İçeriğe geç

Sözlük

Tam yargı davası: idarenin zararı tazmin yükümlülüğü ve süreler

İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların idarece tazmini için tam yargı davasının şartları, idareye başvuru zorunluluğu, süre ve tazminat hesabı.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 27 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?

Tam yargı davası, idarenin işlem veya eylemi nedeniyle kişinin uğradığı zararın para olarak tazmin edilmesini amaçlayan davadır. İptal davasından farkı, işlemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmakla yetinmemesi, mali telafi de sağlamasıdır. Bu davada idareye başvuru şartı ve kısa süreler önemlidir.

Tanım ve dayanak

İYUK m.2/1-b: idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları. Yani davacı, kişisel hakkının ihlal edildiğini göstermelidir; menfaat ihlali (iptal davası) yeterli değildir, kişisel hak (mal, beden bütünlüğü, kazanç gibi) doğrudan zarar görmüş olmalıdır.

Zararın kaynağı. Tam yargı davasının konusu iki türlü olabilir:

  • İdari işlem nedeniyle doğan zarar (hukuka aykırı bir işlem — örneğin haksız görevden alma, hukuka aykırı imar işlemi).
  • İdari eylem nedeniyle doğan zarar (fiili işler — örneğin kamu hizmetinin hatalı yürütülmesi, kamu hastanesindeki tıbbi hata, kamu aracının kazası).

Sorumluluk esasları (kusur sorumluluğu, hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk) idare hukukunun genel ilkeleriyle belirlenir; İYUK bu esasları değil, usulü düzenler.

Dava açma yolları (m.12)

İYUK m.12: ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla:

  • Doğrudan doğruya tam yargı davası açabilirler,
  • İptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilirler,
  • İlk önce iptal davası açarak, bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması hâlinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.

Bu hâllerde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.

Uygulamada: işlemin hukuka aykırılığı önce iptal davasıyla ortaya konulup sonra tazminat istenebilir; bu, tazminat davasında hukuka aykırılık tartışmasını kısaltır.

İdareye başvuru şartı (m.13)

İYUK m.13/1: idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.

Sonuçlar:

  • Reddedilirse: bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren,
  • Cevap verilmezse: istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde, bu sürenin bittiği tarihten itibaren

dava süresi içinde dava açılabilir (m.13/1). Dava süresi tam yargı davalarında da İYUK m.7 uyarınca kural olarak altmış gündür; vergi uyuşmazlıklarından doğan tam yargı davalarında otuz gündür.

Adli yargıya yanlış başvuru. m.13/2: görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Bu hüküm, kamu idaresine karşı adli yargıda yanlışlıkla açılan davaların süre kaybı yaratmaması için önemlidir.

İşlemlerde başvuru. İşlemden doğan zararlarda doğrudan dava mümkündür; idareye başvuru zorunluluğu eylemler içindir. Bununla birlikte işlem hakkında idareye başvuru yapılırsa m.10 ve m.11 hükümleri (otuz günlük cevap süresi, sürenin durması) uygulanır.

Zararın kapsamı ve hesaplanması

Tam yargı davalarında ispat ve hesaplama, özel hukuktaki tazminat ilkelerine yakındır. TBK m.55/2 bu bakımdan açıktır: destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlara ilişkin hükümler, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Yani kamu aracının kaza yapması veya kamu hastanesinde hata yapılması hâlinde maddi tazminat hesabı, TBK'daki ilkelere göre yapılır.

7589 sayılı Kanunla eklenen kurallar. TBK m.55'e 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkralar (çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında kazancın bilindiği döneme olay tarihinden, bilinemeyen döneme karar tarihinden itibaren kanuni faiz; tahkikata kadar yapılan ödemelerin oransal mahsubu) bu davalarda da hesaplama bakımından önem taşır; ancak yeni kuralların derdest davalara ve eski olaylara uygulanıp uygulanmayacağı geçiş hükümlerine göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Manevi tazminat. İdarenin eylem ve işlemleri nedeniyle kişilik hakları zedelenmişse (örneğin haksız gözaltı, bedensel zarar), manevi tazminat da istenebilir; miktar hâkimin takdirindedir.

Miktarın belirtilmesi. İYUK m.3/2-d: tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar dilekçede gösterilir. Belirtilen miktar dava dilekçesinde tazminat talebinin sınırını gösterir; ancak İYUK m.16/4'e eklenen cümle uyarınca tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilmesi mümkündür; yine de dilekçede açık miktar belirtmek ve gerekiyorsa artırım/ıslah olanaklarını değerlendirmek önemlidir.

Yetkili mahkeme

İYUK m.36: idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme sırasıyla:

  • a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkeme,
  • b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer mahkemesi,
  • c) Diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesi.

Duruşma

İYUK m.17/1: tam yargı davalarında, kanunda belirtilen parasal sınırı aşan davalarda taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır; duruşma talebi dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir (m.17/3). Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir (m.17/5). Ayrıca mahkeme kendiliğinden de duruşma yapılmasına karar verebilir (m.17/4).

Örnek senaryo

N, kamu hastanesinde geçirdiği bir ameliyatta hatalı işlem nedeniyle kalıcı sakatlık geçirmiştir. Hatayı 3 Mayıs'ta öğrenmiş; ameliyat tarihi iki yıl öncedir.

  1. Dava türü. Zarar bir idari eylemden (hizmet kusuru) doğmuştur; tam yargı davası açılacaktır (m.2/1-b).
  2. Önce idareye başvuru. N, eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde hastane idaresine başvurmalıdır (m.13/1). Eylem iki yıl önce olduğundan beş yıllık süre içindedir.
  3. Cevap. İdare başvurudan sonra otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve N, bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açabilir (m.13/1, m.10/2).
  4. Dava süresi. Genel dava açma süresi altmış gündür (m.7/1).
  5. Mahkeme. Eylemin yapıldığı yer idare mahkemesi yetkilidir (m.36/b).
  6. Tazminat kalemleri. N, tedavi giderleri, kazanç kaybı ve kalıcı maluliyet nedeniyle maddi tazminat; ayrıca manevi tazminat ister. Hesaplama TBK'daki bedensel zarar ilkelerine göre yapılır (TBK m.55/2).
  7. Ceza davası ve diğer yollar. Sorumlu personel hakkında ceza soruşturması ayrıca yürütülebilir; idari yargıdaki tam yargı davası bundan bağımsızdır.
  8. Yanlış yargı yolu. N yanlışlıkla adli yargıda dava açsa ve görevsizlik kararı verilse, sonradan idari yargıda dava açarken idareye başvuru şartı aranmaz (m.13/2).

Sık yapılan hatalar

  • İdari eylemlerde idareye başvurmadan dava açmak. İYUK m.13/1 başvuruyu şart koşar.
  • Bir yıllık başvuru süresini kaçırmak. Öğrenmeden itibaren bir yıl ve eylemden itibaren beş yıl aranır.
  • Cevap süresini beklemeden dava açmak. Otuz gün beklenir veya ret kararı alınır.
  • Miktarı dilekçede belirtmemek. m.3/2-d miktarın gösterilmesini ister.
  • Kalemleri karıştırmak. Maddi ve manevi tazminat ayrı gerekçelerle istenmelidir.
  • Yetkili mahkemeyi yanlış belirlemek. m.36 sıralı yetki kuralları içerir.
  • Adli yargıda açılan davanın süreyi kesmediğini sanmak. Görev yönünden red sonrası idari yargıda başvuru şartı aranmaz (m.13/2), ancak dava süresi ayrıca değerlendirilir.
  • Zarar ile idari işlem/eylem arasındaki illiyet bağını belgelememek. İspat ve bilirkişi raporu belirleyicidir.

Sık sorulan sorular

Tam yargı davası nedir?

İYUK m.2/1-b uyarınca idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalardır.

Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mu?

İdari eylemlerde evet. İYUK m.13/1 uyarınca idari eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulur; işlemden doğan zararlarda ise doğrudan tam yargı davası açılabilir (m.12).

İdare başvuruya cevap vermezse ne olur?

İsteğin reddi hâlinde işlemin tebliğini izleyen günden, otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir (m.13/1).

Tazminat hesabında hangi kanun uygulanır?

TBK m.55/2 uyarınca destekten yoksun kalma ve bedensel zararlara ilişkin hükümler, her türlü idari eylem ve işlemlerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kaybı veya ölüme bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 27 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler