İçeriğe geç

Rehber

Adli Kontrol Tedbirleri

CMK m.109 kapsamında tutuklamaya alternatif oluşturan adli kontrol tedbirlerinin uygulanması.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 27 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?2 dk okuma

Adli kontrol, tutuklamanın alternatifi olarak öngörülmüş bir koruma tedbiridir. Amacı, muhakemenin yürütülmesini güvence altına alırken kişi hürriyetine en az müdahaleyi sağlamaktır. Düzenleme CMK m.109 ve devamındadır.

Uygulama şartları

CMK m.109/1'e göre; bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, CMK m.100'de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.

m.109/2 önemli bir genişleme getirir: kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de, adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Yani adli kontrol, tutuklamanın mümkün olduğu hâllerde onun yerine; tutuklamanın yasak olduğu hâllerde ise bağımsız bir tedbir olarak uygulanabilir.

Tedbir türleri

Kanunda sayılan adli kontrol yükümlülükleri arasında başlıcaları:

  • Yurt dışına çıkış yasağı
  • Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirlenen aralıklarla başvurma (imza)
  • Hâkimin belirlediği merci veya kişilerin çağrılarına uyma ve gerektiğinde mesleki uğraşlarına ilişkin denetim altına girme
  • Her türlü taşıt kullanmaktan yasaklanma ve sürücü belgesini teslim etme
  • Tedavi veya muayene tedbirine tabi olma (özellikle uyuşturucu, uyarıcı madde veya alkol bağımlılığında)
  • Güvence yatırma
  • Silah bulundurmama ve silahlarını teslim etme
  • Aile yükümlülüklerini yerine getirme, yargısal kararla belirlenen nafakayı ödeme
  • Konutu terk etmeme
  • Belirlenen yer veya bölgeye gitmeme

Hâkim, bu tedbirlerden birine veya birkaçına birlikte karar verebilir. Konutu terk etmeme gibi ağır tedbirlerde, kanunda öngörülen süre sınırları ve infaz rejimine dikkat edilmelidir.

Kim karar verir?

  • Soruşturma evresinde: Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi.
  • Kovuşturma evresinde: Mahkeme.

Karar gerekçeli olmalı ve hangi tedbirin neden seçildiği açıklanmalıdır.

Yükümlülüklere uyulmaması

Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan şüpheli veya sanık hakkında, gerektiğinde tutuklama kararı verilebilir. Bu nedenle müvekkile yükümlülüklerin kapsamı ve ihlalin sonucu açıkça anlatılmalıdır.

İmza yükümlülüğünde gün ve saatlerin, konutu terk etmeme tedbirinde istisna hâllerinin (iş, tedavi) kararda açıkça yer alması, sonradan doğacak ihlal tartışmalarını önler.

Kaldırılması ve değiştirilmesi

  • Şüpheli veya sanık, adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını her zaman isteyebilir.
  • Şartlar değiştiğinde tedbirin hafifletilmesi veya değiştirilmesi talep edilebilir.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya düşme kararı verildiğinde tedbir kendiliğinden kalkar.
  • Güvence yatırılmışsa, kanunda öngörülen şartlarla iadesi gündeme gelir.

İtiraz

Adli kontrol kararına ve kaldırma talebinin reddine karşı itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz, genel hükümlere göre kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie yapılır (CMK m.268).

Savunma açısından strateji

Tutuklama talebine karşı savunma yapılırken, "tutuklanmasın" demek yeterli değildir. Somut bir alternatif önerilmelidir:

  • Hangi tedbirin, hangi tutuklama sebebini nasıl karşılayacağı açıklanmalı,
  • Kaçma şüphesine karşı yurt dışına çıkış yasağı ve imza,
  • Delil karartma şüphesine karşı mağdur/tanıkla temas yasağı ve belirli yere gitmeme

gibi eşleştirmeler yapılmalıdır. Bu yaklaşım, mahkemeye uygulanabilir bir seçenek sunar.

Örnek senaryo

Kaçma şüphesi gerekçesiyle tutuklama talep edilen şüpheli için müdafi, sabit ikamet ve düzenli iş belgelerini sunar; yurt dışına çıkış yasağı ile haftada bir imza yükümlülüğünün yeterli olacağını ileri sürer. Sulh ceza hâkimi, tutuklama yerine bu iki tedbire birlikte hükmeder.

Sık yapılan hatalar

  • Tutuklama talebine karşı somut adli kontrol alternatifi önermemek.
  • İmza gün/saatlerinin karardaki belirsizliğini düzelttirmemek.
  • Yükümlülük ihlalinin tutuklamaya yol açabileceğini müvekkile anlatmamak.
  • Şartlar değiştiğinde kaldırma veya hafifletme talebinde bulunmamak.
  • İtiraz süresini kaçırmak.

Sık sorulan sorular

Adli kontrol ne zaman uygulanır?

Tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109).

Tutuklama yasağı olan hâllerde uygulanabilir mi?

Evet. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.

Adli kontrol kararına itiraz edilebilir mi?

Evet; itiraz genel hükümlere göre iki hafta içinde yapılır.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 27 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Suç Duyurusu Nasıl Yapılır

Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak suç ihbarı ve şikâyetin usulü ile süreleri.

27 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Uzlaştırma Süreci

Kanunda sayılan suçlarda şüpheli/sanık ile mağdur arasında yürütülen uzlaştırma usulü.

27 Eylül 2026 tarihinde güncellendi