İçeriğe geç

Rehber

Ödeme emrine itiraz ve itirazın kaldırılması

İİK m.68 uyarınca itirazın icra mahkemesinde kaldırılmasının koşulları, hangi belgelerin yeterli sayıldığı ve sonuçları.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 24 Eylül 2026Son güncelleme: 24 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?5 dk okuma

Borçlu ödeme emrine itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklının önünde iki yol vardır: itirazın kaldırılması (icra mahkemesinde, belgeye dayalı, hızlı) veya itirazın iptali (genel mahkemede, her türlü delille, uzun). Hangisinin seçileceği, elde bulunan belgenin niteliğine bağlıdır.

İtirazın kaldırılmasının koşulu: belge

İİK m.68/1 (17/7/2003 tarihli 4949 sayılı Kanunla değişik) yolu açar: talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Belge kategorileri şunlardır:

  1. İmzası ikrar edilen ve borç ikrarını içeren senet. İmza borçlu tarafından inkâr edilmemişse veya inkâr edilip de ikrar edilmiş sayılıyorsa bu kapsamdadır.
  2. Noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senet.
  3. Resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belge.

Belgenin borç ikrarını içermesi aranır. Bir sözleşmenin varlığı tek başına yeterli değildir; belgenin, belirli bir miktar borcun kabulünü göstermesi gerekir.

Elde bu nitelikte bir belge yoksa itirazın kaldırılması yoluna gidilemez; alacaklı m.67'deki itirazın iptali davasını açmalıdır.

Altı aylık süre ve sonucu

m.68/1 son cümlesi ağır bir yaptırım getirir: bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.

Bu cümle dikkatle okunmalıdır. Süre kaçırıldığında yalnızca o takip düşmez; aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz. Alacaklının önünde genel mahkemede dava açmaktan başka yol kalmaz.

Süre, itirazın alacaklıya tebliği tarihinden işler. İtiraz, m.62/2 uyarınca üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir; bu muhtıranın tebliğ tarihi takvime işlenmelidir.

Borçlunun belge ibrazı

m.68/2: borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.

m.68/3: itiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur.

Bu iki fıkra, itirazın kaldırılması yargılamasının niteliğini gösterir: her iki taraf da belgeyle konuşur. İcra mahkemesi tanık dinlemez, geniş bir yargılama yapmaz; önüne gelen belgeleri karşılaştırır.

Borçlu vekilinin görevi bu nedenle açıktır: ödeme, takas, ibra veya erteleme iddiası varsa, bunu m.68/1'deki nitelikte bir belgeyle ortaya koymak gerekir. Aksi hâlde itiraz kaldırılır.

Bekletici mesele yasağı

m.68/4 iki şey düzenler. İlki bir istisnadır: borçlu murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup da terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir.

İkincisi genel kuraldır: bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.

Bu yasak, itirazın kaldırılması yolunun hızını korur. Devam eden bir ceza soruşturması, başka bir hukuk davası veya idari süreç gerekçe gösterilerek dosya bekletilemez. Borçlu vekili bakımından sonuç şudur: paralel yürüyen bir dava varsa, buna dayanarak erteleme beklenmemelidir.

İmza inkârı ve para cezası

m.68/5 (9/11/1988 tarihli 3494 sayılı Kanunla değişik) özel bir durum düzenler: borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse, hâkim m.68/a'daki usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder.

Aynı fıkra bir telafi imkânı tanır: alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.

Bu hüküm, alacaklı vekilini uyarır: borçlunun sunduğu bir ibra veya ödeme belgesindeki imzanın dayanaksız biçimde inkâr edilmesi, doğrudan bir para cezası riski taşır.

İtirazın iptali ile karşılaştırma

İki yol arasındaki seçim şu ölçütlere göre yapılır:

Ölçüt İtirazın kaldırılması (m.68) İtirazın iptali (m.67)
Merci İcra mahkemesi Genel mahkeme
Süre İtirazın tebliğinden altı ay İtirazın tebliğinden bir sene
Dayanak Yalnızca m.68/1'deki belgeler Her türlü delil
İnceleme Belge üzerinden, dar Genel hükümlere göre, geniş
Süre kaçırılırsa Yeniden ilamsız takip yapılamaz Umumi hükümlere göre dava hakkı saklı

Son satır önemli bir farktır. İİK m.67/5 uyarınca itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Buna karşılık m.68/1'deki altı aylık sürenin kaçırılması, yeniden ilamsız takip yapılmasını engeller.

