İçeriğe geç

Rehber

İhtiyati tedbir talep dilekçesi: sebep/tür belirtme ve yaklaşık ispat (HMK m.390)

İhtiyati tedbir talebinin hangi mahkemeden isteneceği, acil hâllerde karşı taraf dinlenmeden karar verilebilmesi ve talep dilekçesinde tedbir sebebi/türünün açıkça belirtilmesi ile haklılığın yaklaşık olarak ispatlanması zorunluluğu.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Hukuki inceleme: 25 Eylül 20262 dk okuma

Bir hakkın dava süresince fiilen tehlikeye girmesini önlemek için başvurulan ihtiyati tedbir kurumu, hızlı ve etkili biçimde kullanılabilmesi için belirli usul kurallarına bağlanmıştır. Bu kuralların temeli HMK m.390'da yer alır.

Hangi mahkemeden istenir?

HMK m.390/1, tedbir talebinin zamanına göre hangi mahkemeye yapılacağını netleştirir:

  • Dava açılmadan önce: esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden,
  • Dava açıldıktan sonra: ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden.

Bu ayrım önemlidir: dava açılmışsa, tedbir talebi başka bir mahkemeye değil, davanın görülmekte olduğu mahkemeye yöneltilmelidir.

Acil hâllerde karşı taraf dinlenmeden karar

m.390/2, ihtiyati tedbirin acil işlerlik özelliğini yansıtan önemli bir kural içerir: talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Bu, örneğin bir malın kaçırılma riski gibi aciliyet taşıyan durumlarda, tedbirin etkisiz kalmasını önlemek için tasarlanmış bir mekanizmadır.

Dilekçede zorunlu iki unsur: sebep/tür ve yaklaşık ispat

m.390/3, tedbir talep eden tarafın dilekçesinde bulunması gereken iki temel unsuru açıkça sayar:

  1. Dayanılan ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek — talep edenin, hangi tehlikeye karşı, ne tür bir tedbir istediğini net biçimde ortaya koyması gerekir.
  2. Davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek — bu, kesin bir ispat değil, mahkemeyi makul ölçüde ikna edecek düzeyde bir gösterimdir.

"Yaklaşık ispat" standardı

Yaklaşık ispat, tam yargılamadaki (esas hakkındaki) kesin ispat standardından daha esnek bir kavramdır. Tedbir talep eden, davasının kesin olarak haklı olduğunu değil, talebinin ciddi bir olasılıkla haklı olduğunu gösterecek deliller sunmalıdır. Bu esneklik, ihtiyati tedbirin hızlı karar verilmesi gereken, geçici nitelikte bir müessese olmasından kaynaklanır.

Örnek senaryo

Bir alacaklı, borçlusunun malvarlığını kaçırma girişiminde bulunduğunu öğrenir ve henüz dava açmamıştır. Alacaklı, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden ihtiyati tedbir talep eder; dilekçesinde, malın kaçırılması riskini (tedbir sebebi) ve talep ettiği tedbirin türünü (ör. malın belirli bir işleme kapatılması) açıkça belirtir, ayrıca alacağının varlığına ilişkin yaklaşık bir ispat sunar. Durumun aciliyeti nedeniyle mahkeme, borçluyu dinlemeden tedbire karar verebilir.

Sık yapılan hatalar

  • Tedbir talebini yanlış mahkemeye yöneltmek. Dava açıldıktan sonra tedbir, yalnızca asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebilir.
  • Dilekçede tedbir sebebini ve türünü net biçimde belirtmemek. Bu, m.390/3'te açıkça aranan bir zorunlu unsurdur.
  • "Yaklaşık ispat"ı hiç ispat sunmamakla karıştırmak. Standart esnek olsa da, talep eden yine de bir miktar delil veya gösterim sunmak zorundadır.
  • Her durumda karşı taraf dinlenmeden karar verileceğini sanmak. Bu, yalnızca derhâl koruma zorunluluğu bulunan hâllere özgü istisnai bir uygulamadır.

Sık sorulan sorular

İhtiyati tedbir hangi mahkemeden istenir?

HMK m.390/1 uyarınca dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.

Karşı taraf dinlenmeden tedbire karar verilebilir mi?

Evet, talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.

Talep dilekçesinde neler bulunmalıdır?

Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendi haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

"Yaklaşık ispat" ne anlama gelir?

Kesin bir ispat değil, mahkemeyi talebin haklılığı konusunda makul ölçüde ikna edecek düzeyde bir gösterimdir; tam yargılamadaki ispat standardından daha esnektir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Son güncelleme: 26 Eylül 2026.

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler