Rehber
Velayet talebi dilekçesi: ayrılık ve boşanmada velayetin hakim tarafından verilmesi (TMK m.336)
Evlilik süresince velayetin ortak kullanımı kuralı, ayrılık/boşanma hâlinde velayetin hakim tarafından tek bir eşe verilmesi ve velayet talebi dilekçesinin dayandığı hukuki çerçeve.
Bir çocuğun bakımı, eğitimi ve temsiliyle ilgili kararların kim tarafından alınacağını belirleyen velayet kurumu, evlilik birliğinin durumuna göre farklı şekillerde düzenlenir. Bu düzenlemenin temeli TMK m.336'dır.
Evlilik sürerken: ortak kullanım
TMK m.336/1 açık bir kural koyar: evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Bu, evlilik birliği devam ettiği sürece çocuğa ilişkin önemli kararların her iki ebeveynin ortak iradesiyle alınması gerektiği anlamına gelir.
Ortak hayata son verilmesi veya ayrılık hâli
m.336/2, evlilik birliği hukuken sona ermeden de ortaya çıkabilecek bir duruma işaret eder: ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse, hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Bu, eşler henüz boşanmamış olsalar bile, fiilen ayrı yaşadıkları durumlarda velayetin hakim kararıyla tek bir eşe verilebileceğini gösterir. Bu, velayet talebi dilekçesinin dayanabileceği önemli bir hukuki zemindir.
Boşanmada ve ölüm hâlinde velayet
m.336/3, iki ayrı duruma açıklık getirir:
- Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir,
- Ana ve babadan birinin ölümü hâlinde velayet, sağ kalan tarafa aittir.
Bu düzenleme, velayetin tek elde toplanması gereken durumları netleştirir; boşanma kararıyla birlikte hakim, çocuğun velayetini hangi tarafa bırakacağına karar verir.
Velayet talebi dilekçesinin dayanacağı zemin
Bir velayet talebi dilekçesi hazırlanırken, talebin hangi hukuki durum çerçevesinde ileri sürüldüğü netleştirilmelidir:
- Evlilik devam ederken ortak hayata son verilmişse, talep m.336/2'ye dayanır ve hakimden velayetin tek bir eşe verilmesi istenir,
- Boşanma davası kapsamında ise, velayet talebi boşanma davasının bir parçası olarak ileri sürülür,
- Talebin çocuğun üstün yararına dayandığı açıkça ortaya konmalıdır; velayet kararları hakimin bu ilkeyi gözeterek verdiği kararlardır.
Örnek senaryo
Evli bir çift, boşanma davası açmadan fiilen ayrı yaşamaya başlamıştır. Eşlerden biri, ortak çocuklarının velayetinin kendisine verilmesini talep eden bir dilekçeyle mahkemeye başvurur; dilekçesinde ortak hayata son verildiğini ve çocuğun üstün yararı gereği velayetin kendisine bırakılması gerektiğini açıklar. Hâkim, TMK m.336/2 uyarınca bu talebi değerlendirir.
Sık yapılan hatalar
- Evlilik sürerken velayetin tek taraflı kullanılabileceğini sanmak. m.336/1 uyarınca evlilik devam ettikçe velayet birlikte kullanılır.
- Velayet talebini çocuğun üstün yararına dayandırmadan, yalnızca ebeveynin isteğine dayandırmak. Velayet kararlarının merkezinde çocuğun menfaati yer alır.
- Ayrılık hâli ile boşanmayı aynı hukuki zemine oturtmak. m.336/2 (ayrılık) ile m.336/3 (boşanma) farklı aşamalara ilişkin ayrı düzenlemelerdir.
- Velayet talebini destekleyici somut bilgi ve gerekçe sunmamak. Dilekçenin, hakimin karar vermesini kolaylaştıracak somut bilgiler içermesi önemlidir.
Sık sorulan sorular
Evlilik sürerken velayeti kim kullanır?
TMK m.336/1 uyarınca evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.
Ortak hayata son verilirse velayet ne olur?
m.336/2 uyarınca ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse, hâkim velayeti eşlerden birine verebilir.
Boşanmada velayet kime aittir?
m.336/3 uyarınca boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.
Bir eşin ölümü hâlinde velayet ne olur?
m.336/3 uyarınca velayet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana aittir.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Son güncelleme: 26 Eylül 2026.
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi: iki haftalık süre ve içerik (HMK m.281)
Bilirkişi raporuna itirazın süresi, itiraz dilekçesinde bulunması gereken somut ve gerekçeli içerik ve genel/soyut itirazların neden etkisiz kaldığı.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Adli yardım başvurusu: şartlar, kapsam, dilekçe ve karar sonrası süreç (HMK m.334-340)
Adli yardımın şartları ve kapsamı, kimlerin başvurabileceği, başvuru yeri ve belgeleri, ret ve itiraz, kararın kaldırılması, giderlerin tahsili ve avukat ücreti.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
İş sözleşmesi fesih bildirimi: yazılılık ve sebep gösterme zorunluluğu (İş K. m.19)
İşverenin belirsiz süreli iş sözleşmesini feshederken uyması gereken yazılılık ve gerekçe gösterme zorunluluğu, davranış veya verimle ilgili fesihlerde işçinin savunmasının alınması şartı.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
İhtiyati tedbir talep dilekçesi: sebep/tür belirtme ve yaklaşık ispat (HMK m.390)
İhtiyati tedbir talebinin hangi mahkemeden isteneceği, acil hâllerde karşı taraf dinlenmeden karar verilebilmesi ve talep dilekçesinde tedbir sebebi/türünün açıkça belirtilmesi ile haklılığın yaklaşık olarak ispatlanması zorunluluğu.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
