İçeriğe geç

Rehber

Taşınmaz rehni türleri: ipotek, ipotekli borç senedi ve irat senedi (TMK m.850)

Taşınmaz rehninin kurulabileceği üç sınırlı türün (ipotek, ipotekli borç senedi, irat senedi) tanıtımı ve taşınmaz rehni için sınırlı sayı ilkesinin uygulanması.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?2 dk okuma

Bir alacağın taşınmaz üzerinde güvence altına alınması, Türk hukukunda sınırlı sayıda belirlenmiş yollarla mümkündür. Bu sınırlamanın temeli TMK m.850'dir.

Sınırlı sayı ilkesi: üç tür

TMK m.850 kısa ama kesin bir kural koyar: taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir. Madde metnindeki "ancak" ifadesi, bu düzenlemenin sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesine dayandığını gösterir — taraflar, kanunun tanıdığı bu üç tür dışında yeni bir taşınmaz rehni türü oluşturamazlar.

Üç türün kısa tanıtımı

  • İpotek: Uygulamada en sık kullanılan tür olup, bir alacağın güvence altına alınması amacıyla taşınmaz üzerinde kurulan, alacağın varlığına bağlı (fer'i nitelikte) bir rehin türüdür.
  • İpotekli borç senedi: Kıymetli evrak niteliği taşıyan, borcun bizzat senede bağlandığı bir taşınmaz rehni türüdür.
  • İrat senedi: Taşınmaz üzerinden düzenli ödemeler (irat) sağlamaya yönelik, kendine özgü bir taşınmaz rehni türüdür.

Bu üç tür, kendi aralarında farklı hukuki niteliklere ve sonuçlara sahiptir; ancak hepsi taşınmaz üzerinde bir rehin hakkı kurma işlevini görür.

Sınırlı sayı ilkesinin önemi

Taşınmaz rehninin yalnızca bu üç şekilde kurulabilmesi, hukuki güvenliği ve öngörülebilirliği sağlamayı amaçlar. Eşya hukukunda ayni haklar, kural olarak sözleşme özgürlüğünün dışında, kanunun belirlediği sınırlı sayıda tür ile kurulabilir; bu, üçüncü kişilerin (örneğin sonraki alacaklıların) taşınmaz üzerindeki yükleri önceden bilebilmesini sağlar.

Neden bu ayrım pratikte önemlidir?

Bir alacaklının taşınmaz üzerinde güvence tesis etmek istemesi hâlinde, hangi türü seçeceği, alacağın niteliğine ve tarafların ihtiyaçlarına göre değişir. İpotek, mevcut veya ileride doğacak bir alacağı güvence altına almak için en esnek ve yaygın araçken; ipotekli borç senedi ve irat senedi, daha özel ve kıymetli evrak niteliği taşıyan durumlar için tercih edilir.

Örnek senaryo

Bir banka, verdiği krediyi güvence altına almak için müşterisinin taşınmazı üzerinde bir rehin hakkı tesis etmek istemektedir. TMK m.850 uyarınca bu güvence, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir; banka bu üç tür dışında kendine özgü bir rehin düzenlemesi oluşturamaz. Uygulamada bu tür işlemlerde genellikle ipotek tercih edilir.

Sık yapılan hatalar

  • Taraflar arasında serbestçe farklı bir taşınmaz rehni türü kararlaştırılabileceğini sanmak. m.850, sınırlı sayı ilkesiyle bunu engeller.
  • İpotek, ipotekli borç senedi ve irat senedini birbirinin aynı kabul etmek. Bu üç tür, farklı hukuki niteliklere sahip ayrı kurumlardır.
  • Taşınır rehniyle taşınmaz rehnini karıştırmak. m.850 yalnızca taşınmaz üzerindeki rehni düzenler; taşınır rehni farklı kurallara tabidir.
  • Sınırlı sayı ilkesinin yalnızca mülkiyet hakkına özgü olduğunu düşünmek. Bu ilke, rehin gibi diğer sınırlı ayni haklar için de geçerlidir.

Sık sorulan sorular

Taşınmaz rehni hangi şekillerde kurulabilir?

TMK m.850 uyarınca taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir.

Taraflar bu üç tür dışında serbestçe bir rehin türü oluşturabilir mi?

Hayır, madde metninin "ancak" ifadesi, bu üç türün sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesiyle belirlendiğini gösterir; taraflar bu üçünün dışında yeni bir rehin türü icat edemez.

En yaygın kullanılan taşınmaz rehni türü hangisidir?

Uygulamada en yaygın kullanılan tür ipotektir; bankacılık ve kredi işlemlerinde sıklıkla bu tür tercih edilir.

İpotekli borç senedi ve irat senedi ipotekten farklı mıdır?

Evet, bunlar kıymetli evrak niteliği taşıyan, ipotekten farklı hukuki özelliklere sahip ayrı taşınmaz rehni türleridir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler