İçeriğe geç

Blog

Vekâletname nasıl düzenlenir? Özel yetki gerektiren hâller

Vekâletnamenin kapsamı, özel yetki listesinin neden eksiksiz olması gerektiği ve vekâletnamesiz işlem yapmanın sonuçları.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 24 Eylül 2026Son güncelleme: 24 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?6 dk okuma

Vekâletname, dosyanın en başında hazırlanan ve çoğu zaman standart bir metin olarak görülen belgedir. Oysa yargılamanın kritik anlarında yapılabilecek işlemleri belirleyen şey tam olarak bu metindir. Eksik bir vekâletname, sulh anında veya ıslah aşamasında dosyanın kilitlenmesine yol açar.

Vekâletin kapsamı

HMK m.71: dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir.

HMK m.73/1 kapsamı belirler: davaya vekâlet, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsar.

Bu tanımdan üç sonuç çıkar:

  1. Vekâlet hüküm kesinleşinceye kadar sürer; ayrıca hükmün yerine getirilmesini de kapsar.
  2. Yetki iki yönlüdür: işlemlerin tamamı vekile karşı da yapılabilir. Tebligat vekile yapılır.
  3. Kapsam geniştir; ancak m.74'teki liste bunun dışındadır.

m.73/2 önemli bir koruma getirir: belirtilen bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler, karşı taraf yönünden geçersizdir. Yani müvekkil ile vekil arasındaki iç sınırlamalar, karşı tarafa ileri sürülemez.

Özel yetki gerektiren hâller

HMK m.74, açıkça yetki verilmemişse vekilin yapamayacağı işlemleri sayar. Vekil:

  • sulh olamaz,
  • hâkimi reddedemez,
  • davanın tamamını ıslah edemez,
  • yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez,
  • başkasını tevkil edemez,
  • haczi kaldıramaz,
  • müvekkilinin iflasını isteyemez,
  • tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz,
  • konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez,
  • alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz,
  • davadan veya kanun yollarından feragat edemez,
  • karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez,
  • yargılamanın iadesi yoluna gidemez,
  • hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz,
  • hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez.

Bu listenin iki maddesi özellikle vurgulanmalıdır.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma. Arabuluculuğun birçok uyuşmazlıkta dava şartı hâline gelmesiyle bu yetki artık istisnai değil, olağan bir ihtiyaçtır. Vekâletnamede bu yetki yoksa arabuluculuk sürecinde geçerli bir işlem yapılamaz ve dava şartı sağlanamaz.

Davanın tamamını ıslah. Maddede yalnızca tamamen ıslah özel yetkiye bağlanmıştır. Bununla birlikte uygulamada tereddüt yaşanmaması için ıslah yetkisinin vekâletnameye açıkça yazılması yerindedir.

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar bakımından madde özel bir ifade kullanır: hangileri hakkında yetki verildiğinin açıklanması gerekir. Yani "kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açmaya yetkilidir" biçimindeki genel bir kayıt yeterli olmayabilir; boşanma, soybağı, nüfus kaydının düzeltilmesi gibi dava türlerinin ayrı ayrı sayılması güvenli yoldur.

Vekâletnamenin ibrazı

HMK m.76/1: avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır.

İki ayrıntı vardır: vekâletname noterde onaylanmış veya düzenlenmiş olmalıdır; dosyaya aslı veya avukatça onaylanmış örneği konur.

m.76/2 bir istisna getirir: kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlarına, yetkili amirleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip verilmiş temsil belgeleri de geçerlidir ve ayrıca noterce onaylanmasına gerek yoktur.

Vekâletnamesiz işlem

HMK m.77/1 sonucu ağırdır: vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz.

Ancak bir esneklik tanınmıştır: gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.

m.77/2 yaptırım öngörür: vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat; celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere Cumhuriyet başsavcılığına ve baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir.

m.77/3 ve m.77/4 yargılamanın ertelenmesine sınır getirir: bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle yargılama hiçbir şekilde başka bir güne bırakılamaz. Avukatın istifa etmesi, azledilmesi veya dosyayı incelememiş olması sebebiyle de yargılama başka bir güne bırakılamaz. Ancak dosyanın incelenmemiş olması geçerli bir özre dayanıyorsa, hâkim bir defaya mahsus olmak üzere kısa bir süre verebilir.

Azil ve istifa

HMK m.81: vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.

Bu hüküm pratikte sık atlanır: müvekkil ile avukat arasında azil gerçekleşmiş olsa bile, dosyaya bildirilmedikçe tebligat vekile yapılmaya devam eder ve süreler vekile yapılan tebligattan işler.

HMK m.83 azlin sonucunu düzenler: vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.

Avukatlık Kanunu m.174 bu durumun ücret boyutunu düzenler: üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Avukatın azli hâlinde ise ücretin tamamı verilir; şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez.

Tevkil ve birlikte takip

Avukatlık Kanunu m.171/1: avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.

m.171/2 tevkil imkânını düzenler: vekâletnamede başkasını tevkile yetki tanınmışsa, yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça, işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. Vekâletnamede, düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde vekâlete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse, avukat bu tarihten sonraki dava ve işlerde ayrıca vekâlet almaya lüzum kalmaksızın işi devredebilir.

m.171/3 sorumluluğu belirler: bu hâllerde avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder. Birlikte takip ettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve meydana getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı hem şahsen hem de diğer avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

m.172 ise müvekkilin başka avukat katması hâlini düzenler: iş sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatının yazılı muvafakati ile başka avukatları da işin kovuşturma ve savunmasına katabilir. Muvafakat, en az bir haftalık süre verilerek talep edilir; avukat bu süre içinde cevap vermemişse muvafakat etmiş sayılır. İlk avukatın muvafakat etmemesi hâlinde vekâlet akdi kendiliğinden sona erer ve iş sahibi, muvafakat etmeyen avukata ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür.

Örnek senaryo

Bir avukat, işçilik alacağı dosyası için müvekkilinden vekâletname almıştır. Vekâletnamede sulh, ibra ve feragat yetkileri bulunmakta; ancak alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma yetkisi yer almamaktadır.

Değerlendirme:

  1. Sorun. İşçilik alacağı talepleri için arabuluculuk dava şartıdır. HMK m.74 uyarınca alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma özel yetki gerektirir; vekâletnamede bu yetki yoktur.
  2. Sonuç. Arabuluculuk sürecinde yapılan işlemler yetkisiz temsil sorunu doğurur; anlaşma sağlansa dahi geçerliliği tartışmalı hâle gelir.
  3. Çözüm. Yeni bir vekâletname alınır; bu yetki açıkça yazılır.
  4. Genel önlem. Büro standardı olarak vekâletname metni, m.74'teki tüm kalemleri içerecek biçimde hazırlanır. Özellikle arabuluculuk, ıslah ve tevkil yetkileri atlanmamalıdır.
  5. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar. Boşanma gibi dava türleri ayrı ayrı sayılır; genel ifade yeterli görülmeyebilir.
  6. İbraz. Vekâletname, m.76 uyarınca noterde düzenlenmiş veya onaylanmış olmalı; dosyaya aslı veya avukatça onaylanmış örneği konulmalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Arabuluculuk yetkisinin vekâletnameye yazılmaması. Dava şartı arabuluculuğun yaygınlaşmasıyla en kritik eksikliktir.
  • Tevkil yetkisinin atlanması. Duruşmaya başka bir avukatın girmesi gerektiğinde işlem yapılamaz.
  • Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda genel ifadeyle yetinilmesi. m.74, hangileri hakkında yetki verildiğinin açıklanmasını arar.
  • Azlin dosyaya bildirilmemesi. m.81 uyarınca bildirilmedikçe azil mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmez; tebligat vekile yapılmaya devam eder.
  • Vekâletnamesiz işlem yapılması. m.77 uyarınca dava açılmamış sayılabilir; ayrıca gider ve zarar sorumluluğu doğar.
  • Avukat tutmak için süre beklenmesi. m.77/3 uyarınca bu sebeple yargılama ertelenemez.
  • Tevkil hâlinde sorumluluğun sona erdiğinin sanılması. Avukatlık Kanunu m.171/3 müteselsil sorumluluk öngörür.
  • İkinci avukat katılmasında muvafakat usulünün atlanması. Avukatlık Kanunu m.172 uyarınca muvafakat edilmemesi hâlinde vekâlet akdi sona erer ve ücretin tamamı ödenir.

Sık sorulan sorular

Genel vekâletname neleri kapsar?

HMK m.73 uyarınca davaya vekâlet, özel yetki gerektiren hususlar saklı kalmak üzere hüküm kesinleşinceye kadar davanın takibi için gereken bütün işlemleri, hükmün yerine getirilmesini ve yargılama giderlerinin tahsilini kapsar.

Hangi işlemler için özel yetki gerekir?

HMK m.74 uyarınca sulh, hâkimi ret, davanın tamamen ıslahı, yemin, tevkil, feragat, kabul, ibra, yargılamanın iadesi ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma gibi işlemler açık yetki gerektirir.

Vekâletname ibraz edilmezse ne olur?

HMK m.77 uyarınca vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat dava açamaz ve hiçbir işlem yapamaz; kesin süre içinde ibraz edilmezse dava açılmamış sayılır.

Azil ne zaman hüküm ifade eder?

HMK m.81 uyarınca azil veya istifanın mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade etmesi için dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde tebligat giderinin peşin ödenmesi zorunludur.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 24 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler