İçeriğe geç

Rehber

İcra takibinde faiz hesabı: takip talebinde oran ve başlangıç tarihinin belirtilmesi (İİK m.58)

İcra takip talebinde faizli alacaklarda faiz oranı ve faizin işlemeye başladığı tarihin açıkça belirtilmesi zorunluluğu, bu bilginin eksik olmasının sonuçları ve faizin başlangıç anını belirleyen temerrüt kavramı.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?2 dk okuma

İlamsız icra yoluyla faizli bir alacağın tahsili istendiğinde, takip talebinde yalnızca anapara değil, faizin oranı ve hangi tarihten itibaren işlediği de açıkça belirtilmelidir. Bu, hem alacaklının hem icra dairesinin doğru bir hesap yapabilmesi için zorunlu bir unsurdur.

Takip talebinde zorunlu unsur: faiz miktarı ve başlangıç günü

İİK m.58, icra dairesine yapılacak takip talebinde yer alması gereken unsurları sayar. Bunlardan biri (m.58/3), faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gündür. Alacak veya teminat yabancı para ise, hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi de ayrıca belirtilmelidir.

Bu zorunluluğun pratik önemi büyüktür: icra dairesi, alacaklının talebini kendiliğinden yorumlayarak bir faiz oranı veya başlangıç tarihi belirlemez — bu bilgiler alacaklı tarafından açıkça sunulmalıdır.

Faizin başlangıç tarihi: temerrüt anı (TBK m.117)

Faizin hangi tarihten itibaren işleyeceğini belirlemek için, borçlar hukukundaki temerrüt kavramına bakmak gerekir. TBK m.117/1 uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer — yani genel kural, borcun vadesi geldiğinde otomatik değil, alacaklının bir ihtarda bulunmasıyla borçlunun temerrüde düşmesidir.

Ancak istisnalar vardır (m.117/2):

  • Borcun ifa günü, sözleşmeyle önceden belirlenmiş veya bir bildirimle tayin edilmişse, bu günün geçmesiyle borçlu kendiliğinden (ihtara gerek kalmaksızın) temerrüde düşer.
  • Haksız fiilde, fiilin işlendiği tarihte; sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş sayılır (sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde ise temerrüt için yine bildirim şarttır).

Neden bu ayrım önemlidir?

Takip talebinde yazılacak "faizin işlemeye başladığı gün", işte bu temerrüt anına karşılık gelir. Alacaklı, alacağının türüne göre (sözleşmesel bir alacak mı, haksız fiil mi, sebepsiz zenginleşme mi) doğru temerrüt tarihini tespit edip bunu takip talebinde göstermelidir; yanlış bir tarih, hesaplanan faiz tutarının da hatalı çıkmasına yol açar.

Örnek senaryo

Bir alacaklı, sözleşmede belirlenen vade tarihinde ödenmeyen bir alacak için icra takibi başlatır. Takip talebinde, alacağın anaparasının yanında, faizin oranını ve vade tarihini (temerrüdün başladığı gün) açıkça belirtir — çünkü sözleşmede vade günü önceden belirlendiği için, bu günün geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşmüştür, ayrıca bir ihtara gerek yoktur. Alacak bir haksız fiilden doğsaydı, faizin başlangıç tarihi olarak fiilin işlendiği tarih gösterilirdi.

Sık yapılan hatalar

  • Faiz başlangıç tarihini takip talebi tarihi sanmak. Faiz, takibin başladığı tarihten değil, alacağın türüne göre belirlenen temerrüt anından itibaren işler; bu genellikle takipten çok önceki bir tarihtir.
  • Her borç türünde ihtar gerektiğini sanmak. Vadesi önceden belirlenmiş borçlarda, vade gününün geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer; ayrıca ihtara gerek yoktur.
  • Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmede aynı kuralın uygulandığını düşünmek. Haksız fiilde fiil tarihi, sebepsiz zenginleşmede zenginleşme tarihi esas alınır; sebepsiz zenginleşende iyiniyetli borçlu için ayrıca bildirim şartı vardır.
  • Takip talebinde faiz bilgisini eksik bırakmak. Bu, İİK m.58/3'te sayılan zorunlu bir unsurdur; eksik bırakılması faiz talebinin sağlıklı hesaplanmasını engeller.

Ücretsiz hesaplayın

Sık sorulan sorular

İcra takip talebinde faiz nasıl belirtilir?

İİK m.58/3 uyarınca faizli alacaklarda takip talebinde faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün açıkça gösterilmelidir.

Faizin işlemeye başladığı tarih nasıl belirlenir?

Genel kural olarak TBK m.117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; faiz genellikle bu temerrüt anından itibaren işlemeye başlar. Sözleşmede veya bildirimle belirlenen bir vade günü varsa, bu günün geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer.

Takip talebinde faiz bilgisi eksik bırakılırsa ne olur?

Talepte gösterilmesi gereken zorunlu unsurlardan biri eksik olduğundan, icra dairesi veya icra mahkemesi bu eksikliği sorun edebilir; faiz talebinin hesaplanabilmesi için oran ve başlangıç tarihinin açık olması gerekir.

Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmede faiz başlangıcı farklı mı?

Evet. TBK m.117/2 uyarınca haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş sayılır (sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâller hariç, orada bildirim şarttır).

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler