İçeriğe geç

Rehber

AİHM başvurusu ve iç hukuk yollarının tüketilmesi

AİHM başvurusunun şartları, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusuyla ilişkisi, süre, AİHM kararlarının iç hukukta yeniden yargılama sebebi olması ve dikkat edilecekler.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?4 dk okuma

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru, iç hukukta hakkın giderilememesi hâlinde başvurulan uluslararası bir yoldur. Türkiye bakımından bu yol, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyla birlikte düşünülmelidir. Bu yazı, iki yolun ilişkisini, iç hukuk yollarının tüketilmesi şartını ve AİHM kararlarının iç hukukta yeniden yargılama sebebi olmasını özetler. AİHM usulünün ayrıntıları ve güncel süreler Mahkemenin kendi düzenlemelerinden ayrıca kontrol edilmelidir.

İki başvuru yolunun ilişkisi

  • AYM bireysel başvurusu: 6216 m.45/1 uyarınca Anayasada güvence altına alınmış ve Sözleşme ile protokoller kapsamındaki haklara ilişkin ihlal iddiaları AYM'ye taşınabilir. Şart olarak kanun yollarının tüketilmesi aranır (m.45/2).
  • AİHM başvurusu: Sözleşme m.35 uyarınca iç hukuk yolları tüketildikten sonra yapılabilir. Türkiye'de AYM bireysel başvurusu etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğinden, genel olarak önce AYM'ye başvurmak gerekir.

Sıralama (genel): olağan kanun yolları (istinaf, temyiz) → AYM bireysel başvurusu → AİHM başvurusu. Yani AİHM başvuru süresi, genel olarak AYM kararının kesinleşmesi ve bildirilmesiyle işler; ancak AYM başvurusunun kabul edilemez bulunduğu (süre aşımı gibi) hâllerde AİHM de başvuruyu iç hukuk yollarının usulüne uygun tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez sayabilir. Bu nedenle AYM başvurusu süresinde ve usulüne uygun yapılmalıdır (m.47/5).

Tüketilecek yollar ve şikâyetin aynılığı

AİHM önünde ileri sürülecek şikâyet, iç hukukta özünde ileri sürülmüş olmalıdır. Bu nedenle:

  • Aynı hak ihlali derece mahkemelerinde ve AYM'de açıkça dile getirilmelidir; iç hukukta hiç ileri sürülmemiş bir şikâyet AİHM'de reddedilebilir.
  • Olağanüstü yollar (yargılamanın yenilenmesi gibi) genel olarak tüketilmesi gereken yollardan sayılmaz; başvuru süresini de uzatmaz.
  • Etkili olmayan yollar tüketilmez; yolun etkisiz olduğu iddia ediliyorsa bunun somut gerekçeleri gösterilmelidir.

Süre

Sözleşmenin 35. maddesinde başvuru süresi, 15 No'lu Protokolün yürürlüğe girmesiyle dört aya indirilmiştir; bu süre, kesin iç hukuk kararının verildiği tarihten itibaren işler. Önceki dönemde bu süre altı aydı. Süre çok kısa olduğundan, başvuru öncesinde güncel süre ve başlangıç ölçütü Mahkemenin resmî belgelerinden doğrulanmalıdır. AYM başvurusunda ise süre otuz gündür (6216 m.47/5); iki süre karıştırılmamalıdır.

Başvuru içeriği (özet)

AİHM başvurusu, Mahkemenin başvuru formu ile yapılır; formda başvurucunun kimliği, ihlal edildiği ileri sürülen Sözleşme maddeleri, olayın özeti, iç hukuk yollarının tüketildiği ve eklerin listesi yer alır. Başvuru dilekçeyle değil, resmî form ile yapılmalı ve eksiksiz olmalıdır; eksik formlar işleme alınmayabilir. Başlangıçta başvurucu kendisi başvurabilir; ancak başvuru hükümete bildirildikten sonra genel olarak avukatla temsil aranır. Acil hâllerde (kişinin hayatı veya ciddi ve telafisi güç zarar tehdidi) Mahkemeden geçici tedbir istenebilir; bu tedbirler istisnaidir.

AİHM ihlal kararı ve iç hukukta yeniden yargılama

AİHM'in kesinleşmiş ihlal kararı, iç hukukta yeniden yargılama sebebidir:

  • HMK m.375/1: kararın, Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine AİHM'e yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi yargılamanın iadesi sebebidir. HMK m.377/1-e: bu sebep için iade süresi, AİHM kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır (m.377 ilgili hüküm).
  • CMK m.311/1-f: ceza hükmünün Sözleşmenin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi hâlinde ceza yargılaması yenilenir.
  • İYUK m.53/1-ı: idari yargıda hükmün Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM'in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması yargılamanın yenilenmesi sebebidir; süre kanunda ayrıca gösterilmiştir (m.53/3).

AYM'nin ihlal kararları ise 6216 m.50/2 uyarınca ayrı bir mekanizma ile doğrudan ilgili mahkemeye gönderilir; AİHM'e gitmeden iç hukukta giderim sağlanabilir.

Örnek senaryo

E, ceza davasında mahkûm edilmiştir. Temyiz reddedilmiş, karar kesinleşmiştir. E, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini düşünmektedir.

  1. Kanun yolları. E, istinaf ve temyize başvurur ve ifade özgürlüğü ihlali iddiasını açıkça ileri sürer.
  2. AYM başvurusu. Kesinleşme (tebliğ) tarihinden itibaren otuz gün içinde AYM'ye bireysel başvuru yapar (m.47/5).
  3. AYM sonucu. AYM başvuruyu kabul edilemez bulur; karar kesindir (m.48/4).
  4. AİHM başvurusu. E, iç hukuk yolları tüketildiği için AYM kararının bildirilmesinden itibaren süre içinde (dört ay ölçütü güncel olarak kontrol edilerek) AİHM'e başvuru formunu doldurur.
  5. AİHM ihlal kararı. AİHM, Sözleşme m.10'un ihlal edildiğini tespit ederse ve karar kesinleşirse, E CMK m.311/1-f uyarınca yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
  6. Süre. Yenileme talebinin kanundaki süreye uygun yapılması gerekir (CMK m.311 ve devamı).
  7. Mahkemenin görevi. Yerel mahkeme, AİHM'in ihlal tespitini gözeterek yargılamayı yeniden yapar.
  8. Sonuç. Yeniden yargılamada karar E lehine değişebilir veya tazminat gibi giderimler gündeme gelebilir.

Sık yapılan hatalar

  • AYM başvurusunu atlayıp doğrudan AİHM'e gitmek. İç hukuk yolları tüketilmemiş sayılabilir.
  • AYM başvurusunu süresinden sonra yapmak. Kabul edilemezlik AİHM başvurusunu da engelleyebilir.
  • Şikâyeti iç hukukta ileri sürmemek. AİHM özünde ileri sürülmemiş şikâyeti kabul etmez.
  • Dört aylık AİHM süresini altı ay sanmak. Süre güncel olarak doğrulanmalıdır.
  • AİHM ile AYM sürelerini karıştırmak. AYM'de süre otuz gündür.
  • Yenileme sürelerini kaçırmak. HMK m.377'de AİHM kararı için tebliğden itibaren üç aylık süre vardır.
  • AİHM'i "yeni bir kanun yolu" sanmak. AİHM dördüncü derece mahkeme değildir; Sözleşme ihlaline bakar.
  • Başvuru formunu eksik doldurmak. Eksik form işleme alınmayabilir.

Sık sorulan sorular

AİHM’e başvurmadan önce AYM’ye başvurmak gerekir mi?

Genel olarak evet. 6216 m.45 bireysel başvuru yolunu düzenler; AİHM Sözleşmesi m.35 uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmesi aranır ve AYM’ye bireysel başvuru iç hukukta tüketilmesi gereken bir yol olarak kabul edilmektedir. Güncel içtihat kontrol edilmelidir.

AİHM’e başvuru süresi nedir?

Sözleşme m.35/1 uyarınca, 15 No’lu Protokol sonrası kesin iç hukuk kararının verildiği tarihten itibaren dört ay içinde başvuru yapılmalıdır; bu süre önceden altı aydı. İç hukuk yolunun sonucu ile süre başlangıcı özel olarak değerlendirilmelidir.

AİHM ihlal kararı yeniden yargılama sebebi midir?

Evet. HMK m.375/1’de, CMK m.311/1-f’de ve İYUK m.53/1-ı bendinde, kararın Sözleşmenin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi yeniden yargılama sebebi olarak düzenlenmiştir.

AİHM kararından sonra yeniden yargılama süresi kaç gündür?

HMK m.377/1-e uyarınca AİHM kararı için yargılamanın iadesi süresi, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren üç aydır; ceza yargılamasında CMK m.311 ve m.313 hükümleri ayrıca değerlendirilir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler