İçeriğe geç

Rehber

Sigorta sözleşmesinde kapsam dışı risklerin açıkça belirtilme zorunluluğu (5684 s.K. m.11)

Sigorta sözleşmelerinde teminat dışı bırakılan risklerin açık biçimde belirtilmesi zorunluluğu ve bu şeffaflığın sağlanmadığı hâlde riskin teminat kapsamında kabul edilmesi kuralı.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?2 dk okuma

Bir sigorta sözleşmesinin en kritik unsurlarından biri, hangi risklerin teminat kapsamında olduğunun açıkça belli olmasıdır. Bu şeffaflık zorunluluğu 5684 sayılı Kanun'un m.11'inde düzenlenir.

Genel şartlara uygunluk zorunluluğu

5684 s.K. m.11/1 uyarınca sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak işin özelliğine göre özel şartlar da tesis edilebilir; bu özel şartlar, sözleşme üzerinde herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilmelidir.

Kapsam dışı risklerin açıkça belirtilmesi

m.11/4, tüketiciyi koruyan çarpıcı bir kural içerir: sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Bu, sigortacının teminat dışında tutmak istediği her riski, sözleşmede açık ve net biçimde yazması gerektiği anlamına gelir.

Belirtilmeyen riskin teminat kapsamında sayılması

Aynı fıkranın ikinci cümlesi, bu kuralın yaptırımını ortaya koyar: belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır. Bu, sigortacının açıkça hariç tutmadığı bir riskin, gerçekleşmesi hâlinde teminat kapsamında kabul edileceği anlamına gelir — sigortacı, sözleşmede belirtmediği bir istisnayı sonradan ileri süremez.

Bu kuralın işlevi: tüketicinin korunması

Bu düzenleme, sigorta sözleşmelerinin genellikle standart ve karmaşık metinler içermesi karşısında, sigortalıyı koruyan önemli bir denge unsurudur. Sigortacı, sözleşmeyi hazırlayan taraf olarak, hangi risklerin kapsam dışı olduğunu açıkça belirtme yükümlülüğü altındadır; bu yükümlülüğü yerine getirmezse, belirsizliğin sonucuna kendisi katlanır.

Yabancı kelime yasağı

m.11/5, sözleşmenin anlaşılırlığını güvence altına alan ayrı bir kural içerir: sigorta sözleşmelerinde yabancı kelimelere yer verilemez; bunun yerine Türk Dil Kurumu tarafından belirlenen kelimelerin kullanımı esastır. Bu, sigortalının sözleşme metnini anlaşılır bir dille okuyabilmesini sağlar.

Örnek senaryo

Bir konut sigortası sözleşmesinde, deprem riski teminat kapsamına alınmış, ancak sel riski konusunda sözleşmede hiçbir açık istisna yer almamıştır. Bir sel hasarı meydana geldiğinde, sigortacı bu riski kapsam dışı olduğunu iddia edemez; 5684 s.K. m.11/4 uyarınca, açıkça belirtilmeyen bu risk teminat kapsamında sayılır.

Sık yapılan hatalar

  • Sigortacının sonradan bir riski "zaten kapsam dışıydı" diyerek reddedebileceğini sanmak. Kapsam dışı riskler, sözleşmede önceden açıkça belirtilmelidir.
  • Genel ve belirsiz istisna ifadelerinin yeterli olduğunu düşünmek. m.11/1 uyarınca özel şartlar, yanılgıya yer bırakmayacak şekilde açık olmalıdır.
  • Sözleşmede yabancı terimlerin kullanılabileceğini sanmak. m.11/5 bunu açıkça yasaklar.
  • Kapsam dışı risklerin belirtilmemesinin önemsiz bir eksiklik olduğunu düşünmek. Bu eksiklik, riskin teminat kapsamına girmesi gibi doğrudan bir hukuki sonuç doğurur.

Sık sorulan sorular

Kapsam dışı riskler sözleşmede nasıl belirtilmelidir?

5684 s.K. m.11/4 uyarınca sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir.

Kapsam dışı olduğu belirtilmeyen bir risk gerçekleşirse ne olur?

Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır; yani sigortacı, açıkça hariç tutmadığı bir riski karşılamak zorunda kalır.

Sigorta sözleşmesinin ana muhtevası neye göre düzenlenir?

m.11/1 uyarınca sözleşmelerin ana muhtevası, Müsteşarlıkça (bugünkü ilgili kurum) onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak genel şartlara uygun düzenlenir.

Sözleşmede yabancı kelime kullanılabilir mi?

Hayır, m.11/5 uyarınca sigorta sözleşmelerinde yabancı kelimelere yer verilemez; Türk Dil Kurumunca belirlenen karşılıkların kullanılması esastır.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler