Rehber
İcra masrafları ve harçlar: takip masrafını kim öder, ne zaman geri alınır? (İİK m.59)
İcra takibinde ortaya çıkan masrafların (harç, tebligat, haciz gideri gibi) hukuken kime ait olduğu, alacaklının bu masrafları avans olarak peşin ödeme yükümlülüğü ve tahsilat gerçekleştiğinde masrafların ilk ödenen paradan geri alınması kuralı.
Bir icra takibi başlatıldığında, sürecin çeşitli aşamalarında (tebligat, haciz, muhafaza gibi) masraflar doğar. Bu masrafların hukuken kime ait olduğu ile kimin önce cepten ödediği birbirinden farklı iki sorudur; İİK m.59 bu ayrımı net biçimde çözer.
Masrafların nihai sorumlusu: borçlu
İİK m.59/1'in ilk cümlesi açıktır: takip masrafları borçluya aittir. Bu, icra takibinin doğurduğu masrafların hukuken borçlunun yükümlülüğü olduğu, alacaklının bu masrafları kendi cebinden karşılamak zorunda olmadığı anlamına gelir.
Ama önce kim öder? Alacaklının avans yükümlülüğü
Masrafların nihai sorumlusu borçlu olsa da, işlemlerin yürütülebilmesi için birinin önce ödeme yapması gerekir. Kanun bu rolü alacaklıya yükler: alacaklı, yapılmasını talep ettiği işlemin masrafını ve ayrıca borçlunun (m.62'ye göre yapabileceği) itirazının kendisine tebliği masrafını da avans olarak peşinen öder.
Bu, uygulamada şu anlama gelir: alacaklı bir haciz talep ediyorsa, bu haciz işleminin masrafını önceden icra dairesine yatırır; borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ihtimaline karşı bu itirazın kendisine bildirilmesinin masrafını da peşinen öder.
Ödenen avans nasıl geri alınır?
m.59/2, alacaklıyı bu ön ödemeler karşısında korumasız bırakmaz: alacaklı, borçludan ilk tahsil edilen paradan kendi masraflarını alabilir. Yani takip sonunda borçludan bir miktar para tahsil edildiğinde, bu tahsilatın öncelikli bir kısmı, alacaklının önceden yaptığı masraf ödemelerini karşılamaya ayrılır; kalan kısım asıl alacağa mahsup edilir.
Neden bu iki aşamalı sistem?
Bu düzenlemenin mantığı, hem icra sürecinin aksamadan işleyebilmesini (birinin masrafları peşin ödemesi gerekir, bu da pratik olarak alacaklıdır — çünkü sürecin devamında menfaati olan taraf odur) hem de borçlunun nihai olarak sorumlu tutulmasını (masraflar borçlunun kusurlu ödememesinden doğduğu için, adil olan bunların borçluya yüklenmesidir) birlikte sağlamaktır.
Örnek senaryo
Bir alacaklı, borçlusu hakkında icra takibi başlatır ve bir haciz işlemi talep eder; bu haciz işleminin masrafını avans olarak icra dairesine öder. Borçlu ödeme emrine itiraz eder; bu itirazın alacaklıya tebliğ edilmesinin masrafı da yine alacaklı tarafından önceden karşılanmıştır. Süreç sonunda borçludan bir miktar para tahsil edilince, alacaklı bu tahsilattan önce kendi ödediği masrafları geri alır, kalan kısmı asıl alacağına mahsup eder.
Sık yapılan hatalar
- Masrafların nihai olarak alacaklıya ait olduğunu sanmak. Kanun açıkça bunun tersini söyler: masraflar borçluya aittir; alacaklı yalnızca süreç işlesin diye önden öder.
- Avans ödemeden işlem talep edilebileceğini düşünmek. Talep edilen işlemin masrafı peşin ödenmelidir; aksi hâlde işlem yürütülemeyebilir.
- Alacaklının ödediği masrafları geri alamayacağını sanmak. m.59/2 bunu açıkça sağlar: masraflar, borçludan yapılan ilk tahsilattan öncelikle karşılanır.
- Yalnızca haciz masrafının avans kapsamında olduğunu sanmak. Kanun, talep edilen işlemin masrafının yanında, borçlunun itirazının tebliği masrafını da ayrıca avans kapsamına alır.
Ücretsiz hesaplayın
Sık sorulan sorular
İcra takip masrafları kime aittir?
İİK m.59/1 uyarınca takip masrafları borçluya aittir; nihai olarak bu masrafları borçlu karşılar.
Alacaklı takip sırasında hiç masraf ödemez mi?
Öder. Aynı madde uyarınca alacaklı, yapılmasını talep ettiği işlemin masrafını ve borçlunun itirazının kendisine tebliği masrafını avans olarak peşinen öder — masrafların NİHAİ sorumlusu borçlu olsa da, işlemler sırasında ön ödemeyi alacaklı yapar.
Alacaklı ödediği avansı geri alabilir mi?
Evet. m.59/2 uyarınca alacaklı, borçludan tahsil edilen ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.
Hangi işlemler için avans ödenir?
Alacaklının talep ettiği her işlemin (ör. haciz, tebligat) masrafı ve ayrıca borçlunun olası itirazının alacaklıya tebliğ masrafı avans kapsamındadır.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Ödeme emrine itiraz süresi hesaplama: yedi gün, dilekçe veya sözlü (İİK m.62)
İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresinin tebliğden itibaren yedi gün olduğu, itirazın dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilmesi usulü, başka bir icra dairesine yapılan itirazın yönlendirilmesi ve alacaklıya tebliğ süreci.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
İcra takibinde faiz hesabı: takip talebinde oran ve başlangıç tarihinin belirtilmesi (İİK m.58)
İcra takip talebinde faizli alacaklarda faiz oranı ve faizin işlemeye başladığı tarihin açıkça belirtilmesi zorunluluğu, bu bilginin eksik olmasının sonuçları ve faizin başlangıç anını belirleyen temerrüt kavramı.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Tapu harcı hesaplama: kim öder, hangi işlemler tabidir? (492 s.K. m.57-60)
Tapu ve kadastro harcının hangi işlemlere uygulandığı, nispi/maktu ayrımı, kimin ödeyeceği ve tarafların bu konuda anlaşma serbestisi (492 sayılı Harçlar Kanunu m.57-60).
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
İstinaf süresi hesaplama: iki haftalık süre nasıl işler, ne zaman biter (HMK m.345)
İstinaf yoluna başvuru süresinin başlangıcı, iki haftalık sürenin gün-hafta esasına göre hesaplanması, resmî tatile denk gelen son günün etkisi ve süre geçtikten sonra dilekçe verilmesinin sonucu.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
