Rehber
Sözleşmenin feshi davası: temerrüt nedeniyle dönme ve sürekli edimli sözleşmelerde fesih (TBK m.123-126)
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt sonrası süre verme, ifa ve tazminat isteme, sözleşmeden dönme ile sürekli edimli sözleşmelerde fesih hakkının şartları ve dava usulü.
Sözleşmenin feshi davası, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede taraflardan biri temerrüde düştüğünde diğerinin sözleşmeyi sona erdirmesi ve zararının giderilmesini istediği davadır. Kanun, tek anlı (ani edimli) sözleşmelerde dönme, sürekli edimli sözleşmelerde ise fesih kurumunu öngörür; ikisi de temerrüt hükümlerine (TBK m.117 vd.) bağlıdır. Bu yazı, genel temerrüt kaynaklı fesih/dönme mekanizmasını ele alır; kira, hizmet, ortaklık gibi sözleşme türlerinde kanun ayrıca özel fesih sebepleri de öngörebilir.
Temerrüt ve süre verme (m.123)
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya bu sürenin hâkimden verilmesini isteyebilir. Bu süre, borçluya son bir fırsat tanır ve dönme/fesih hakkının kullanılabilmesi için genel kural olarak ön şarttır.
Süre verilmesini gerektirmeyen durumlar
Kanun bazı hâllerde süre verilmeksizin doğrudan ifa, tazminat veya dönme talebine izin verir (m.124) — örneğin borçlunun ifa etmeyeceğini açıkça bildirmesi veya ifanın artık alacaklı için yararsız hâle gelmesi. Bu istisnalar somut olayda dikkatle değerlendirilmelidir.
Alacaklının seçimlik hakları (m.125)
Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum varsa, alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme tazminatını isteme hakkına sahiptir. Alacaklı ayrıca:
- İfadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini hemen bildirerek, ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir, veya
- Sözleşmeden dönebilir.
Dönmenin sonuçları (m.125/3)
Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse, alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir — yani dönme, tazminat talebini dışlamaz.
Sürekli edimli sözleşmelerde fesih (m.126)
İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde (örn. kira, hizmet, taşıma, sürekli tedarik), borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Dönmeden farklı olarak fesih, geçmişe etkili değil ileriye etkilidir; zaten ifa edilmiş edimler geri istenmez, sadece kalan süre bakımından sözleşme sona erer.
Görevli ve yetkili mahkeme
- Görevli mahkeme: malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m.2); taraflardan biri tacirse ve iş ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.
- Yetkili mahkeme: genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6); ayrıca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.10).
- Dilekçe: HMK m.119 uyarınca dava dilekçesinde dayanılan vakıalar, deliller, hukuki sebepler ve açık talep sonucu yer almalıdır.
Örnek senaryo
F, bir tedarikçiyle aylık düzenli mal teslimi öngören sürekli bir sözleşme yapmıştır. Tedarikçi iki aydır teslimat yapmamaktadır.
- Süre verme. F, tedarikçiye yazılı olarak makul bir süre vererek ifayı talep eder (m.123).
- Süre geçer, ifa yok. Tedarikçi süre içinde teslimat yapmaz.
- Seçim hakkı. F, ifayı ve gecikme tazminatını isteyebilir veya sözleşmeyi feshedebilir (m.126, sürekli edimli sözleşme olduğundan dönme değil fesih uygulanır).
- Fesih tercihi. F sözleşmeyi feshetmeyi seçer; geçmişte teslim alınan mallar için ödeme yapılmış olduğundan bunlar geri istenmez, yalnızca kalan süre için sözleşmenin sona ermesinden doğan zarar istenir.
- Dava. F, asliye hukuk (veya ticari ise asliye ticaret) mahkemesinde, sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde dava açabilir (HMK m.10).
- İspat. Sözleşme, süre veren ihtarname, teslim kayıtları ve zarar hesaplaması delil olarak sunulur.
Sık yapılan hatalar
- Süre vermeden doğrudan fesih/dönme talep etmek. m.123 kural olarak ön şarttır; istisnalar dar yorumlanır.
- Ani edimli sözleşmede fesih, sürekli edimli sözleşmede dönme talep etmek. Doğru kurum karıştırılmamalıdır (m.125 vs m.126).
- Dönme hâlinde zaten ifa edilen edimlerin iadesini unutmak. m.125/3 karşılıklı iade öngörür.
- Fesihte geçmişe etkili tasfiye istemek. Fesih ileriye etkilidir, dönme geriye etkilidir.
- Kusursuzluk ispatını borçluya bırakmamak. m.125/3 borçlunun kusursuzluğunu ispat edememesi hâlinde tazminat doğar.
- Yetkili mahkemeyi yanlış belirlemek. HMK m.10 ifa yeri seçeneğini unutmayın.
- İhtarnamesiz "süre verme" iddiasında bulunmak. Süre verildiğinin yazılı delili gerekir.
- Özel kanunlardaki fesih hükümlerini (kira, iş) gözden kaçırmak. Bu sözleşme türlerinde ek/özel şartlar uygulanabilir.
Sık sorulan sorular
Sözleşmeden dönmek için önce süre vermek gerekir mi?
TBK m.123 uyarınca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düşerse diğeri, borcun ifası için uygun bir süre verebilir veya bu sürenin hâkimden verilmesini isteyebilir; süre verilmesini gerektirmeyen istisnai durumlar hariç bu adım dönme hakkının ön şartıdır.
Süre içinde ifa edilmezse alacaklının seçenekleri nelerdir?
TBK m.125 uyarınca alacaklı, borcun ifasını ve gecikme tazminatını isteyebilir; bunlardan vazgeçtiğini hemen bildirerek ifa edilmemeden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.
Sözleşmeden dönmenin sonucu nedir?
TBK m.125/3 uyarınca taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve önceden ifa ettiklerini geri isteyebilir; borçlu temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zararını da isteyebilir.
Sürekli edimli sözleşmelerde dönme yerine fesih mi istenir?
TBK m.126 uyarınca ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi sözleşmeyi feshederek süresinden önce sona ermesinden doğan zararın giderilmesini de isteyebilir; dönmenin geriye etkili tasfiyesi yerine ileriye etkili fesih uygulanır.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Cezai şart davası: seçimlik hak, zararla ilişkisi ve hâkimin resen indirimi (TBK m.179-182)
Sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın (ceza koşulu) ifasının istenmesi, zarar ile ceza arasındaki ilişki, cezanın geçersizliği/imkânsızlığı ve hâkimin aşırı cezayı resen indirmesi.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Aşırı ifa güçlüğü ve sözleşmenin uyarlanması (TBK m.138)
Aşırı ifa güçlüğünün şartları, uyarlama ve dönme hakkı, sürekli edimli sözleşmelerde fesih, yabancı para borçları ve uygulamada dikkat edilecekler.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Manevi tazminat davası: bedensel zarar, ölüm ve kişilik hakkı ihlalinde dava usulü (TBK m.56, 58)
Bedensel zarar, ölüm hâlinde yakınların manevi tazminat hakkı ve kişilik hakkının zedelenmesinden doğan manevi tazminatın şartları, hâkimin takdir yetkisi ve dava usulü.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Sürekli iş göremezlik (çalışma gücü kaybı) tazminatı
Trafik kazası ve benzeri olaylarda kalıcı bedensel zarar nedeniyle istenebilecek tazminat kalemleri, hesaplama ilkeleri ve sosyal güvenlik ödemelerinin etkisi.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
