İçeriğe geç

Rehber

Eski hâle getirme talebi: kaçırılan kesin sürenin telafisi (HMK m.95-99)

Elde olmayan sebeplerle kaçırılan kesin sürelerin telafisi için eski hâle getirme talebinin şartları, süresi, başvurulacak mercii ve yargılamaya etkisi.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?3 dk okuma

Eski hâle getirme, bir tarafın elinde olmayan sebeplerle kanuni veya hâkim tarafından belirlenmiş kesin bir süreyi kaçırması durumunda, o işlemi yeniden yapabilmesi için tanınan istisnai bir haktır. İstinaf, temyiz, cevap dilekçesi gibi kesin süreler kural olarak uzatılamaz; eski hâle getirme, hakkaniyeti sağlamak için bu katı kurala dar kapsamlı bir istisna getirir. Düzenleme HMK m.95-99'dadır.

Talebin şartları (m.95)

Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. "Elde olmayan sebep" örnekleri: ağır hastalık, doğal afet, iletişim kesintisi, tebligatın usulsüz yapılması gibi tarafın iradesi dışındaki engeller; tarafın kendi ihmalinden kaynaklanan gecikmeler (unutkanlık, dosyayı takip etmemek) bu kapsama girmez.

Alternatif yol varsa eski hâle getirme istenemez (m.95/2): süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz — bu, kurumun son çare (subsidiary) niteliğini gösterir.

Talebin süresi (m.96)

Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. Ayrıca:

  • İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür.
  • Nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için, kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir.

Bu, iki haftalık sürenin üst sınırının dava aşamasına göre esnek bir çerçeveye oturtulduğunu gösterir.

Talebin şekli ve mercii (m.97-98)

Eski hâle getirme dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de, eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde (yani aynı dilekçeyle veya birlikte) yapılması zorunludur — yalnızca "engel kalktı" demek yetmez, kaçırılan işlemin (ör. cevap dilekçesinin) kendisi de bu süre içinde tamamlanmalıdır.

Talep, yapılamayan işlem hangi mahkemede inceleniyor idiyse o mahkemeden istenir. İstinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinden, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde ise Yargıtaydan talep edilir (m.98).

Yargılamaya ve icraya etkisi (m.99)

Eski hâle getirme talebi, kural olarak yargılamanın ertelenmesini gerektirmez ve hükmün icrasına engel olmaz. Ancak, talebi inceleyen mahkeme talebi haklı görürse, teminat gösterilmek şartıyla, yargılamanın ertelenmesine veya hükmün icrasının geri bırakılmasına karar verebilir; mahkeme gerektiğinde teminat aranmadan da bu kararı verebilir.

Örnek senaryo

P, cevap dilekçesi süresinin son üç gününde ağır bir trafik kazası geçirmiş, hastanede bilinci kapalı şekilde on gün kalmıştır; bu nedenle cevap süresini kaçırmıştır.

  1. Elde olmayan sebep. Ağır kaza ve bilinç kaybı, iradesi dışındaki bir engeldir (m.95/1).
  2. Alternatif yok. P'nin durumu, başka bir hukuki yolla (ör. ek süre talebiyle) telafi edilemeyeceğinden eski hâle getirme uygun yoldur (m.95/2).
  3. Süre. P, bilincinin açıldığı (engelin ortadan kalktığı) tarihten itibaren iki hafta içinde talepte bulunmalıdır (m.96/1).
  4. Şekil. P, dilekçesinde kazayı ve hastane kayıtlarını delil olarak sunar; aynı dilekçeyle veya birlikte cevap dilekçesini de tamamlar (m.97).
  5. Mercii. Talep, davanın görüldüğü ilk derece mahkemesinden istenir (m.98/1).
  6. Yargılamaya etki. Mahkeme, talebi haklı görürse yargılamayı erteleyebilir; bu ara kararı incelerken teminat isteyip istemeyeceğine kendisi karar verir (m.99).

Sık yapılan hatalar

  • "Unuttum" gibi kendi ihmaline dayalı gerekçelerle talep etmek. m.95/1 yalnızca elde olmayan sebepleri kapsar.
  • İki haftalık süreyi işlemin kendisinin son tarihinden değil, engelin kalktığı tarihten hesaplamamak. m.96/1 açıkça engelin ortadan kalkmasını esas alır.
  • Sadece "mazeretim var" demek, kaçırılan işlemi yapmamak. m.97 işlemin de aynı süre içinde tamamlanmasını şart koşar.
  • Yanlış mercie başvurmak. İstinaf/temyiz hakkının düşmesi hâlinde ilgili üst mahkemeye (bölge adliye/Yargıtay) başvurulmalıdır (m.98/2).
  • Talebin otomatik olarak icrayı durduracağını sanmak. m.99/1 kural olarak icrayı etkilemez, ayrı bir karar gerekir.
  • Alternatif bir hukuki yol varken eski hâle getirmeyi tercih etmek. m.95/2 bu durumda talebi engeller.
  • Delil ve emare sunmadan salt iddiayla talep etmek. m.97 somut delil/emare ister.
  • Nihai karardan sonra hâlâ süre olduğunu düşünmek. Bu yalnızca tahkikat aşamasında ve tarafın yokluğunda karar verilen istisnai durumda mümkündür (m.96/2).

Ücretsiz hesaplayın

Sık sorulan sorular

Eski hâle getirme talebi ne zaman mümkündür?

HMK m.95/1 uyarınca elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse eski hâle getirme talebinde bulunabilir.

Eski hâle getirme talebinin süresi nedir?

HMK m.96/1 uyarınca eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.

Talep hangi mercie yapılır?

HMK m.98 uyarınca yapılamayan işlem hangi mahkemede inceleniyorsa o mahkemeden; istinaf hakkının düşmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinden, temyiz hakkının düşmesi hâlinde Yargıtaydan talep edilir.

Eski hâle getirme talebi yargılamayı durdurur mu?

HMK m.99/1 uyarınca talep, kural olarak yargılamanın ertelenmesini gerektirmez ve hükmün icrasına engel olmaz; ancak mahkeme talebi haklı görürse, teminat karşılığında veya gerektiğinde teminatsız olarak yargılamanın ertelenmesine ya da icranın geri bırakılmasına karar verebilir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Adli tatilde süre uzaması hesaplama: bir haftalık ek süre (HMK m.104)

Adli tatile tabi dava ve işlerde HMK tarafından öngörülen sürelerin bitiminin adli tatil dönemine rastlaması hâlinde, bu sürelerin adli tatilin bitiş gününden itibaren bir hafta uzamış sayılması kuralı ve bu uzamanın hangi süreler için geçerli olduğu.

26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi