraf mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunmuşsa mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı ortadan kaldırabilir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Tenkis Davası Rehberi

Saklı payı zedelenen mirasçıların, mirasbırakanın tasarruflarını yasal sınıra indirmek için açtığı dava.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi