İçeriğe geç

Rehber

Davanın ihbarı: rücu ihtimali, şekil, ihbar edilenin durumu ve hükmün etkisi (HMK m.61-64)

Davanın ihbarının şartları, zamanı, şekli, ihbar edilenin seçenekleri, hükmün ihbar edene ve ihbar edilene etkisi, davaya katılma ile farkı ve uygulamada dikkat edilecekler.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?4 dk okuma

Davanın ihbarı, davayı kaybeden tarafın üçüncü bir kişiye rücu edebileceği durumlarda, bu kişiye davayı önceden bildirmesi ve onu yargılamaya çekmesidir. Amaç, ihbar edilenin savunmaya katılabilmesi ve ilerideki rücu davasında asıl davadaki sonuca itiraz etme imkânının sınırlanmasıdır. Düzenleme HMK m.61-64'tedir; davaya katılma (m.65-69) ile karıştırılmamalıdır.

Ne zaman ihbar edilir? (m.61)

  • Şart: taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa (m.61/1). Örnekler: satıcıya karşı ayıp nedeniyle rücu, kefilin asıl borçluya rücu ihtimali, işverenin çalışana veya sigortacıya rücu ihtimali, yüklenicinin alt yükleniciye rücu ihtimali.
  • Zaman: tahkikat sonuçlanıncaya kadar ihbar edilebilir. Ne kadar erken yapılırsa ihbar edilenin savunmaya etkisi o kadar artar.
  • Tevali (zincirleme ihbar) (m.61/2): dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda başkasına ihbar etmesi mümkündür; ihbar bu şekilde zincirleme yapılabilir.
  • Davacı ve davalı: ihbar hem davacı hem davalı tarafından yapılabilir.

Şekil ve usul (m.62)

  • Yazılı olarak: ihbar yazılı yapılır (dilekçe).
  • İçerik: ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir (m.62/1). Dilekçeye dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve dosya bilgileri eklenir.
  • Yargılama ertelenmez: davanın ihbarı sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz; ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu durumlar dışında süre verilemez (m.62/2). Bu nedenle ihbar yargılamayı uzatma aracı olarak kullanılamaz.
  • Tebliğ: ihbar dilekçesi mahkeme aracılığıyla ihbar edilene tebliğ edilir.

İhbar edilenin durumu (m.63)

Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir (m.63). Yani ihbar edilen:

  • Davaya katılırsa (fer'i müdahil olarak; m.66-69), yanında katıldığı tarafın savunmasına yardım eder ve delil sunabilir.
  • Katılmazsa ihbar yine de etkili olur; ancak ilerideki rücu davasında kendisine ihbar edilmiş bir davada "asıl davada yanlış karar verildi" itirazını ileri sürmesi kısıtlanır.
  • Kendi iradesiyle hareket eder; ihbar edilenin ihbarı kabul etme zorunluluğu yoktur.

İhbarın etkisi (m.64, m.69/2)

İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında HMK m.69/2 hükmü kıyasen uygulanır (m.64/1). Buna göre:

  • Kural: fer'i müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Aynı kural, kendisine dava ihbar edilen kişi için de geçerlidir.
  • İstisnalar: ihbar edilen (müdahil), zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını, yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini veya kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir (m.69/2 devamı).

Sonuç: ihbar, rücu davasında asıl davanın sonucunun bağlayıcılığını artırır; bu nedenle ihbar edenin lehinedir. Ancak ihbar kesin hüküm yaratmaz; rücu davasında rücu şartları (rücu hakkının varlığı, kusur, sorumluluk sözleşmesi) ayrıca incelenir.

Davanın ihbarı ve davaya katılma farkı

  • İhbar (m.61-64): davanın taraflarından biri yapar; amaç rücu güvencesi; ihbar edilen katılmak zorunda değildir.
  • Fer'i müdahale (m.66): üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında kendiliğinden ve tahkikat sona erinceye kadar katılır.
  • Asli müdahale (m.65): üçüncü kişi, yargılama konusu hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen hak iddia ediyorsa, hüküm verilinceye kadar taraflara karşı aynı mahkemede dava açar; asıl dava ile birlikte yürütülür ve karara bağlanır.
  • Dava arkadaşlığı ve taraf değişikliği farklı kurumlardır.

Uygulama ipuçları

  1. Rücu ihtimalini erken tespit edin (sözleşme zinciri, sigorta, kefalet, iş kazası).
  2. Yazılı ihbar dilekçesini dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ekleriyle birlikte hazırlayın; gerekçeyi ve yargılamanın aşamasını yazın (m.62/1).
  3. Tahkikat bitmeden başvurun; kesin süre kaçırılmaz (m.61/1).
  4. İhbar edileni davaya katılmaya davet edin ve delil listesini paylaşın.
  5. Yargılamayı uzatmaya yönelik ihbardan kaçının; mahkeme ertelemeye izin vermez (m.62/2).
  6. Rücu zamanaşımını ayrıca izleyin (TBK ve ilgili özel kanun süreleri).
  7. Sigorta ve işveren sorumluluğu gibi özel alanlarda özel ihbar/rücu hükümleri (TTK, İş K.) ayrıca kontrol edilmelidir.

Örnek senaryo

K, bir mağazadan aldığı ürün nedeniyle üreticiye ait bir ayıp olduğunu ileri sürerek satıcı L'ye karşı ayıp davası açmıştır. L, davayı kaybederse üreticiye rücu edeceğini düşünmektedir.

  1. İhbar imkânı. L, davayı kaybederse üreticiye rücu edebileceğinden davayı ihbar edebilir (m.61/1).
  2. Zaman. L, tahkikat sonuçlanıncaya kadar yazılı ihbar dilekçesi verir.
  3. İçerik. Dilekçede ihbar sebebi ve yargılamanın aşaması açıkça yazılır (m.62/1).
  4. Erteleme yok. İhbar nedeniyle duruşma ertelenmez (m.62/2).
  5. Üretici. Üretici, L yanında davaya katılabilir (m.63); katılırsa delil sunar.
  6. Katılmazsa. Üretici katılmasa da ihbar, ileride L'nin rücu davasında ona karşı asıl davanın sonucunu savunma gücü sağlar (m.64, m.69/2).
  7. Karar. L davayı kaybederse üreticiye rücu davası açar; üretici "asıl davada yanlış karar verildi" itirazını ancak m.69/2'deki istisnalarla ileri sürebilir.
  8. Zincir. Üretici de kendi tedarikçisine davayı ihbar edebilir (m.61/2).

Sık yapılan hatalar

  • Tahkikat sona erdikten sonra ihbar etmek. Süre geçtikten sonra ihbar yapılamaz (m.61/1).
  • Sözlü ihbar yapmak. Yazılı olmalıdır (m.62/1).
  • Yargılamanın aşamasını belirtmemek. İhbar dilekçesinde zorunludur (m.62/1).
  • İhbarın yargılamayı erteleyeceğini sanmak. Ertelenmez (m.62/2).
  • İhbar edilen katılmadığı için ihbarı etkisiz sanmak. Rücu davasında etkisi vardır (m.64, m.69/2).
  • Rücu hakkının şartlarını değerlendirmemek. İhbar rücu hakkını kendiliğinden doğurmaz.
  • İhbar ile fer'i müdahaleyi karıştırmak. Farklı kurumlardır (m.61-66).
  • Rücu zamanaşımını izlememek. Süre kaçırılırsa hak kaybı doğar.

Sık sorulan sorular

Davanın ihbarı nedir?

HMK m.61/1 uyarınca taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.

İhbar nasıl yapılır?

m.62/1 uyarınca ihbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir; ihbar nedeniyle yargılama başka güne bırakılamaz (m.62/2).

İhbar edilen davaya katılmak zorunda mı?

Hayır. m.63 uyarınca dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir; katılmak zorunda değildir, ancak katılmazsa ilerideki rücu davasında bazı itirazlarını ileri sürme imkânı kısıtlanabilir (m.64, m.69/2).

İhbarın ihbar eden bakımından önemi nedir?

İhbar, ihbar edenin ilerideki rücu davasında ihbar edilen tarafından ‘asıl davada yanlış karar verildi’ itirazının dinlenmemesi gibi sonuçlar doğurabilir (m.64, m.69/2); bu nedenle rücu ihtimali olan taraf için ihbar önemli bir güvencedir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Sözlük

Delil tespiti nedir?

Henüz dava açılmadan veya yargılama sırasında, ileride kaybolma ya da ispatı zorlaşma tehlikesi bulunan delillerin mahkemece önceden incelenmesidir.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi