İçeriğe geç

Rehber

İlamlı icra takibi ve icranın geri bırakılması

Mahkeme ilamına dayalı takibin usulü, borçlunun başvurabileceği yollar ve ilam niteliğindeki belgeler.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?6 dk okuma

İlamlı icra, alacağın bir mahkeme ilamıyla veya ilam niteliğindeki bir belgeyle tespit edilmiş olduğu hâllerde işleyen takip yoludur. İlamsız takipten temel farkı, borçlunun borca itiraz ederek takibi durduramamasıdır. Borçlunun elindeki araçlar sınırlıdır ve sıkı şekil şartlarına bağlıdır.

Yetki: her icra dairesi

İİK m.34: ilamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yerindeki icra dairesine havalesini isteyebilir.

Bu, ilamlı takibin ilamsız takipten ayrıldığı ilk noktadır: yetki itirazı söz konusu değildir. Alacaklı, tahsil kolaylığı bakımından en uygun icra dairesini seçebilir.

İcra emri

İİK m.32: para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder.

İcra emrinde, m.24'te yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve şunlar ihtar edilir:

  • Nihayet yedi gün içinde ödenmesi,
  • Bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse; icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı,
  • Bu müddet içinde m.74 gereğince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı,
  • Mal beyanında bulunmaz veya hakikate muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı.

Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı takiplerde (2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunla eklenen fıkra), uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir.

Mal beyanı yükümlülüğü, ilamlı takibin borçlu üzerindeki en güçlü baskı araçlarından biridir ve süresi icra emriyle birlikte işlemeye başlar.

İcranın geri bırakılması: İİK m.33

Borçlunun ilk yolu m.33'tür: icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir.

Üç sebep sayılmıştır ve bunlar sınırlıdır:

  • Zamanaşımı,
  • İmhal (borcun ertelenmiş olması),
  • İtfa (borcun sona ermiş olması, ödenmesi).

Bu sebepler dışındaki iddialar — örneğin ilamın haksız olduğu, alacağın hiç doğmadığı — ilamlı takipte ileri sürülemez. İlamın içeriği icra mahkemesinde tartışılamaz.

İspat şekli de sıkıdır: itfa veya imhal iddiası, yetkili mercilerce resen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.

Yani adi bir makbuz veya tanık beyanı yeterli değildir.

m.33/2 süre bakımından bir esneklik tanır: icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.

Bu ayrım önemlidir: icra emrinden önce gerçekleşmiş sebepler için yedi günlük süre içinde başvurulmalıdır; icra emrinden sonra gerçekleşmiş sebepler için süre yoktur.

m.33/3 bir teminat şartı getirir: icra mahkemesi geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu, ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılayacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla kanun yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya talebi üzerine kanun yolu süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu teminatı göstermeye lüzum yoktur.

m.33/4: borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun m.72 gereğince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır.

Teminat karşılığı erteleme: İİK m.36

İkinci yol, kanun yoluna başvuran borçluya tanınan m.36'dır (2/3/2005 tarihli 5311 sayılı Kanunla değişik).

İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu:

  • hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder, yahut
  • hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse, veya
  • borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise,

icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

m.36/2 bir muafiyet getirir: borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.

m.36/3 (24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanunla değişik): ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.

m.36/4 mutlak bir istisna koyar: nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.

Bu hüküm, HMK m.350/1 ve m.367/1'deki "nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez" kuralıyla örtüşür.

İlam niteliğindeki belgeler

İİK m.38, ilamlı takibe konu olabilecek belgeleri genişletir: mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi resen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir.

Aynı madde ekler: bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.

Bu listenin pratik değeri büyüktür. Özellikle düzenleme şeklinde hazırlanmış ve para borcu ikrarı içeren bir noter senedi, ilamlı takibe imkân verir. Bu nedenle sözleşme hazırlığında, borç ikrarının noterde düzenleme şeklinde yapılması, alacaklıya önemli bir avantaj sağlar; onaylama şeklindeki bir belge aynı sonucu vermez.

Zamanaşımı

İİK m.39/1: ilama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu ifade dikkatle okunmalıdır: süre ilam tarihinden değil, son muameleden işler. Dosyada yapılan her işlem süreyi yeniden başlatır. Bu nedenle uzun süre işlem yapılmayan ilamlı takip dosyalarında, son muamele tarihi tespit edilmeli ve on yılın dolup dolmadığı kontrol edilmelidir.

m.39/2: noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir. Yani m.38 kapsamında ilamlı takip yapılabilen noter senetleri, zamanaşımı bakımından on yıllık ilam süresine değil, kendi hukuki niteliklerine tabi sürelere bağlıdır.

Örnek senaryo

Bir alacaklı, lehine verilen ve kesinleşmemiş bir para alacağı ilamına dayanarak takip başlatmıştır. Borçlu istinaf yoluna başvurmuştur.

Değerlendirme:

  1. Kesinleşme gerekli mi? Karar bir para alacağına ilişkindir. HMK m.350/2'deki kesinleşme şartı kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaza ilişkin ayni haklar içindir; para alacağı bu kapsamda değildir. Takip kesinleşme beklenmeden başlatılabilir.
  2. İstinafın etkisi. HMK m.350/1 uyarınca istinaf başvurusu icrayı durdurmaz.
  3. Borçlunun yolu. Borçlu, İİK m.36 uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Teminat türleri maddede sayılmıştır; borçlunun malı zaten mahcuzsa ayrıca teminat gerekmez.
  4. Süre. İcra müdürü, icra mahkemesinden karar alınmak üzere uygun bir süre verir; bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.
  5. m.33 ayrı bir yol. Borçlu ayrıca, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde zamanaşımı, imhal veya itfa sebebiyle icra mahkemesine başvurabilir; ancak bu iddiaları noterce düzenlenmiş veya tasdik edilmiş ya da mahkeme önünde ikrar olunmuş belgeyle ispat etmelidir.
  6. Nafaka olsaydı. İlam nafakaya ilişkin olsaydı, m.36/4 uyarınca süre verilemezdi.
  7. Zamanaşımı. Dosyada uzun süre işlem yapılmazsa, m.39/1 uyarınca son muameleden itibaren on yıl gözetilir.

Sık yapılan hatalar

  • Para alacağı ilamında kesinleşme beklenmesi. HMK m.350/2 kesinleşme şartını yalnızca üç dava grubuna bağlar; gereksiz bekleme alacağı geciktirir.
  • Kanun yoluna başvurmanın takibi durduracağının sanılması. Ayrıca İİK m.36 yoluna gidilmelidir.
  • m.33'teki yedi günlük sürenin kaçırılması. İcra emrinden önce doğmuş sebepler için bu süre geçerlidir.
  • İtfa ve imhal iddiasının adi belgeyle ispatlanmaya çalışılması. m.33/1 noterlikçe yapılmış veya tasdik edilmiş ya da ikrar olunmuş senet arar.
  • Nafakada erteleme beklenmesi. m.36/4 buna açıkça engeldir.
  • Zamanaşımının ilam tarihinden hesaplanması. m.39/1 son muameleyi esas alır.
  • Noter senedinin türüne dikkat edilmemesi. m.38 uyarınca ilamlı takibe imkân veren, resen tanzim edilen (düzenleme şeklindeki) senetlerdir.
  • Mal beyanı yükümlülüğünün önemsenmesi gerektiğinin borçluya anlatılmaması. m.32 uyarınca hapisle tazyik ve cezai sonuç doğurur.

Sık sorulan sorular

İlamlı takip hangi icra dairesinde başlatılır?

İİK m.34 uyarınca ilamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir; yetki sınırlaması yoktur.

İcra emrinde hangi süre verilir?

İİK m.32 uyarınca hükmolunan şeyin nihayet yedi gün içinde ödenmesi ihtar edilir.

Borçlu icra emrine nasıl karşı çıkar?

İİK m.33 uyarınca yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir.

İlama dayalı takipte zamanaşımı ne kadardır?

İİK m.39 uyarınca ilama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Kambiyo Senedine Dayalı İcra Takibi

Çek, bono ve poliçeye dayalı icra takibinde ödeme emri, süreler ve borçlunun başvurabileceği yollar.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

İcra takibinde zamanaşımı ve süreler

İcra dosyalarında işleyen zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin tek tabloda karşılaştırması ve takip edilmesi.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Sözlük

İcra inkâr tazminatı nedir?

İlamsız takipte haksız itiraz eden borçlunun, itirazın iptali veya kaldırılması davasında alacaklının talebiyle mahkûm edildiği, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmayan tazminattır.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi