İçeriğe geç

Rehber

Adli tatilde süre uzaması hesaplama: bir haftalık ek süre (HMK m.104)

Adli tatile tabi dava ve işlerde HMK tarafından öngörülen sürelerin bitiminin adli tatil dönemine rastlaması hâlinde, bu sürelerin adli tatilin bitiş gününden itibaren bir hafta uzamış sayılması kuralı ve bu uzamanın hangi süreler için geçerli olduğu.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?2 dk okuma

Türk yargı sisteminde, mahkemelerin belirli bir dönem (adli tatil) boyunca sınırlı faaliyet gösterdiği bilinir. Bu dönemin, dava ve işlemlerdeki süreleri nasıl etkilediği, uygulamada sıkça karıştırılan bir konudur. HMK m.104, bu konuyu özel bir uzama kuralıyla çözer.

Genel bir "durma" değil, özel bir "uzama" kuralı

Öncelikle netleştirilmesi gereken bir husus var: adli tatil, her sürecin durduğu anlamına gelmez. HMK m.104'ün öngördüğü, adli tatile tabi dava ve işlerde, kanunun tayin ettiği sürelerin bitiminin adli tatil dönemine denk gelmesi hâlinde uygulanan özel bir uzama kuralıdır.

Kuralın işleyişi

HMK m.104 şöyle der: adli tatile tabi olan dava ve işlerde, HMK'nın tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın, adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.

Bu tanımdan üç unsur çıkar:

  1. Kapsam: yalnızca adli tatile tabi dava ve işler (tüm dava türleri değil).
  2. Tetikleyici: kanunda öngörülen bir sürenin bitim tarihinin adli tatil dönemine denk gelmesi.
  3. Sonuç: süre, adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar — kendiliğinden, herhangi bir talep veya karara gerek kalmaksızın.

Neden "bir hafta" ve neden "kendiliğinden"?

Bu düzenlemenin amacı, tarafların ve avukatların adli tatil döneminde mahkemelerin sınırlı çalışması nedeniyle hak kaybına uğramamasını sağlamaktır. Kuralın "ayrıca bir karara gerek olmaksızın" kendiliğinden işlemesi, tarafların bu uzamayı elde etmek için ayrıca bir dilekçe vermesine veya mahkemeden bir karar almasına gerek olmadığı anlamına gelir — süre otomatik olarak uzamış sayılır.

Hangi süreler bu kapsama girer?

Kuralın uygulanabilmesi için sürenin HMK tarafından tayin edilmiş olması ve ilgili dava/işin adli tatile tabi olması gerekir. Tarafların kendi aralarında sözleşmeyle belirlediği süreler veya adli tatile tabi olmayan iş ve davalardaki süreler, bu özel uzama kuralının kapsamı dışındadır.

Örnek senaryo

Adli tatile tabi bir davada, HMK'da öngörülen bir sürenin (ör. belirli bir usul işlemi için tanınan süre) bitiş tarihi, adli tatil döneminin içine denk gelmektedir. Bu durumda taraf, ayrıca bir dilekçe vermesine veya mahkemeden bir karar almasına gerek kalmaksızın, bu süreyi adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta daha kullanabilir.

Sık yapılan hatalar

  • Adli tatilin tüm dava türlerindeki tüm süreleri durdurduğunu sanmak. Uzama yalnızca adli tatile tabi dava/işlerdeki, HMK'nın tayin ettiği sürelere özgüdür.
  • Uzamanın adli tatil BOYUNCA değil, adli tatilin BİTİMİNDEN itibaren bir hafta olduğunu karıştırmak. Süre, tatilin bitiş gününden itibaren bir hafta daha işler; tatilin başından itibaren değil.
  • Bu uzama için mahkemeden ayrı bir karar almak gerektiğini düşünmek. Kanun bunu açıkça reddeder: uzama kendiliğinden, karara gerek olmaksızın gerçekleşir.
  • Süre bitiminin tatilden ÖNCE olduğu hâllerde de uzama uygulanacağını sanmak. Kural yalnızca sürenin bitiminin tatil zamanına rastlaması hâlinde işler; süre tatilden önce zaten dolmuşsa bu kural uygulanmaz.

Ücretsiz hesaplayın

Sık sorulan sorular

Adli tatilde tüm süreler durur mu?

Hayır, genel bir durma değil, özel bir uzama kuralı vardır: yalnızca ADLİ TATİLE TABİ dava ve işlerdeki, HMK'nın tayin ettiği sürelerin bitimi tatile rastlarsa bu süreler uzar; adli tatile tabi olmayan işlerde bu kural uygulanmaz.

Süre ne kadar uzar?

HMK m.104 uyarınca süre, adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.

Bu uzama için ayrıca bir mahkeme kararı gerekir mi?

Hayır. Kanun, bu uzamanın "ayrıca bir karara gerek olmaksızın" kendiliğinden gerçekleştiğini açıkça belirtir.

Hangi süreler bu uzamadan yararlanır?

Yalnızca adli tatile tabi dava ve işlerde, HMK'nın tayin ettiği (kanunda öngörülen) sürelerdir; tarafların kendi aralarında kararlaştırdığı süreler veya adli tatile tabi olmayan işlerdeki süreler bu kapsamda değildir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler