İçeriğe geç

Rehber

İlamsız icra takibi nasıl başlatılır?

Elinde ilam bulunmayan alacaklının genel haciz yoluyla takip başlatma usulü, ödeme emri ve takibin kesinleşmesi.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 24 Eylül 2026Son güncelleme: 24 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?7 dk okuma

İlamsız icra, elinde mahkeme ilamı bulunmayan alacaklının doğrudan icra dairesine başvurarak alacağını takip etmesidir. Türk icra hukukunun en çok kullanılan yolu budur ve takibin ilk üç haftasında verilen kararlar, dosyanın bütün seyrini belirler.

Takip talebi

İİK m.58/1 (2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunla değişik): takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.

Aynı madde talepte gösterilecek kayıtları sayar. Alacaklı bakımından (m.58/2-1): alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri. Alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye'de göstereceği yerleşim yeri bildirilir; yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.

Borçlu bakımından (m.58/2-2): borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa kimlik veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri.

Bir terekeye karşı yapılan taleplerde, kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri gösterilir.

Banka hesap bilgisinin talepte yer alması 2012 değişikliğiyle gelmiştir ve zorunludur; ödemenin yapılacağı hesap gösterilmezse talep eksik kalır.

Ödeme emri

İİK m.60/1 (6352 sayılı Kanunla değişik): icra müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi hâlinde verilen karar tutanağa yazılır.

Bu, icra müdürüne bir inceleme yetkisi tanır; talep şekil şartlarını taşımıyorsa reddedilebilir ve ret kararı tutanağa geçirilir.

Ödeme emrinin içeriği m.60/2'de sayılmıştır:

  1. Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, m.58'e göre takip talebine yazılması gereken kayıtlar.
  2. Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi; borç teminat verilmesi yükümlülüğü ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarı.
  3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi hâlde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı.

Üçüncü bent, borçlu vekili bakımından hayati önemdedir: imza inkârı, genel itirazdan ayrı ve açık biçimde yapılmalıdır. "Borca itiraz ediyorum" demek, imzayı da inkâr etmiş sayılmayı sağlamaz. Bu ayrım yapılmazsa senet, borçludan sadır sayılır ve sonraki aşamalarda imza incelemesi istenemez.

İtiraz ve takibin durması

İİK m.62/1: itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.

İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire, gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir.

m.62/2: takibe itiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.

m.62/3 borçluya bir yükümlülük getirir: borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır.

m.62/4 kısmi itiraz için bir şekil şartı koyar: borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.

Bu, uygulamada sık rastlanan bir hata kaynağıdır: "borcun bir kısmına itiraz ediyorum" demek yetmez; hangi kalem ve ne miktar olduğu somut biçimde yazılmalıdır.

İtirazın sonucu m.66'dadır: müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe kabul ettiği miktar için devam olunur.

m.66/2: borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini isteyebilir.

İtiraz sebeplerinin sınırı

İİK m.63 (17/7/2003 tarihli 4949 sayılı Kanunla değişik): itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.

Bu hüküm, itiraz dilekçesinin baştan eksiksiz hazırlanmasını zorunlu kılar. İcra dairesine verilen itirazda ileri sürülmeyen bir sebep, sonradan icra mahkemesinde ileri sürülemez. Zamanaşımı, ödeme, takas veya yetkiye ilişkin itirazlar başlangıçta yazılmalıdır.

Haciz isteme süresi

İİK m.78/1 (22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunla değişik): ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra, mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir.

Aynı fıkra önemli bir imkân getirmiştir: alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın UYAP üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda sistem, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. İcra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder.

Aynı fıkra bir sınır da koyar: sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz.

m.78/2 süreyi belirler: haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları hâlinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.

m.78/4: haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.

Bir yıllık süre, takip dosyalarında en sık kaçırılan süredir. Dosya muameleden kaldırıldığında takip son bulmaz; ancak yenileme gerekir ve bu ek masraf ile zaman kaybı doğurur.

Menfi tespit davası

Borçlunun elinde bulunan karşı araç, İİK m.72'deki menfi tespit davasıdır: borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

Takip zamanına göre sonuç değişir:

  • Takipten önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (m.72/2).
  • Takipten sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir (m.72/3).

Bu ayrım, dava açılacak zamanı belirleyen tek başına yeterli bir gerekçedir: takip başlamadan açılan dava takibi durdurabilirken, sonradan açılan dava yalnızca paranın ödenmesini engelleyebilir.

Sonuçlar bakımından m.72/4 ve m.72/5:

  • Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar; alacaklı, alacağını geç almaktan doğan zararlarını teminattan alır ve bu zarar her hâlde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
  • Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hâle iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir; takdir edilecek zarar takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Örnek senaryo

Bir alacaklı, adi yazılı bir sözleşmeye dayanarak ilamsız takip başlatmıştır. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden altı gün sonra icra dairesine "borcum yoktur, itiraz ediyorum" şeklinde bir dilekçe vermiştir.

Değerlendirme:

  1. Süre. İtiraz, tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılmıştır (m.62/1); süresindedir ve m.66 uyarınca takibi durdurur.
  2. İmza inkârı eksik. Dilekçede imzanın inkâr edildiği ayrıca ve açıkça belirtilmemiştir. m.60/2-3 uyarınca senet borçludan sadır sayılır; sonradan imza incelemesi istenemez.
  3. Sebeplerin sınırı. m.63 uyarınca borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Zamanaşımı veya ödeme iddiası varsa başlangıçta yazılmalıydı.
  4. Adres bildirimi. m.62/3 uyarınca borçlu, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır; bildirmezse takip talebindeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılır.
  5. Alacaklının yolu. Elinde m.68/1'deki belgelerden biri yoksa, m.67 uyarınca itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmalıdır.
  6. Haciz süresi. İtiraz nedeniyle takip durduğundan, m.78/2 uyarınca itirazın vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre bir yıllık haciz isteme süresine dahil edilmez.
  7. Borçlunun alternatifi. Borçlu ayrıca m.72 uyarınca menfi tespit davası açabilir; ancak takip başladığından ihtiyati tedbirle takibin durdurulması istenemez.

Sık yapılan hatalar

  • İmza inkârının ayrıca yazılmaması. m.60/2-3 uyarınca açıkça bildirilmezse senet borçludan sadır sayılır.
  • Kısmi itirazda miktarın gösterilmemesi. m.62/4 uyarınca itiraz edilmemiş sayılır.
  • İtiraz sebeplerinin eksik yazılması. m.63, sonradan genişletmeye izin vermez.
  • Bir yıllık haciz isteme süresinin kaçırılması. m.78/2; dosya muameleden kaldırılır ve yenileme gerekir.
  • Takip talebinde banka hesap bilgisinin yazılmaması. m.58/2-1 bunu zorunlu kılar.
  • Menfi tespit davasının takipten sonraya bırakılması. m.72/3 uyarınca bu aşamada takip durdurulamaz.
  • Adres bildirme yükümlülüğünün atlanması. m.62/3, borçlu aleyhine bir tebligat karinesi doğurur.
  • UYAP sorgulama imkânının kullanılmaması. m.78/1, haciz talebinden önce mal araştırması yapılmasına imkân verir.

Sık sorulan sorular

Takip talebi nasıl yapılır?

İİK m.58/1 uyarınca takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.

Ödeme emrinde hangi süre verilir?

İİK m.60/2 uyarınca borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, borç teminat verilmesi yükümlülüğü ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtar edilir.

Haciz ne zamana kadar istenebilir?

İİK m.78/2 uyarınca haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer; itiraz veya dava hâlinde geçen süre hesaba katılmaz.

Haciz istemeden mal sorgusu yapılabilir mi?

Evet. İİK m.78/1 uyarınca alacaklı, haciz talebinde bulunmaksızın UYAP üzerinden borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir ve sistem üzerinden haciz talep edebilir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 24 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Kambiyo Senedine Dayalı İcra Takibi

Çek, bono ve poliçeye dayalı icra takibinde ödeme emri, süreler ve borçlunun başvurabileceği yollar.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Sözlük

İcra inkâr tazminatı nedir?

İlamsız takipte haksız itiraz eden borçlunun, itirazın iptali veya kaldırılması davasında alacaklının talebiyle mahkûm edildiği, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmayan tazminattır.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Maaş haczi: dörtte bir kuralı, haciz sırası, emekli maaşı ve itiraz (İİK m.83)

İcra ve İflas Kanunu m.83'e göre maaş ve ücretler, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar düşüldükten sonra haczedilebilir; haczedilecek miktar dörtte birden az olamaz. Birden fazla haciz sıraya konur. SGK'dan alınan emekli aylıkları ise 5510 sayılı Kanun m.93 uyarınca nafaka ve SGK alacakları dışında borçlunun muvafakati olmadan haczedilemez.

28 Eylül 2026 tarihinde güncellendi