Rehber
Yargılamanın yenilenmesi (iadesi): sebepler, süre ve usul
Yargılamanın iadesi talebinin şartları, kanundaki sebepler, süreler, başvuru dilekçesi, ön inceleme, yeniden yargılama ve icra üzerindeki etkisi.
Yargılamanın iadesi (yenilenmesi), kesinleşmiş bir hükmün, kanunda sayılan ağır sebeplerle yeniden görülmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur. HMK m.374-381'de düzenlenmiştir. Amaç, kesin hükmün istisnaen ortadan kaldırılmasıdır; bu nedenle sebepler sınırlı sayıda olup dar yorumlanır.
Hangi hükümlere karşı? (m.374)
Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yani olağan kanun yolları (istinaf, temyiz) tüketilmiş ya da kanuni süre geçirilmiş olmalıdır. Kanun yolu açıkken iade istenemez.
İade sebepleri (m.375)
m.375/1'de sayılan sebepler:
- a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,
- b) Davaya bakması yasak hâkimin (veya hakkındaki ret talebi merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin) karar vermiş veya karara katılmış olması,
- c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülüp karara bağlanmış olması,
- ç) Yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
- d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması,
- e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması,
- f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması,
- g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması,
- ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması,
- h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,
- ı) Kesinleşmiş bir hükümden sonra, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bunun da kesinleşmiş olması,
- i) Kararın Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine AİHM'e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
Ceza mahkûmiyeti şartı (m.375/2). (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde iade istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır; delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz, bu takdirde iade sebebi iade davasında öncelikle ispat edilmelidir.
Hile (m.376). Davanın taraflarından birinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilir.
Süre (m.377)
Yargılamanın iadesi süresi, sebebe göre şu tarihlerden itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır (m.377/1):
- a) Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmediğinin öğrenildiği,
- b) m.375/1'in (b) ve (c) bentlerindeki hâllerde kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu,
- c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,
- ç) (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,
- d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalktığından haberdar olunduğu,
- e) AİHM'in kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği tarihten.
Kısa süre, ciddi sonuç: üç aylık süre öğrenme tarihinden işler ve hak düşürücüdür; on yıllık süre ise mutlak üst sınırdır. Ayrıca m.375/1-ı (birbirine aykırı iki kesinleşmiş hüküm) sebebi için m.377/2 uyarınca süre ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.
Başvuru usulü (m.378-379)
- Nereye? Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe kararı veren mahkemece incelenir (m.378/1). Yani hükmü veren mahkemeye dava açılır.
- Teminat (m.378/2): mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre talepte bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat göstermesini isteyebilir.
- Ön inceleme (m.379): mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra kendiliğinden şunları inceler: talebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığı, kaldırılması istenen hükmün kesin veya kesinleşmiş olup olmadığı, ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığı. Bu koşullardan biri eksikse hâkim davayı esasa girmeden reddeder (m.379/2).
Yeniden yargılama ve icra (m.380-381)
- Karar (m.380/1): inceleme sonunda iade sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen ya da tamamen değiştirilir. Bu hâlde yeni karar, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir (m.380/2).
- İcra (m.381/1): yargılamanın iadesi davası hükmün icrasını durdurmaz. Ancak dava veya hükmün niteliğine ve diğer hâllere göre talep üzerine icranın durdurulmasına ihtiyaç duyulursa, talepte bulunandan teminat alınmak şartıyla iade talebini inceleyen mahkemece icranın durdurulması kararı verilebilir.
Diğer yargı kollarında
Ceza yargılamasında yargılamanın yenilenmesi CMK m.311 ve devamında, idari yargıda yargılamanın yenilenmesi İYUK m.53'te düzenlenmiştir; sebepler ve süreler farklıdır. Ayrıca AYM'nin bireysel başvuruda verdiği ihlal kararı üzerine yapılan yeniden yargılama 6216 m.50/2'ye tabidir.
Örnek senaryo
J, alacak davasını kaybetmiş ve karar kesinleşmiştir. Kararda dayanılan bir tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığı ceza mahkemesinin kesinleşen mahkûmiyet hükmüyle sabit olmuştur.
- Kesinleşmiş hüküm. Karar kesinleşmiştir; iade istenebilir (m.374/1).
- Sebep. İfadesi karara esas alınan tanığın yalan tanıklık yaptığının sabit olması m.375/1-e sebebidir.
- Süre. Süre, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği tarihten itibaren üç aydır ve hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde olmalıdır (m.377/1-ç).
- Nereye? J, kararı veren mahkemeye dilekçe verir (m.378/1).
- Teminat. Mahkeme J'den karşı tarafın zararını karşılayacak teminat isteyebilir (m.378/2).
- Ön inceleme. Mahkeme süre, kesinlik ve sebep şartlarını inceler; eksik varsa esasa girmeden reddeder (m.379).
- Yeniden yargılama. Sebep sabitse yeniden yargılama yapılır; önceki karar onanır veya değiştirilir (m.380/1).
- İcra. Karşı taraf hükmü icra ettiriyorsa, J teminat göstererek icranın durdurulmasını talep edebilir (m.381/1).
Sık yapılan hatalar
- Üç aylık süreyi kaçırmak. Süre sebebin öğrenilmesinden başlar (m.377/1).
- Olağan kanun yolu açıkken iade istemek. Hüküm kesin veya kesinleşmiş olmalıdır (m.374/1).
- Kanunda olmayan sebebe dayanmak. Sebepler sınırlıdır; ön incelemede reddedilir (m.379/1-c).
- Yeni delil ele geçirme sebebini geniş yorumlamak. Belgenin elde olmayan nedenlerle elde edilememiş olması gerekir (m.375/1-ç).
- Yanlış mahkemeye başvurmak. Kararı veren mahkeme yetkilidir (m.378/1).
- Teminat isteme ihtimalini hesaba katmamak. Mahkeme teminat isteyebilir (m.378/2).
- İade davası ile icranın durduğunu sanmak. İcra durmaz; ayrı talep ve teminat gerekir (m.381/1).
- Ceza ve idari yargıdaki iade kurallarını HMK ile karıştırmak. Süre ve sebepler farklıdır.
Ücretsiz hesaplayın
Sık sorulan sorular
Yargılamanın iadesi hangi kararlara karşı istenir?
HMK m.374/1 uyarınca kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir; olağan kanun yolları tükenmiş veya kanuni süre geçmiş hükümler için başvurulan olağanüstü bir yoldur.
Yargılamanın iadesi süresi ne kadardır?
m.377/1 uyarınca iadenin sebebinin öğrenildiği ilgili tarihten (örneğin yeni belgenin elde edilmesi, hilenin farkına varılması) itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
Yeni bir belge bulursam yargılamanın iadesi istenebilir mi?
Evet, koşulları varsa. m.375/1-ç uyarınca yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmesi bir iade sebebidir.
Yargılamanın iadesi davası icrayı durdurur mu?
Kural olarak hayır. m.381/1 uyarınca yargılamanın iadesi davası hükmün icrasını durdurmaz; ancak teminat alınmak şartıyla talep üzerine mahkeme icranın durdurulmasına karar verebilir.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Sözlük
Kesin süre nedir?
Kanunda veya hâkim tarafından kesin olarak belirlenen ve içinde işlem yapılmazsa o işlemi yapma hakkının düştüğü süredir.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Temyiz incelemesinin kapsamı: kimler, hangi kararlar, hangi sebepler
Temyiz edilebilen kararlar, süre ve dilekçe, Yargıtay incelemesinin kapsamı ve duruşma, bozma sebepleri, bozmaya uyma, direnme ve kanun yararına temyiz.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Görevsizlik ve yetkisizlik kararı: itiraz, dosyanın gönderilmesi ve iki haftalık süre (HMK m.1-23)
Görev ve yetki kuralları, kesin ve kesin olmayan yetki, yetki itirazı, görevsizlik ve yetkisizlik kararı sonrası işlemler, dosyanın gönderilmesi talebi, yargı yeri belirlenmesi ve süre kaçırmanın sonucu.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Sözlük
Bilirkişi nedir?
Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda mahkemece görüşüne başvurulan uzman kişidir. Bilirkişi hukuki değerlendirme yapamaz.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