Elde m.68/1 kapsamında bir belge varsa, itirazın kaldırılması yolu hem daha hızlı hem de daha ucuzdur. Belge yoksa veya belgenin bu kapsamda olduğu tartışmalıysa, itirazın iptali davası daha güvenli tercihtir.

Örnek senaryo

Bir alacaklının elinde, borçlunun imzasını taşıyan ve belirli bir miktar borcu kabul ettiğini gösteren adi yazılı bir belge vardır. Borçlu ödeme emrine itiraz etmiş, itiraz alacaklıya tebliğ edilmiştir. Borçlu itirazında imzayı inkâr etmemiştir.

İzlenecek yol:

  1. Belge niteliği. İmza inkâr edilmediğinden belge, m.68/1 anlamında imzası ikrar edilmiş borç ikrarını içeren senet niteliğindedir. İtirazın kaldırılması yolu açıktır.
  2. Süre. İtirazın tebliğ tarihinden itibaren altı aylık süre takvime işlenir. Kaçırılırsa m.68/1 uyarınca yeniden ilamsız takip yapılamaz.
  3. Talep. İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması istenir.
  4. Borçlunun savunması. Borçlu ödeme iddiasında bulunursa, m.68/2 uyarınca bunu belgeyle ortaya koymalıdır. Belge sunamazsa itiraz kaldırılır.
  5. Bekletici mesele. Borçlu, aynı konuda açılmış bir davanın sonucunun beklenmesini isterse, m.68/4 uyarınca bu talep reddedilir; terekenin borca batıklığı istisnası burada söz konusu değildir.
  6. İmza inkârı riski. Borçlu bir ibraname sunar ve alacaklı bu belgedeki imzayı inkâr ederse, m.68/5 uyarınca imzanın alacaklıya ait çıkması hâlinde talep reddedilir ve alacaklı belgenin değerinin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.
  7. Alternatif. Belgenin m.68/1 kapsamında olup olmadığı tartışmalıysa, bir yıllık süre içinde m.67 uyarınca itirazın iptali davası açmak daha güvenlidir.

Sık yapılan hatalar

  • Altı aylık sürenin kaçırılması. Sonucu yalnızca talebin reddi değil, yeniden ilamsız takip yapılamamasıdır.
  • Belgenin niteliğinin yanlış değerlendirilmesi. Belge borç ikrarı içermiyorsa m.68 yolu kapalıdır.
  • Borçlunun belge olmadan savunma yapması. m.68/2 uyarınca belge sunulamazsa itiraz kaldırılır.
  • Bekletici mesele beklenmesi. m.68/4 bunu yalnızca terekenin borca batıklığı hâlinde tanır.
  • İmzanın dayanaksız inkârı. m.68/5, alacaklı için yüzde on para cezası riski doğurur.
  • İki yolun sürelerinin karıştırılması. Kaldırma altı ay, iptal bir senedir.
  • Süre başlangıcının yanlış hesaplanması. Her iki süre de itirazın alacaklıya tebliği tarihinden işler.
  • Belge varken doğrudan dava açılması. İtirazın kaldırılması, belge varsa çok daha hızlı sonuç verir.

Sık sorulan sorular

İtirazın kaldırılması hangi sürede istenir?

İİK m.68/1 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Hangi belgelerle itirazın kaldırılması istenebilir?

İmzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanılabilir.

Altı aylık süre kaçırılırsa ne olur?

m.68/1 son cümlesi uyarınca bu süre içinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.

İtirazın kaldırılmasında bekletici mesele yapılabilir mi?

Hayır. m.68/4 uyarınca terekenin borca batıklığı istisnası dışında, ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 24 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Kıymet Takdirine İtiraz

Satıştan önce yapılan kıymet takdirine karşı ilgililerin başvurabileceği yol ve süreler.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

İhtiyati Haciz Kararı

Para alacağının tahsilini güvence altına almak için borçlunun mallarına geçici olarak el konulması.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Kambiyo Senedine Dayalı İcra Takibi

Çek, bono ve poliçeye dayalı icra takibinde ödeme emri, süreler ve borçlunun başvurabileceği yollar.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Konkordato süreci ve geçici mühlet

İİK m.285 vd. uyarınca konkordato talebi, eklenecek belgeler, geçici ve kesin mühlet ile mühletin sonuçları.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi