Rehber
İcrada istihkak iddiası ve istihkak davası
İİK m.96-97 uyarınca istihkak iddiasının ileri sürülmesi, itiraz usulü ve icra mahkemesinin takibi durdurma kararı.
İstihkak, haczedilen bir mal üzerinde üçüncü bir kişinin mülkiyet veya rehin hakkı iddia etmesidir. Uygulamada sıkça, borçlunun malvarlığını korumak amacıyla aile bireyleri veya ortaklar adına ileri sürülür. Kanun bu nedenle hem iddiayı ileri sürme hakkını kısa bir süreye bağlamış hem de belirli kişiler için bir ıttıla karinesi getirmiştir.
İddianın doğuşu ve bildirimi
İİK m.96/1: borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.
İki farklı kaynak vardır:
- Borçlunun beyanı: Haciz sırasında malın başkasına ait olduğunu söylemesi.
- Üçüncü kişinin iddiası: Malı üzerinde hak iddia etmesi.
Her iki hâlde de icra dairesi iddiayı tutanağa geçirmek ve iki tarafa bildirmek zorundadır. Tutanağa geçirilmemesi, sonraki aşamada ispat güçlüğü doğurur; bu nedenle haciz mahallinde iddianın tutanağa yazdırılması talep edilmelidir.
Bu yükümlülük, İİK m.85/2'deki beyan yükümlülüğüyle tamamlanır: borçlu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunmasını haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçirilmesini talep etmek zorundadır.
Aynı fıkra bir sıralama kuralı da içerir: bu tür mallar ile üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haczedilmiş veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.
Üç günlük itiraz mühleti
İİK m.96/2: icra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükûtları hâlinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.
Bu hüküm alacaklı vekili bakımından kritiktir. Üç günlük süre kısadır ve sessiz kalmak kabul anlamına gelir. İstihkak iddiasına ilişkin bildirim geldiğinde, itiraz süresinin derhâl takvime işlenmesi gerekir.
İtiraz edilmezse mal hacizden çıkar ve alacaklı bakımından o mal üzerindeki takip sona erer.
Yedi günlük hak düşürücü süre
İİK m.96/3: malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder.
Bu bir hak düşürücü süredir ve yalnızca aynı takip bakımından sonuç doğurur. Üçüncü kişinin genel hükümlere göre mülkiyet hakkını dava etme imkânı ayrıca değerlendirilir; ancak o takipte haczin kaldırılmasını sağlayamaz.
Sürenin başlangıcı ıttıla, yani haczi öğrenme tarihidir.
Birlikte oturma ve iş ortaklığı karinesi
m.96/3'ün ikinci cümlesi, bu alandaki en güçlü hükümdür: istihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası m.97/9 gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.
Bu bir karinedir ve şu sonucu doğurur: borçluyla aynı evde oturan eş, çocuk veya diğer aile bireyleri ile iş ortakları, haczi öğrenmiş sayılır. Dolayısıyla yedi günlük süre onlar bakımından bu tarihten işlemeye başlar.
Karinenin amacı açıktır: haciz yapıldıktan aylar sonra, aynı evde yaşayan bir yakının ortaya çıkıp malın kendisine ait olduğunu iddia etmesini engellemek.
Alacaklı vekili bakımından bu hüküm, geç yapılan istihkak iddialarına karşı ilk savunmadır: iddia sahibinin borçluyla aynı çatı altında yaşadığı veya iş ortağı olduğu ortaya konursa, iddia süre yönünden reddedilir.
İcra mahkemesinin incelemesi
İİK m.97/1: istihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir.
Bu aşamada mahkeme, mülkiyet uyuşmazlığını esastan çözmez; yalnızca takibin durup durmayacağına karar verir.
m.97/2 bir sınır getirir: istihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder.
Bu, kötüye kullanmaya karşı doğrudan bir hükümdür. Alacaklı vekili, iddianın zamanlaması (örneğin satış ilanından hemen sonra ortaya çıkması), iddia sahibiyle borçlu arasındaki yakınlık ve sunulan belgelerin sonradan düzenlendiğine ilişkin emareleri ileri sürerek bu fıkraya dayanabilir.
m.97/3: takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan m.36'da gösterilen teminat alınır.
m.97/4: teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.
m.97/5 (2/3/2005 tarihli 5311 sayılı Kanunla değişik): takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir.
Son fıkra önemlidir: takibin devamına karar verilirse bu karara karşı kanun yoluna gidilemez. Buna karşılık talik kararı bakımından aynı kesinlik öngörülmemiştir.
İspat ve deliller
İstihkak iddiasında ispat yükü, iddia sahibindedir. Kullanılabilecek deliller:
- Fatura ve satın alma belgeleri. Malın iddia sahibi adına ve haciz tarihinden önce alındığını gösteren belgeler.
- Ödeme kayıtları. Banka kayıtları, kredi kartı ekstreleri.
- Sicil kayıtları. Sicile kayıtlı mallarda tescil kaydı esastır.
- Sigorta poliçeleri ve garanti belgeleri.
- Tanık beyanları. Ancak yalnızca tanık beyanına dayanan iddialar, özellikle aile bireyleri arasında zayıf kalır.
Belgelerin haciz tarihinden önce düzenlenmiş olması ve tarihlerinin doğrulanabilirliği belirleyicidir. Sonradan düzenlendiği izlenimi veren belgeler, m.97/2 kapsamında kötüye kullanma değerlendirmesine yol açar.
Örnek senaryo
Borçlunun işyerinde yapılan hacizde üç adet iş makinesi haczedilmiştir. Haciz tutanağında herhangi bir istihkak beyanı yer almamıştır. Satış ilanından sonra, borçlunun iş ortağı olan bir şirket, makinelerin kendisine ait olduğunu ileri sürmüştür.
Değerlendirme:
- Süre. m.96/3 uyarınca istihkak iddiası, haczi öğrenmeden itibaren yedi gün içinde ileri sürülmelidir.
- Karine. İddia sahibi, borçlunun iş ortağıdır. m.96/3'ün ikinci cümlesi uyarınca iş ortakları, haczin yapıldığı tarihte haczi öğrenmiş sayılır. Dolayısıyla yedi günlük süre çoktan dolmuştur ve iddia aynı takipte ileri sürülemez.
- Kötüye kullanma. İddianın satış ilanından sonra ortaya çıkması, m.97/2 kapsamında "sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanma" değerlendirmesini güçlendirir. Bu durumda icra mahkemesi talik talebini reddeder.
- Haciz tutanağı. m.85/2 uyarınca borçlu, malın üçüncü kişiye ait olduğunu haciz sırasında beyan etmekle yükümlüydü; tutanakta böyle bir beyan yoktur. Bu da iddiayı zayıflatır.
- Alacaklının itirazı. İstihkak iddiası bildirildiğinde alacaklı üç gün içinde itiraz etmelidir (m.96/2); sessiz kalmak kabul sayılır.
- Talik hâlinde. Mahkeme talike karar verirse, m.97/3 uyarınca davacıdan m.36'daki teminat alınır; teminatın cinsi ve miktarı delillerin mahiyetine göre takdir edilir.
- Kesinlik. Takibin devamına karar verilirse, m.97/5 uyarınca bu karar kesindir.
Sık yapılan hatalar
- Üç günlük itiraz süresinin kaçırılması. m.96/2 uyarınca sessizlik kabul anlamına gelir; alacaklı malı kaybeder.
- Yedi günlük sürenin ıttıla tarihinden hesaplanmaması. Süre haciz tarihinden değil, öğrenme tarihinden işler; ancak karine uygulanan kişiler bakımından bu iki tarih çakışır.
- Birlikte oturma ve iş ortaklığı karinesinin gözden kaçırılması. m.96/3, geç iddialara karşı en güçlü savunmadır.
- Haciz sırasında beyanın tutanağa geçirilmemesi. m.85/2 ve m.96/1 bunu zorunlu kılar; sonradan ispat güçleşir.
- Kötüye kullanma itirazının yapılmaması. m.97/2, satışı geciktirme amaçlı iddialarda talik talebinin reddini öngörür.
- Takibin devamı kararına karşı kanun yolu aranması. m.97/5 uyarınca bu karar kesindir.
- Belgelerin tarihine dikkat edilmemesi. Haciz tarihinden sonra düzenlenmiş belgeler iddiayı desteklemez.
- Teminat yükümlülüğünün göz ardı edilmesi. Talik kararı, davacıya m.36 kapsamında teminat yükümlülüğü getirir.
Sık sorulan sorular
İstihkak iddiası ne kadar sürede yapılmalıdır?
İİK m.96/3 uyarınca malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.
İtiraz edilmezse ne olur?
İİK m.96/2 uyarınca alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verilir; sükûtları hâlinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.
İstihkak davası takibi durdurur mu?
İİK m.97/1 uyarınca icra mahkemesi yapacağı inceleme sonucunda takibin devamına veya talikine karar verir; talik kararı verilirse teminat alınır.
Takibin devamı kararına itiraz edilebilir mi?
Hayır. İİK m.97/5 uyarınca takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
İcrada taşınmaz satışı ve elektronik ihale süreci
7343 sayılı Kanunla yenilenen elektronik ihale usulü, artırma şartları, rızaen satış imkânı ve ihalenin sonuçları.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Ödeme emrine itiraz ve itirazın kaldırılması
İİK m.68 uyarınca itirazın icra mahkemesinde kaldırılmasının koşulları, hangi belgelerin yeterli sayıldığı ve sonuçları.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Kambiyo Senedine Dayalı İcra Takibi
Çek, bono ve poliçeye dayalı icra takibinde ödeme emri, süreler ve borçlunun başvurabileceği yollar.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Aciz vesikası nedir, hangi hakları verir?
İİK m.105 ve m.143 uyarınca geçici ve kesin aciz vesikasının doğuşu, hukuki sonuçları ve sağladığı haklar.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
