İçeriğe geç
LexLawy adalet mührüLexLawy

Rehber

İnternet içeriğinin kaldırılması: 5651 m.9 iptal edildi, hangi yollar kaldı?

Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli iptal kararı sonrasında internet içeriğine karşı başvurulabilecek hukuki yollar.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 24 Eylül 2026Son güncelleme: 24 Eylül 2026Hukuki inceleme: 24 Eylül 20262 dk okuma

İnternet içeriğinin kaldırılması konusunda uzun yıllar başvurulan 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi, Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle internette yer alan bir içeriğe karşı izlenecek yol, eski uygulamadan farklıdır.

Bu yazı, mevzuat metninin güncel hâline dayanmaktadır. Konu hızlı değiştiğinden, başvuru öncesinde yürürlükteki düzenleme ve varsa yeni kanun değişiklikleri mutlaka kontrol edilmelidir.

İptal edilen düzenleme

5651 m.9, internet ortamındaki yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilere, sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı alma imkânı veriyordu. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi iptal etmiştir.

İptal kararı, kişilik hakkı ihlallerine karşı hiçbir koruma bulunmadığı anlamına gelmez; ancak izlenecek usul değişmiştir.

Yürürlükte olan yol: m.9/A (özel hayatın gizliliği)

5651 m.9/A yürürlüktedir. Bu maddeye göre, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.

Bu yol:

  • Özel hayatın gizliliği ihlaline özgüdür; her kişilik hakkı ihlalini kapsamaz.
  • İdari bir başvurudur; ardından kanunda öngörülen süre ve usul çerçevesinde yargısal denetim gündeme gelir.
  • Gecikmesinde sakınca bulunan hâllere ilişkin özel düzenlemeler içerir.

Bu nedenle somut olayda ihlalin "özel hayatın gizliliği" kapsamında olup olmadığı dikkatle değerlendirilmelidir.

Genel hükümlere dayalı yollar

Kişilik hakkı ihlallerinde genel hükümler her zaman uygulanabilir:

Hukuk davaları (TMK m.24-25, TBK m.58):

  • Saldırının önlenmesi davası
  • Saldırının durdurulması davası
  • Hukuka aykırılığın tespiti davası
  • Maddi ve manevi tazminat davaları
  • Kararın yayımlanması talebi

Bu davalarda, içeriğin yayından kaldırılmasına yönelik ihtiyati tedbir istenmesi kritik önemdedir. HMK m.389 vd. uyarınca, gecikmede sakınca bulunması ve yaklaşık ispat şartları değerlendirilir.

Ceza yolu: İçerik hakaret, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde yayılması gibi bir suç oluşturuyorsa, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Soruşturma kapsamında koruma tedbirleri gündeme gelebilir.

KVKK yolu: İçerik kişisel veri niteliğindeyse, veri sorumlusuna başvuru ve ardından Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikâyet yolu işletilebilir. Arama motorları bakımından bağlantıların listeden çıkarılması talebi de bu çerçevede değerlendirilir.

Delil tespiti: ilk yapılacak iş

İçerik her an silinebileceğinden, hukuki yola başvurmadan önce delil güvence altına alınmalıdır:

  • İçeriğin URL adresi, tarih ve saat bilgisiyle birlikte kaydedilmesi
  • Noter tespiti veya HMK m.400 vd. uyarınca delil tespiti
  • Ekran görüntüsünün yanında sayfanın kaynak kodunun ve erişim tarihinin saklanması
  • Paylaşan hesabın kullanıcı adı ve profil bilgilerinin kaydı

Yalnızca ekran görüntüsü sunmak, içeriğin sonradan silinmesi hâlinde ispat sorunu doğurur.

Örnek senaryo

Bir kişi hakkında sosyal medyada özel hayatına ilişkin görüntüler paylaşılır. Kişi öncelikle noter aracılığıyla içeriğin tespitini yaptırır. Özel hayatın gizliliği ihlali söz konusu olduğundan 5651 m.9/A kapsamında Başkanlığa doğrudan başvurur. Ayrıca kişilik haklarına saldırı nedeniyle genel hükümlere göre tazminat davası açar ve içeriğin kaldırılması için ihtiyati tedbir talep eder.

Sık yapılan hatalar

  • İptal edilmiş 5651 m.9 usulüne göre başvuru hazırlamak.
  • Her kişilik hakkı ihlalini m.9/A kapsamında sanmak; madde özel hayatın gizliliğine özgüdür.
  • Delil tespiti yaptırmadan içeriğin kaldırılmasını beklemek ve delilsiz kalmak.
  • Hukuk davasında ihtiyati tedbir talep etmemek.
  • Güncel mevzuat değişikliklerini kontrol etmeden eski uygulamaya göre hareket etmek.

Sık sorulan sorular

5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi yürürlükte mi?

Hayır. Madde 9, Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Özel hayatın gizliliği ihlalinde ne yapılabilir?

5651 m.9/A yürürlüktedir; ilgili kişiler Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirini isteyebilir.

Kişilik hakkı ihlalinde başka yol var mı?

Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'ndaki kişilik hakkına ilişkin genel hükümlere dayalı dava ve ihtiyati tedbir yolları kullanılabilir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Son güncelleme: 24 Eylül 2026.

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Ayıplı Malda Tüketici Hakları

6502 sayılı Kanun kapsamında ayıplı mal teslim edilen tüketicinin kullanabileceği haklar.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi