Rehber
Konut dokunulmazlığının ihlali suçu
Konut ve işyeri dokunulmazlığının kapsamı, şikâyete bağlılık, birlikte oturanların rızası ve cebir veya gece hâlinde artırım.
Konut dokunulmazlığı, kişinin özel yaşam alanını koruyan temel bir güvencedir. Suç, uygulamada çoğunlukla başka fiillerle birlikte gündeme gelir; ancak kendi başına da önemli sonuçlar doğurur ve temel şekli şikâyete bağlıdır.
Temel şekil: konut
TCK m.116/1: bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İki seçimlik hareket vardır:
- Rızaya aykırı girmek.
- Rıza ile girdikten sonra çıkmamak.
İkinci hâl önemlidir: giriş hukuka uygun olsa dahi, çıkma talebine rağmen kalınması suç oluşturur. Bu, kiracı-ev sahibi, misafir veya hizmet ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda gündeme gelir.
Eklentiler de korunmaktadır: bahçe, garaj, depo gibi konuta bağlı yerler kapsamdadır.
Konut kavramı, kişinin yerleşim yeri olarak kullandığı yeri ifade eder ve geçici olarak kalınan yerler de duruma göre bu kapsamda değerlendirilebilir.
Suç şikâyete bağlıdır. Bu nedenle şikâyetin varlığı ve süresi, dosyanın ilk denetim noktasıdır.
İşyeri bakımından ayrı düzenleme
TCK m.116/2 (31/3/2005 tarihli 5328 sayılı Kanunla değişik): birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Bu fıkrada belirleyici ölçüt, "açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler" ifadesidir.
Ayrım şöyle kurulur:
- Herkese açık işyerleri (mağaza, market, lokanta, banka şubesi gibi): Bu yerlere girmek için açık rıza aranmadığından, çalışma saatleri içinde girilmesi kural olarak bu suçu oluşturmaz.
- Açık rıza gerektiren işyerleri (büro, atölye, depo, üretim tesisi gibi): Bu yerlere rızaya aykırı girilmesi suç oluşturur.
Zaman unsuru da önemlidir: herkese açık bir işyerine kapalı olduğu saatlerde girilmesi, artık "girilmesi mutat" bir durum olmadığından değerlendirme değişir.
İşyeri bakımından ceza, konuta göre daha düşüktür ve adlî para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Suç yine şikâyete bağlıdır.
Ortak kullanımda rıza
TCK m.116/3 (5328 sayılı Kanunla değişik): evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
Bu fıkra iki kural içerir:
1. Bir kişinin rızası yeterlidir. Konut veya işyeri birden çok kişi tarafından ortak kullanılıyorsa, bunlardan birinin rızası suçun oluşmasını engeller. Tüm kullananların rızası aranmaz.
2. Rıza meşru bir amaca yönelik olmalıdır. Bu, fıkranın sınırıdır. Rıza, örneğin diğer kullananın hukuki değerlerine zarar vermek gibi meşru olmayan bir amaca yönelikse bu hükümden yararlanılamaz.
İkinci koşul, fıkranın kötüye kullanılmasını önler ve özellikle aile içi uyuşmazlıklarda değerlendirilir.
Ağırlaştırıcı hâl: cebir, tehdit veya gece vakti
TCK m.116/4: fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Üç ayrı ağırlaştırıcı unsur vardır:
- Cebir kullanılması,
- Tehdit kullanılması,
- Gece vakti işlenmesi.
Bunlardan herhangi birinin varlığı yeterlidir. Ceza, hem konut hem işyeri bakımından bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir ve adlî para cezası seçeneği bulunmamaktadır.
Metinde bu fıkra bakımından şikâyet koşuluna yer verilmemiştir; bu, dosyanın takibi açısından önemli bir farktır ve somut olayda değerlendirilmelidir.
Gece vakti kavramı, TCK'nın tanımlar bölümündeki düzenlemeye göre belirlenir. Bu nedenle olayın saati tutanaklara net biçimde geçirilmelidir.
Diğer suçlarla ilişkisi
Konut dokunulmazlığının ihlali, çoğu zaman başka suçlarla birlikte işlenir.
Hırsızlıkla: TCK m.142'deki nitelikli hırsızlık hâlleri ile birlikte değerlendirilir. TCK m.42 uyarınca biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir ve bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle konuta girmenin, uygulanan hırsızlık nitelikli hâlinin unsuru olup olmadığı denetlenmelidir.
Yağmayla: TCK m.149/1-d (18/6/2014 tarihli 6545 sayılı Kanunla değişik) uyarınca yağmanın konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde işlenmesi nitelikli hâldir. Bu durumda konut dokunulmazlığının ayrıca cezalandırılıp cezalandırılmayacağı bileşik suç kuralına göre belirlenir.
Tehditle: m.116/4'te tehdit zaten ağırlaştırıcı unsur olarak sayıldığından, ayrıca tehdit suçundan ceza verilip verilmeyeceği içtima kurallarına göre değerlendirilir.
TCK m.44 uyarınca işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
Hukuka uygunluk nedenleri
Bazı hâllerde konuta giriş hukuka uygun olabilir:
TCK m.24 — kanunun hükmü ve amirin emri. Kanunun verdiği yetkiye dayanan girişler (usulüne uygun arama kararının icrası gibi) hukuka uygundur.
TCK m.25/2 — zorunluluk hâli. Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve orantı koşuluyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Yangın, sel veya bir kişinin hayati tehlikede olduğu durumlarda konuta girilmesi bu kapsamda değerlendirilir.
TCK m.26/2 — ilgilinin rızası. Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez. Rızanın kapsamı aşılırsa hukuka uygunluk sona erer.
İspat ve deliller
- Kamera kayıtları. Giriş anı, saati ve biçimi bakımından.
- Tanık beyanları. Özellikle rızanın varlığı veya çıkma talebinin yapılıp yapılmadığı konusunda.
- Kolluk tutanakları. Olayın saati (gece vakti değerlendirmesi için) ve olay yerinin durumu.
- Mesaj ve yazışmalar. Davet edilip edilmediği veya çıkması istenip istenmediği.
- Adres ve kullanım belgeleri. Yerin konut mu işyeri mi olduğu, kimler tarafından ortak kullanıldığı.
Son nokta m.116/3 bakımından belirleyicidir: yerin birden çok kişi tarafından ortak kullanıldığı ve bunlardan birinin rıza gösterdiği ortaya konabilirse, fıkralar uygulanmaz.
Örnek senaryo
Bir kişi, ayrı yaşadığı eşinin de kullandığı ortak konuta, evde bulunan çocuğunun rızasıyla girmiş; eşi eve geldiğinde çıkmasını istemiş, kişi bir süre çıkmamıştır. Olay gece saatlerinde gerçekleşmiştir.
Değerlendirme:
- Giriş bakımından. Konut birden fazla kişi tarafından ortak kullanılmaktadır. m.116/3 uyarınca bu kişilerden birinin rızası varsa fıkralar uygulanmaz. Ancak rızanın meşru bir amaca yönelik olması gerekir; bu, somut olayda değerlendirilir.
- Çıkmama bakımından. m.116/1'deki ikinci seçimlik hareket, rıza ile girdikten sonra çıkmamaktır. Çıkma talebine rağmen kalınması, ayrı bir değerlendirme gerektirir.
- Gece vakti. Olay gece saatlerinde gerçekleştiğinden m.116/4 uyarınca ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak ağırlaşabilir. Olayın saati tutanaklarla netleştirilmelidir.
- Şikâyet. Temel şekil bakımından suç şikâyete bağlıdır; şikâyetin varlığı ve süresi denetlenir.
- Rızanın meşruluğu. Çocuğun rızasının m.116/3 anlamında meşru bir amaca yönelik olup olmadığı tartışılır; bu, savunmanın merkezidir.
- 6284 kapsamı. Hakkında uzaklaştırma tedbiri bulunan bir kişi söz konusuysa, tedbirin ihlali ayrı sonuçlar doğurur.
- İçtima. Olay sırasında tehdit veya yaralama gibi başka fiiller de gerçekleşmişse m.42, m.44 çerçevesinde içtima değerlendirmesi yapılır.
Sık yapılan hatalar
- Şikâyet koşulunun denetlenmemesi. m.116/1 ve m.116/2 şikâyete bağlıdır.
- "Çıkmama" hareketinin gözden kaçırılması. Hukuka uygun giriş sonrası kalma da suç oluşturur.
- İşyeri ayrımının yapılmaması. m.116/2, girilmesi mutat olan yerleri kapsam dışında tutar.
- Ortak kullanımda tüm kişilerin rızasının arandığı sanılması. m.116/3 uyarınca birinin rızası yeterlidir.
- Rızanın meşruluğu koşulunun atlanması. m.116/3 bu koşulu açıkça arar.
- Gece vakti tespitinin yapılmaması. m.116/4 cezayı ağırlaştırır ve adlî para cezası seçeneğini kaldırır.
- Bileşik suç değerlendirmesinin yapılmaması. m.42 uyarınca konuta girme başka bir suçun unsuru olabilir.
- Zorunluluk hâlinin ileri sürülmemesi. m.25/2, acil durumlarda girişi hukuka uygun kılabilir.
Sık sorulan sorular
Suçun temel şekli nedir?
TCK m.116/1 uyarınca bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı girmek ya da rıza ile girdikten sonra çıkmamaktır; mağdurun şikayeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
İşyeri için farklı bir düzenleme var mı?
Evet. m.116/2 uyarınca açık rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri bakımından şikâyet üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülür.
Ortak kullanılan yerlerde bir kişinin rızası yeterli mi?
m.116/3 uyarınca ortak kullanımda kişilerden birinin rızası varsa yukarıdaki fıkralar uygulanmaz; ancak rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
Gece vakti işlenmesi cezayı artırır mı?
Evet. m.116/4 uyarınca fiilin cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Güveni kötüye kullanma suçu
Güveni kötüye kullanmanın unsurları, dolandırıcılıkla farkı, nitelikli hâl ve 7571 sayılı Kanunla eklenen artırım.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Mala zarar verme suçu ve nitelikli hâlleri
Başkasının malına zarar verme fiillerinin kapsamı, kamu malı ve ağaçlara ilişkin nitelikli hâller ve cezayı azaltan düzenlemeler.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Meşru savunma ve zorunluluk hâli
Haksız saldırıya karşı savunma ile tehlikeden kurtulma hâllerinin koşulları ve sınırın aşılmasında heyecan, korku veya telaş ölçütü.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu
Kişinin hareket serbestisinin hukuka aykırı biçimde kısıtlanması, ağırlaştırıcı hâller ve güvenli yerde serbest bırakmada indirim.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
