İçeriğe geç

Rehber

Taksirle öldürme ve taksirle yaralama

Trafik ve iş kazası dosyalarının temeli olan taksirli suçlar, kusurun bireysel belirlenmesi ve şahsi cezasızlık hâli.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?6 dk okuma

Taksirle öldürme ve taksirle yaralama, trafik kazaları ve iş kazalarından doğan ceza dosyalarının temelini oluşturur. Bu dosyalarda sonucu belirleyen şey, suçun nitelendirilmesinden çok kusur oranının tespiti ve şahsi cezasızlık hâlinin uygulanıp uygulanmayacağıdır.

Taksirle öldürme

TCK m.85/1: taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

m.85/2: fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

İkinci fıkra iki ayrı durumu kapsar:

  • Birden fazla ölüm,
  • Bir veya birden fazla ölüm ile birlikte bir veya birden fazla yaralanma.

Her iki hâlde de ceza aralığı iki yıldan onbeş yıla kadar genişler. Üst sınırın bu kadar yüksek olması, kusur derecesinin ve netice ağırlığının tayinde belirleyici olduğunu gösterir.

Taksirin tanımı ve türleri

TCK m.22/2: taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

m.22/3: kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Bilinçli taksir, taksirli suçlarda cezayı artıran bir hâldir. Bu nedenle iddianamede bilinçli taksir ileri sürülmüşse, failin neticeyi gerçekten öngörüp öngörmediği tartışılmalıdır.

Ayrıca TCK m.21/2 uyarınca failin neticeyi öngörüp göze alması hâlinde olası kast söz konusu olur ve nitelendirme kasten öldürmeye döner. Bu nedenle üç kategori arasındaki sınır dikkatle çizilmelidir:

Kategori Öngörü İrade Sonuç
Olası kast (m.21/2) Var Göze alır Kasten öldürme, indirimli
Bilinçli taksir (m.22/3) Var Gerçekleşmeyeceğine güvenir Taksirli suç, artırımlı
Basit taksir (m.22/2) Yok — Taksirli suç

Kusurun bireysel belirlenmesi

TCK m.22/4: taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

m.22/5: birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

Bu iki fıkra, taksirli suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanmadığını gösterir. Her fail, kendi kusuru oranında sorumludur; müteselsil bir sorumluluk doğmaz.

Bunun pratik sonucu, kusur oranı tespitinin dosyanın merkezine oturmasıdır:

  • Trafik kazalarında: Kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, araç hasar durumu, fren izleri, hız hesabı ve kusur bilirkişi raporu.
  • İş kazalarında: İş güvenliği uzmanı raporu, risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları, kişisel koruyucu donanım kayıtları ve iş müfettişi raporu.

Kusur oranına itiraz, savunmanın en somut sonuç aldığı alandır. Bilirkişi raporuna itiraz edilerek yeni rapor alınması talep edilebilir.

Mağdurun veya üçüncü kişilerin kusurunun bulunması, failin kusur oranını düşürür ve doğrudan cezaya yansır.

Şahsi cezasızlık hâli

TCK m.22/6, taksirli suçlara özgü ve uygulamada çok değerli bir hüküm içerir: taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.

Koşullar:

1. Netice münhasıran failin kişisel ve ailevi durumunu etkilemiş olmalıdır. "Münhasıran" ifadesi, neticenin failin dışındaki kişileri de aynı ölçüde etkilememesi gerektiğini gösterir.

2. Fail, cezayı gereksiz kılacak derecede mağdur olmalıdır.

Sonuçlar ikiye ayrılır:

  • Basit taksirde: Ceza verilmez.
  • Bilinçli taksirde: Ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.

Bu hükmün tipik uygulama alanı, failin kendi yakınının ölümüne veya yaralanmasına taksirle sebep olduğu trafik kazalarıdır. Failin eşi, çocuğu, anne-babası veya kardeşi mağdur olmuşsa bu hüküm doğrudan ileri sürülmelidir.

Uygulama için failin mağdurla akrabalık ilişkisi ve olayın failde yarattığı mağduriyet, belgelerle ve gerektiğinde sağlık raporlarıyla ortaya konmalıdır.

Taksirle yaralama

TCK m.89/1: taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

m.89/2, ağırlaşmış neticeleri sayar. Taksirle yaralama fiili, mağdurun:

  • a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
  • b) Vücudunda kemik kırılmasına,
  • c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
  • d) Yüzünde sabit ize

neden olması hâlinde ceza ağırlaşır.

(b) bendi dikkat çekicidir: kemik kırılması, kasten yaralamanın ağırlaşmış neticelerini sayan m.87/1'de bu şekilde yer almaz; taksirle yaralamada ayrıca sayılmıştır.

Bu neticeler adli rapor ile tespit edilir. Rapordaki nitelendirme, uygulanacak fıkrayı ve dolayısıyla ceza aralığını belirler; bu nedenle rapor dikkatle incelenmeli, gerekirse itiraz edilmelidir.

Neticesi sebebiyle ağırlaşma ile ilişki

TCK m.23: bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.

Bu madde, kasten yaralama sonucu ölüm meydana gelen hâllerde uygulanır ve taksirle öldürmeden ayrılır: orada fail yaralama kastıyla hareket etmiştir; taksirle öldürmede ise herhangi bir suç kastı bulunmaz.

Bu ayrım, özellikle darp sonrası ölüm dosyalarında nitelendirmenin merkezindedir.

İçtima

Taksirle öldürme ve yaralama bakımından zincirleme suç hükümleri değerlendirilirken TCK m.43/3 hatırlanmalıdır: kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

Sayım kasten işlenen suçlara ilişkindir; taksirli suçlar bu sayımda yer almaz.

Ancak taksirli suçlarda tek bir fiille birden çok netice doğduğunda, TCK m.85/2 zaten özel bir düzenleme getirmiştir: birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma hâlinde tek bir ceza aralığı öngörülmüştür.

İspat ve deliller

Trafik ve iş kazası dosyalarında toplanması gereken deliller:

  • Kaza tespit tutanağı ve olay yeri krokisi.
  • Kusur bilirkişi raporu. Dosyanın merkezidir; itiraz hakkı mutlaka kullanılmalıdır.
  • Adli rapor ve otopsi raporu. Ölüm nedeni ve nedensellik bağı bakımından.
  • Araç muayene ve teknik inceleme kayıtları. Aracın arızası varsa kusur dağılımını etkiler.
  • Kamera kayıtları ve takograf verileri.
  • İş kazalarında: Risk değerlendirmesi, iş güvenliği eğitim kayıtları, koruyucu donanım tutanakları, iş müfettişi raporu.
  • Nüfus kayıtları. m.22/6 bakımından, mağdurla akrabalık ilişkisini göstermek için.

Örnek senaryo

Bir sürücü, yol kusuru ve karşı tarafın da kusurunun bulunduğu bir kazada, aracındaki yolcu olan kardeşinin ölümüne neden olmuştur. Bilirkişi raporunda sürücüye kusur atfedilmiştir.

Değerlendirme:

  1. Nitelendirme. Fiil, m.85/1 kapsamında taksirle öldürmedir; ceza iki yıldan altı yıla kadar hapistir.
  2. Bilinçli taksir iddiası. İddianamede bilinçli taksir ileri sürülmüşse, failin neticeyi öngörüp öngörmediği tartışılır. m.22/3 uyarınca bilinçli taksirde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
  3. Kusur oranı. m.22/4 ve m.22/5 uyarınca ceza failin kusuruna göre belirlenir ve her fail kendi kusurundan sorumludur. Karşı tarafın kusuru, sürücünün kusur oranını düşürür. Bilirkişi raporuna itiraz edilerek yeni rapor alınması istenebilir.
  4. Şahsi cezasızlık. Ölen kişi failin kardeşidir. m.22/6 uyarınca netice münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından cezayı gereksiz kılacak derecede mağduriyet doğurmuşsa ceza verilmez. Bilinçli taksir kabul edilirse ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
  5. İspat. Akrabalık nüfus kaydıyla; failin mağduriyeti ise olayın etkilerini gösteren belgelerle ortaya konur.
  6. Başka mağdur varsa. Kazada failin yakını dışında başka kişiler de ölmüş veya yaralanmışsa, m.22/6'daki "münhasıran" koşulu tartışmalı hâle gelir; ayrıca m.85/2 uygulanır ve ceza aralığı iki yıldan onbeş yıla çıkar.
  7. Savunma sırası. Önce olası kast iddiasına karşı taksir; ardından bilinçli taksire karşı basit taksir; sonra kusur oranına itiraz; en son m.22/6 şahsi cezasızlık hâli ileri sürülür.

Sık yapılan hatalar

  • m.22/6'daki şahsi cezasızlık hâlinin ileri sürülmemesi. Basit taksirde doğrudan ceza verilmemesi sonucunu doğurur.
  • "Münhasıran" koşulunun değerlendirilmemesi. Başka mağdurlar varsa uygulama tartışmalıdır.
  • Kusur raporuna itiraz edilmemesi. Ceza doğrudan kusur oranına bağlıdır.
  • Bilinçli taksirin indirim sanılması. m.22/3 uyarınca artırım sebebidir.
  • Olası kast ile bilinçli taksirin karıştırılması. Nitelendirme tümüyle değişir.
  • m.85/2'nin gözden kaçırılması. Birden fazla netice hâlinde ceza aralığı çok genişler.
  • Adli rapordaki nitelendirmenin denetlenmemesi. Taksirle yaralamada m.89/2'deki bentler ceza aralığını belirler.
  • Taksirli suçlarda iştirak hükümlerine dayanılması. m.22/5 uyarınca her fail kendi kusurundan sorumludur.

Sık sorulan sorular

Taksirle öldürmenin cezası nedir?

TCK m.85/1 uyarınca taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Birden fazla kişi ölürse ceza nasıl belirlenir?

m.85/2 uyarınca fiil birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümüyle birlikte yaralanmasına neden olmuşsa iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.

Kusur oranı cezayı nasıl etkiler?

TCK m.22/4 uyarınca taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir; m.22/5 uyarınca her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

Failin yakını ölürse ceza verilir mi?

TCK m.22/6 uyarınca netice münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından cezayı gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Tehdit ve şantaj suçları

Tehdit suçunun ağır ve hafif şekilleri, nitelikli hâller ile şantajın tehditten farkı ve ceza sonuçları.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Suça teşebbüs ve gönüllü vazgeçme

İcra hareketlerine başlama, elverişlilik ölçütü, teşebbüs indirimi ve gönüllü vazgeçmenin iştirak hâlindeki uygulaması.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Meşru savunma ve zorunluluk hâli

Haksız saldırıya karşı savunma ile tehlikeden kurtulma hâllerinin koşulları ve sınırın aşılmasında heyecan, korku veya telaş ölçütü.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi