İçeriğe geç

Rehber

Sağlık turizminde KDV istisnası: yabancı hastalara sağlık hizmeti

KDV Kanunu m.13/l, Sağlık Bakanlığınca izin verilen kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere münhasıran sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde verdiği koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini KDV'den istisna eder.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 27 Eylül 2026Son güncelleme: 27 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?2 dk okuma

Sağlık turizmi ve vergi

Türkiye, yurt dışından tedavi için gelen hastalar bakımından önemli bir sağlık turizmi merkezidir. Yabancı hastalara verilen sağlık hizmetleri, niteliği itibarıyla bir hizmet ihracatına yakındır ve döviz girişi sağlar. KDV Kanunu m.13/l, bu hizmetlerin uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla belirli şartlarla KDV'den istisna edilmesini öngörür.

İstisnanın şartları

Kanun metni dört unsuru birlikte arar:

  • Hizmeti veren, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişi olmalıdır.
  • Hizmetin alıcısı Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişi olmalıdır.
  • Hizmet münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmelidir.
  • Hizmet koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi veya rehabilitasyon niteliğinde olmalıdır.

Bu şartlardan biri eksikse istisna uygulanmaz. Özellikle alıcının yabancı uyruklu olması tek başına yeterli değildir; kişinin Türkiye'de yerleşmiş olmaması gerekir.

Kapsam dışında kalan hizmetler

Sağlık turizmi paketleri çoğu zaman tedaviyle birlikte konaklama, havalimanı transferi, tercümanlık ve turistik geziler gibi hizmetleri de içerir. Kanun bu konuda açık bir sınır çizmiştir: Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere söz konusu sağlık hizmetleriyle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetler istisnanın kapsamına dahil değildir. Bu nedenle paket fiyatla satış yapan kuruluşlar, sağlık hizmeti bedelini diğer hizmetlerden ayırmalı ve istisnayı yalnızca sağlık hizmetine uygulamalıdır.

Belge ve kayıt düzeni

İstisnanın uygulanabilmesi için hastanın yerleşik olmadığını ve yabancı uyruklu olduğunu gösteren belgelerin, tedavinin sağlık kuruluşu bünyesinde yapıldığına ilişkin kayıtların ve kuruluşun gerekli izinlerinin dosyada bulunması gerekir. İnceleme sırasında bu unsurların ispatı hizmeti veren kuruluşa düşer.

Aracı kuruluşlarla çalışan sağlık tesisleri için de ayrım önemlidir. Hastayı yönlendiren bir aracı kuruma ödenen komisyon veya aracının hastaya sunduğu organizasyon hizmeti, sağlık kuruluşu bünyesinde verilen teşhis ve tedavi hizmeti niteliğinde olmadığından bu bent kapsamında değerlendirilmez.

Örnek senaryo

Yurt dışında yaşayan yabancı uyruklu bir hasta, Türkiye'deki özel bir hastanede diş tedavisi olmuş ve hastanenin anlaşmalı olduğu bir otelde konaklamıştır. Hastane, tedavi bedelini m.13/l kapsamında KDV'siz faturalar. Aynı hastane konaklama ve transfer hizmetlerini de kendi faturasına eklemişse, bu kalemler istisna kapsamında değildir ve genel hükümlere göre KDV'ye tabidir.

Sık yapılan hatalar

  • Türkiye'de yerleşik yabancılara verilen tedavi hizmetlerinde de istisna uygulamak.
  • Tedavi, konaklama ve transferi tek kalemde birleştirip tamamını istisnalı faturalamak.
  • Sağlık kuruluşu bünyesi dışında verilen hizmetleri istisna kapsamında göstermek.
  • Hastanın yerleşik olmadığını gösteren belgeleri dosyada bulundurmamak.

Sık sorulan sorular

Yabancı hastaya verilen konaklama ve transfer hizmeti de istisna mıdır?

Hayır. Kanun, söz konusu sağlık hizmetleriyle birlikte sağlanan diğer teslim ve hizmetlerin istisna kapsamına dahil olmadığını açıkça belirtir.

Türkiye'de oturma izniyle yaşayan yabancıya verilen tedavi istisnaya girer mi?

İstisna, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere verilen hizmetler içindir. Türkiye'de yerleşik yabancılara verilen hizmetler bu bent kapsamında değildir.

Hizmetin nerede verilmesi gerekir?

Hizmetin münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmesi gerekir ve hizmeti veren kişinin Sağlık Bakanlığınca izin verilmiş olması şarttır.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 27 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

İhracat teslimlerinde KDV istisnası (KDV Kanunu m.11)

İhracat teslimlerinin ve buna bağlı hizmetlerin KDV'den istisna tutulması, imalatçıdan ihracatçıya yapılan teslimlerde verginin tahsil edilmeyip tecil-terkin usulüyle sonuçlandırılması.

26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Yatırım teşvik belgesi kapsamında KDV istisnası (KDV Kanunu m.13/d)

KDV Kanunu m.13/d, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamında yapılan makine ve teçhizat teslimleri ile yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarını KDV'den istisna eder. Yatırım belgede öngörüldüğü şekilde gerçekleşmezse alınmayan vergi alıcıdan cezasıyla tahsil edilir.

27 Eylül 2026 tarihinde güncellendi