Rehber
KDV'de işlemlerin Türkiye'de yapılması: mal ve hizmet ölçütleri (KDV Kanunu m.6)
KDV'nin uygulanabilmesi için işlemin Türkiye ile bağlantısını gösteren iki ayrı ölçüt: mal teslimlerinde malın teslim anında fiziksel olarak Türkiye'de bulunması, hizmetlerde ise hizmetin Türkiye'de yapılması veya faydalanılması.
Bir işlemin KDV'ye tabi olabilmesi için, bu işlemin Türkiye ile yeterli bir bağlantısı olması gerekir. Bu bağlantının nasıl belirleneceği KDV Kanunu m.6'da düzenlenir.
Mal teslimlerinde ölçüt: fiziksel bulunma
KDV Kanunu m.6/a, mal teslimleri için basit ve nesnel bir ölçüt sunar: malların teslim anında Türkiye'de bulunması, işlemin Türkiye'de yapıldığını gösterir. Bu, malın fiziksel konumunun, teslim anındaki coğrafi durumun esas alındığını gösterir.
Hizmetlerde ölçüt: yapılma veya faydalanma
m.6/b, hizmetler için daha esnek ve iki alternatifli bir ölçüt sunar: hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade eder.
Bu iki ölçüt alternatiftir — birinin gerçekleşmesi yeterlidir:
- Hizmetin Türkiye'de yapılması — hizmetin fiziksel olarak Türkiye topraklarında gerçekleştirilmesi,
- Hizmetten Türkiye'de faydalanılması — hizmet başka bir ülkede verilmiş olsa bile, bu hizmetin sonuçlarından Türkiye'de yararlanılması.
"Faydalanma" ölçütünün önemi
İkinci ölçüt, özellikle uluslararası hizmet ilişkilerinde büyük önem taşır. Bir hizmet, yurt dışında bir uzman tarafından uzaktan verilmiş olsa bile, bu hizmetin sonuçlarından Türkiye'deki bir işletme veya kişi yararlanıyorsa, bu işlem Türkiye'de yapılmış sayılabilir ve KDV'ye tabi tutulabilir.
Bu ölçüt, modern dijital ve uzaktan hizmet ilişkilerinin giderek yaygınlaştığı bir dönemde, KDV'nin vergi kaçırma amaçlı yapılara karşı etkinliğini korur — bir hizmetin yalnızca "yurt dışında verildi" denilerek KDV dışında bırakılması, bu ikinci ölçüt sayesinde her zaman mümkün olmaz.
Neden iki farklı ölçüt kullanılmıştır?
Mal teslimleri, doğası gereği fiziksel bir varlığa sahiptir ve konumu net biçimde belirlenebilir. Hizmetler ise soyut nitelikleri gereği, "nerede yapıldığı" sorusu her zaman açık ve tartışmasız olmayabilir. Bu nedenle hizmetler için, yapılma yerinin yanı sıra faydalanma yeri de bir ölçüt olarak eklenmiştir; bu, hizmetlerin KDV kapsamının daha kapsayıcı ve adil şekilde belirlenmesini sağlar.
Örnek senaryo
Yurt dışında yerleşik bir danışmanlık firması, Türkiye'deki bir şirkete uzaktan danışmanlık hizmeti vermektedir; danışman hiç Türkiye'ye gelmemiştir. KDV Kanunu m.6/b uyarınca, bu hizmetin fiziksel olarak Türkiye'de yapılmamış olmasına rağmen, hizmetten Türkiye'de faydalanıldığı için işlem Türkiye'de yapılmış sayılabilir.
Sık yapılan hatalar
- Hizmetin yalnızca fiziksel olarak yapıldığı yere göre değerlendirileceğini sanmak. m.6/b, faydalanma yerini de alternatif bir ölçüt olarak kabul eder.
- Yurt dışında verilen her hizmetin otomatik olarak KDV dışında kaldığını düşünmek. Faydalanma Türkiye'de gerçekleşiyorsa, hizmet yine Türkiye'de yapılmış sayılabilir.
- Mal teslimlerinde de "faydalanma" ölçütünün geçerli olduğunu sanmak. Mal teslimlerinde ölçüt, yalnızca teslim anındaki fiziksel bulunma yeridir.
- Bu maddenin yalnızca ihracat/ithalat işlemlerini ilgilendirdiğini düşünmek. Madde, her türlü işlemin Türkiye bağlantısını belirleyen genel bir kuraldır.
Sık sorulan sorular
Mal teslimlerinde işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için ne aranır?
KDV Kanunu m.6/a uyarınca malların teslim anında Türkiye'de bulunması aranır.
Hizmetlerde işlemin Türkiye'de yapılmış sayılması için hangi ölçütler kullanılır?
m.6/b uyarınca hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması ölçütleri kullanılır; bu iki ölçüt alternatiflidir.
Yurt dışında verilen ama Türkiye'de faydalanılan bir hizmet KDV'ye tabi midir?
Evet, m.6/b'deki "hizmetten Türkiye'de faydalanılması" ölçütü, hizmetin fiilen nerede verildiğinden bağımsız olarak, faydalanmanın Türkiye'de gerçekleşmesi hâlinde de işlemi Türkiye'de yapılmış saymayı mümkün kılar.
Bu madde neden önemlidir?
Bu madde, KDV'nin Türkiye ile yeterli bağlantısı olmayan işlemlere uygulanmamasını, uluslararası işlemlerde verginin kapsamının netleşmesini sağlar.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 27 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Belgesiz mal bulundurmada KDV sorumluluğu: on günlük belge ibraz süresi (KDV Kanunu m.9)
Fiili veya kaydi envanter sırasında belgesiz mal/hizmet tespit edilmesi hâlinde mükellefin sorumluluğu, alış belgelerini ibraz için tanınan on günlük süre ve bu sürede ibraz edilememesi hâlinde re'sen tarhiyat.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
İthalatta KDV matrahı nasıl hesaplanır? (KDV Kanunu m.21)
KDV Kanunu'nun 21. maddesi, ithalatta katma değer vergisinin hangi unsurların toplamı üzerinden hesaplanacağını sayar. Matrah yalnızca malın bedelinden ibaret değildir; ithalat sırasında ödenen vergi ve harçlar ile tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler de matraha girer.
27 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
İstisna işlemlerde indirilemeyen KDV'nin iadesi (KDV Kanunu m.32)
İhracat gibi istisna işlemlerde yüklenilen ve indirilemeyen KDV'nin iadesi için aranan süre şartı ve Maliye Bakanlığının bu iadeyi mükellefin borçlarına mahsup yoluyla sınırlayabilme yetkisi.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
KDV'de vergiyi doğuran olay: teslim, fatura ve kısım kısım teslim (KDV Kanunu m.10)
KDV borcunun ne zaman doğduğunu belirleyen temel ölçüt olan teslim/hizmet anı, teslimden önce fatura düzenlenmesi hâlinde verginin erken doğması, kısım kısım teslimlerde her kısmın ayrı vergi doğurması ve komisyoncu/konsinyasyon satışlarındaki özel kural.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
