İçeriğe geç

Rehber

Yargılamanın iadesi sebepleri: kesinleşmiş hükme karşı istisnai yol (HMK m.374-375)

Yargılamanın iadesinin kesinleşmiş hükümlere karşı istisnai bir yol olması, m.375'te sayılan sınırlı sebepler ve bazı sebeplerde kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti şartının aranması.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?2 dk okuma

Kesinleşmiş bir mahkeme kararı, kural olarak artık değiştirilemez. Ancak hukuk sistemi, adaletin ciddi biçimde zedelendiği istisnai durumlar için bir son çare tanır: yargılamanın iadesi. Bu kurumun çerçevesi HMK m.374 ve m.375'te düzenlenir.

Kesinleşmiş hükümlere karşı istisnai bir yol

HMK m.374/1 açıktır: yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Bu, yargılamanın iadesinin normal kanun yollarından (istinaf, temyiz) farklı olduğunu, ancak dava artık kesinleştikten sonra başvurulabilecek istisnai bir yol olduğunu gösterir.

Sınırlı sayıda sebep

m.375/1, yargılamanın iadesini gerektiren sebepleri sınırlı sayıda (a'dan ı'ya kadar) sayar. Bunlardan başlıcaları:

  • Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemiş olması,
  • Davaya bakması yasak olan bir hâkimin karar vermiş olması,
  • Vekil veya temsilcisi olmayan kişilerin huzurunda davanın görülmüş olması,
  • Kararın verilmesinden sonra, önceden elde edilemeyen bir belgenin ele geçirilmesi,
  • Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş olması,
  • İfadesi karara esas alınan tanığın yalan tanıklık yaptığının sabit olması,
  • Bilirkişi veya tercümanın kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması,
  • Lehine karar verilen tarafın yalan yere yemin ettiğinin sabit olması,
  • Karara esas alınan hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması,
  • Lehine karar verilen tarafın hileli bir davranışta bulunmuş olması,
  • Aynı taraflar, konu ve sebep hakkında çelişen iki kesinleşmiş hüküm bulunması,
  • Kararın, AİHS ihlali suretiyle verildiğinin AİHM kararıyla tespit edilmiş olması.

Bazı sebeplerde ceza mahkûmiyeti şartı

m.375/2, özellikle ağır iddialar içeren bazı sebepler için ek bir güvence getirir: (e) yalan tanıklık, (f) bilirkişi/tercümanın kasten yanlış beyanı ve (g) yalan yere yemin sebeplerine dayanılabilmesi için, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması şarttır.

Ancak bu şartın da bir istisnası vardır: delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse, ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu durumda ilgili sebep, yargılamanın iadesi davasının kendisinde ayrıca ispatlanmalıdır.

Neden bu kadar sıkı şartlar aranır?

Yargılamanın iadesi, hukuki istikrarı sarsan bir mekanizmadır — kesinleşmiş bir hükmün yeniden gündeme gelmesi anlamına gelir. Bu yüzden kanun koyucu, bu yola yalnızca gerçekten ciddi ve somut sebeplerin varlığında başvurulabilmesini sağlamak için sebepleri sınırlı sayıda belirlemiş ve bazılarını ceza mahkûmiyeti şartına bağlamıştır.

Örnek senaryo

Bir davada hükme esas alınan bir senedin, kararın kesinleşmesinden sonra sahte olduğu mahkeme kararıyla tespit edilir. Bu durumda, aleyhine hüküm verilen taraf, HMK m.375/1-d uyarınca yargılamanın iadesini talep edebilir.

Sık yapılan hatalar

  • Yargılamanın iadesini sıradan bir itiraz yolu gibi kullanmaya çalışmak. Bu, yalnızca m.375'te sayılan sınırlı sebeplerle mümkündür.
  • Yalan tanıklık iddiasını ceza mahkûmiyeti olmadan ileri sürebileceğini sanmak. m.375/2 uyarınca bu sebep için kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti aranır (istisnai hâller hariç).
  • Bu yolu normal istinaf/temyiz süreciyle karıştırmak. Yargılamanın iadesi, hüküm kesinleştikten sonra başvurulan ayrı bir mekanizmadır.
  • Sebepler listesinin örnekleyici olduğunu düşünmek. m.375/1'deki liste sınırlı sayıdadır; listede olmayan bir sebeple yargılamanın iadesi istenemez.

Sık sorulan sorular

Yargılamanın iadesi hangi hükümlere karşı istenebilir?

HMK m.374 uyarınca yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.

Yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı sayıda mıdır?

Evet, m.375/1 (a) ile (i) arasında sınırlı sayıda sebep sayar; bu sebepler dışında yargılamanın iadesi istenemez.

Sahte senet veya yalan tanıklık iddiası her zaman yeterli midir?

Hayır, m.375/2 uyarınca (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması şarttır.

Ceza mahkemesi kararı hiç aranmayan durum var mı?

Evet, delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu durumda sebep, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmelidir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Sözlük

Kesin süre nedir?

Kanunda veya hâkim tarafından kesin olarak belirlenen ve içinde işlem yapılmazsa o işlemi yapma hakkının düştüğü süredir.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi