İçeriğe geç

Rehber

Destekten yoksun kalma tazminatı ve 7589 sayılı Kanun değişikliği

Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin tazminat hakkı, hesaplamada gözetilecek ilkeler ve 2026 tarihli değişiklikle gelen faiz ve mahsup düzenlemeleri.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?5 dk okuma

Bir kişinin ölümü hâlinde, onun desteğinden yoksun kalan yakınları, yoksun kaldıkları destek nedeniyle tazminat isteyebilir. Bu tazminat, ölüm nedeniyle mirasçılara geçen alacaktan ayrı ve kendi adlarına doğan bir haktır.

Dayanak ve kapsam

TBK m.53: ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:

  1. Cenaze giderleri.
  2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

Üçüncü bent destekten yoksun kalma tazminatının dayanağıdır. Cenaze gideri ve tedavi giderleri ise fiilen gideri yapan kişinin talebidir; mirasçılar için ayrıca hesaplanır.

Kim tazminat isteyebilir?

Destekten yoksun kalma, fiilen destek görme olgusuna bağlıdır. Kanun metni "desteğinden yoksun kalan kişiler" der; bu kişiler, ölenin ölümünden önce yaşamlarını sürdürmesi için düzenli olarak yararlandıkları kişilerdir (eş, çocuk, bakıma muhtaç anne-baba gibi). Sıfat, mirasçılıktan bağımsız değerlendirilir.

Hak sahipliğinin ve destek miktarının belirlenmesinde bilirkişi incelemesi çoğunlukla zorunlu olur; hâkim bu hesabı HMK m.266/1 uyarınca özel ve teknik bilgi gerektiren bir konu olarak bilirkişiye yaptırır.

Hesaplama ilkeleri (TBK m.55)

TBK m.55/1: destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Aynı fıkra iki önemli sınır koyar:

  • Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.
  • Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

Bu iki kural, tazminatın teknik hesapla belirlenmesini ve hakkaniyet indirimi yoluyla oynanmamasını sağlar. Sosyal güvenlik ödemelerinin mahsubu bakımından rücu edilebilir olup olmadığı ölçüttür: 5510 sayılı Kanun m.21/4 uyarınca üçüncü kişinin kusuru nedeniyle meydana gelen iş kazası/meslek hastalığında yapılan ödemelerin ilk peşin sermaye değerinin yarısı üçüncü kişilere rücu edilir. Bu, sosyal güvenlik ödemelerinin hesapta nasıl gözetileceğini etkileyen bir mekanizmadır.

7589 sayılı Kanunla gelen yeni kurallar (16/7/2026)

TBK m.55'e 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile iki fıkra eklenmiştir. Bu düzenlemeler çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıpları bakımından geçerlidir.

1. Faizin başlangıcı. Eklenen fıkra uyarınca:

  • Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına, haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten;
  • Kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden

itibaren kanuni faiz işletilir.

Bu düzenleme, dönemsel ayrım getirdiği için hesaplama raporunda tazminatın iki döneme ayrılmasını gerektirir: geçmiş dönem (kazancın bilindiği) ve gelecek dönem (kazancın bilinemediği). Bilirkişi raporunun bu ayrımı yapıp yapmadığı, itiraz ve ek rapor talebi bakımından önemli bir kontrol noktasıdır.

2. Önceden ödenen bedellerin mahsubu. İkinci eklenen fıkra: çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatları için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

Yani dava sürerken yapılan peşin ödemeler, ödeme tarihindeki tazminat miktarı esas alınarak oransal biçimde mahsup edilir; ödeme tutarı doğrudan nihai tazminattan düşülmez.

Geçiş. Bu düzenlemelerin derdest davalara ve kazanın önceki tarihte gerçekleştiği dosyalara uygulanıp uygulanmayacağı, Kanunun geçici ve yürürlük hükümlerine göre belirlenir. Dosya bazında bu hükümlerin ayrıca kontrol edilmesi gerekir; bu yazı, düzenlemenin varlığını ve içeriğini bildirir, geçiş rejimi hakkında kesin sonuç iddia etmez.

Zorunlu trafik sigortası ve destekten yoksun kalma

Ölümün trafik kazasından doğması hâlinde talep, işletene, sürücüye ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilir. KTK m.92 sigorta kapsamı dışında kalan hâlleri sayar; bunlardan biri destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin kapsam dışında kalmasıdır (m.92/j). Yani ölenin kazadaki kusuru, sigortacının ödeyeceği tutarı kusur oranında azaltır.

Dava öncesi sigortacıya yazılı başvuru, KTK m.97/1 uyarınca dava şartına yakın bir zorunluluktur.

Manevi tazminat

TBK m.56/2: ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Bu, destekten yoksun kalma tazminatından bağımsız bir taleptir ve trafik sigortasının kapsamı dışındadır (KTK m.92).

Zamanaşımı

KTK m.109/1: motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten iki yıl, her hâlde kaza gününden on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır (m.109/2).

Ölüm hâlinde ceza zamanaşımı çoğu zaman uzun olduğundan (taksirle öldürme suçunun zamanaşımı TCK'ya göre belirlenir) bu istisna önem taşır.

Örnek senaryo

K, trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. K'nın eşi ve reşit olmayan çocuğu, K'nın gelirinden yararlanmaktaydı. Kazadan sorumlu sürücünün aracı zorunlu trafik sigortalıdır.

  1. Talep sahipleri. Eş ve çocuk, kendi adlarına destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir (TBK m.53/3).
  2. Başvuru. Dava öncesi sigortacıya yazılı başvuru yapılır (KTK m.97).
  3. Hesaplama. Bilirkişi, K'nın gelirini, pay oranlarını ve destek süresini hesaplar. Tazminat teknik hesapla belirlenir; hâkim miktarı hakkaniyetle artıramaz veya azaltamaz (TBK m.55/1).
  4. Faiz. Hesap raporunda K'nın kazancının bilindiği döneme ilişkin tutar ile bilinemeyen döneme ilişkin tutar ayrı gösterilmelidir; ilk tutar için faiz kaza tarihinden, ikincisi için karar tarihinden işler (7589 sayılı Kanunla eklenen fıkra). Dosyanın geçiş hükümleri kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
  5. Peşin ödeme. Sigortacı dava sürerken kısmi ödeme yapmışsa, bu ödeme ödeme tarihindeki tazminata göre oransal mahsup edilir.
  6. Kusur indirimi. K'nın kazadaki kusuru varsa sigorta kapsamındaki tutar bu oranda azalır (KTK m.92/j); K'nın kusuru sürücünün sorumluluğunu da TBK m.52 uyarınca azaltabilir.
  7. Manevi tazminat. Eş ve çocuk, TBK m.56/2 uyarınca ayrıca manevi tazminat isteyebilir; bu talep sigortacıya değil sürücüye ve işletene yöneltilir.
  8. Süre. İki yıllık süre, zararı ve yükümlüyü öğrenmeden itibaren işler; ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.

Sık yapılan hatalar

  • Destekten yoksun kalmayı mirasçılıkla karıştırmak. Tazminat kişinin kendi adına doğan bir haktır.
  • Bilirkişi raporunda dönem ayrımını denetlememek. 7589 sayılı Kanunla gelen faiz kuralı iki dönemli hesap gerektirir.
  • Sosyal güvenlik ödemelerini hesaptan doğrudan düşmek. TBK m.55/1 rücu edilemeyen ödemelerin gözetilmesini yasaklar.
  • Hakkaniyet indirimi beklemek. Hesaplanan tazminat hakkaniyetle artırılamaz veya azaltılamaz.
  • Peşin ödemeyi düz tutar olarak mahsup etmek. Yeni düzenleme oransal mahsup öngörür.
  • Manevi tazminatı sigortacıdan istemek. KTK m.92 kapsamı dışındadır.
  • Geçiş hükmünü kontrol etmemek. Yeni kuralların dosyaya uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca belirlenmelidir.
  • Sigorta başvurusunu atlamak. KTK m.97/1 dava öncesi yazılı başvuruyu gerektirir.

Sık sorulan sorular

Destekten yoksun kalma tazminatı nedir?

TBK m.53/3 uyarınca ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazminidir.

Faiz ne zaman başlar?

TBK m.55’e 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tutara haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

Ödenen bedeller mahsup edilir mi?

TBK m.55’e eklenen fıkra uyarınca ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

Manevi tazminat da istenebilir mi?

Evet. TBK m.56/2 uyarınca ölüm hâlinde ölenin yakınlarına da uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler