İçeriğe geç

Rehber

Tasarım tescili ve korunması

Ürün görünümünün korunması, tasarım ile diğer sınai haklar arasındaki ilişki ve ihlal hâlinde başvurulacak yollar.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 26 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?6 dk okuma

Tasarım, bir ürünün veya ürün parçasının görünümünü korur. Bu yönüyle, ürünün teknik çözümünü koruyan patentten ve ürünün ticari kaynağını gösteren markadan ayrılır. Aynı ürün bakımından üç koruma birlikte gündeme gelebilir.

Tasarımın diğer haklardan farkı

Sınai mülkiyet hakları, korudukları unsura göre ayrılır:

Hak Korunan unsur Dayanak
Marka Ayırt edici işaret SMK m.4
Patent / faydalı model Teknik çözüm SMK m.82
Tasarım Ürünün görünümü SMK (tasarım hükümleri)
Telif Eserin ifadesi FSEK

Bu ayrım, koruma stratejisinin temelidir. Bir ürün bakımından:

  • Adı marka olarak tescil edilir,
  • Teknik çözümü patent veya faydalı model ile korunur,
  • Görünümü tasarım tesciliyle korunur.

SMK m.4 marka için ayırt edicilik ve sicilde gösterilebilirlik aradığından, ürünün biçimi de marka olarak tescil edilebilir: madde "malların veya ambalajlarının biçimi" ifadesini açıkça içerir. Bu nedenle bir ürün biçimi hem tasarım hem marka koruması konusu olabilir; ancak koşulları ve süreleri farklıdır.

Ayrıca SMK m.6/6 uyarınca, marka başvurusunun başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. Bu fıkra, tasarım sahiplerine de marka başvurularına itiraz imkânı sağlayabilir.

Telif korumasıyla ilişki

Bir tasarım, aynı zamanda FSEK anlamında eser niteliği taşıyabilir.

FSEK m.4, estetik değere sahip güzel sanat eserlerini sayar ve bunlar arasında el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımları yer alır.

FSEK m.2/3 ise ilim ve edebiyat eserleri arasında her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projelerini sayar.

Dolayısıyla bir tasarım, koşulları varsa hem SMK kapsamında tescilli tasarım hem de FSEK kapsamında eser olarak korunabilir. Bu, iki ayrı hukuki yolun paralel kullanılmasına imkân verir:

  • SMK yolunda m.149 talepleri,
  • FSEK yolunda m.66 (tecavüzün ref'i, kusur aranmaz), m.68 (rayiç bedelin en çok üç katı) ve m.70 (tazminat) talepleri.

FSEK m.68/1'deki üç kat bedel talebi, tasarım ihlallerinde önemli bir avantaj sağlayabilir; çünkü kusur ve zarar ispatı aranmaz. Bu nedenle tasarımın eser niteliği taşıyıp taşımadığı, dosyanın başında değerlendirilmelidir.

FSEK m.1/B-a uyarınca eser sayılabilmek için sahibinin hususiyetini taşıma koşulu aranır; m.4 uyarınca güzel sanat eserlerinde ayrıca estetik değer koşulu bulunur.

Tecavüz hâlinde talepler

SMK m.149/1: sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

  • a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
  • b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
  • c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
  • ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

Sayım devam eder ve tecavüz oluşturan ürünlere el konulması, bunlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması ile kararın ilgililere tebliği ve kamuya ilan edilmesi gibi talepleri de içerir.

(b) bendi özellikle değerlidir: muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz henüz gerçekleşmeden talep edilebilir. Fuar öncesinde veya ürün piyasaya sürülmeden önce harekete geçilmesini mümkün kılar.

Kararın ilanı talebi de ticari itibarın onarılması bakımından pratik değer taşır.

Delil tespiti ve ihtiyati tedbir

Tasarım ihlallerinde ürün kısa sürede piyasadan çekilebildiğinden, delilin korunması kritik önemdedir.

Bu nedenle dava açılmadan önce veya dava ile birlikte:

  • Delil tespiti talep edilmeli,
  • İhtiyati tedbir ile tecavüz oluşturan ürünlerin üretiminin, satışının ve ithalinin durdurulması istenmelidir.

Fuar dönemlerinde bu talepler, muhtemel tecavüzün önlenmesi (m.149/1-b) ile birlikte ileri sürülür.

Toplanacak deliller:

  • Ürün numunesi ve satın alma belgesi,
  • Fotoğraf ve kataloglar, tarihleriyle,
  • İnternet satış sayfası kayıtları,
  • Fuar katılım ve tanıtım materyalleri,
  • Gümrük kayıtları (ithalat söz konusuysa),
  • Tescil belgesi ve sicil kaydı.

Usul: görev ve yetki

SMK m.156/1 (22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunla değişik): bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.

Aynı fıkra uyarınca bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Yargı çevreleri il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın belirlenir.

Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere asliye hukuk mahkemesince; ceza mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye ceza mahkemesince bakılır.

m.156/2 Kurum kararları için mutlak bir kural koyar: Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

Tasarım başvurusunun reddi veya tasarıma yapılan itirazın sonucuna karşı açılacak davalar bu kapsamdadır ve yalnızca Ankara'da açılır.

Yetki kuralları davacının sıfatına göre değişir:

m.156/3: sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

Bu, hak sahibine üç seçenek sunar ve kendi yerleşim yerinde dava açma imkânı verir.

m.156/4: davacının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.

m.156/5: üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Hak sahibinin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa dördüncü fıkra uygulanır.

Strateji: hangi korumaya başvurulmalı

Bir ürün için koruma planlanırken şu sıra izlenir:

  1. Görünüm özgün mü? Tasarım tescili değerlendirilir.
  2. Görünüm aynı zamanda estetik değer taşıyor mu? FSEK m.4 kapsamında güzel sanat eseri olarak da korunabilir; bu, FSEK m.68'deki üç kat bedel imkânını açar.
  3. Teknik bir çözüm var mı? SMK m.82 uyarınca patent veya faydalı model.
  4. Ürünün biçimi kaynak gösteriyor mu? SMK m.4 uyarınca malların veya ambalajlarının biçimi marka olarak tescil edilebilir.
  5. Ad ve logo var mı? Marka tescili yapılır.

Bu katmanların birlikte kurulması, ihlal hâlinde birden çok dayanakla hareket etme imkânı sağlar. Özellikle tasarım tescilinin hükümsüzlüğü ileri sürüldüğünde, FSEK'e dayalı telif koruması bağımsız bir dayanak olarak kalır.

Örnek senaryo

Bir mobilya üreticisi, özgün görünümlü bir koltuk modeli geliştirmiş ve tasarım tescili yaptırmıştır. Bir rakip, yaklaşan fuarda çok benzer bir modeli sergileyeceğini duyurmuştur.

Değerlendirme:

  1. Muhtemel tecavüz. Ürün henüz piyasaya sürülmemiştir; ancak SMK m.149/1-b uyarınca muhtemel tecavüzün önlenmesi talep edilebilir.
  2. İhtiyati tedbir. Fuar öncesinde, tecavüz oluşturan ürünlerin sergilenmesinin ve satışının durdurulması için ihtiyati tedbir istenir.
  3. Delil tespiti. Rakibin tanıtım materyalleri, katalog ve internet duyuruları kayıt altına alınır; fuar sırasında ürün numunesi ve fotoğraf tespiti yaptırılır.
  4. Talepler. m.149/1 uyarınca tespit, önleme, durdurma ve tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat birlikte istenir; ayrıca kararın ilanı talep edilir.
  5. İkinci dayanak. Koltuk tasarımı estetik değer taşıyorsa, FSEK m.4 kapsamında güzel sanat eseri olarak da korunabilir. Bu hâlde FSEK m.66 (kusur aranmaz) ve m.68 (rayiç bedelin en çok üç katı) yolları da açılır.
  6. Üç kat bedel avantajı. FSEK m.68'de kusur ve zarar ispatı aranmadığından, bu dayanak ispat yükünü hafifletir.
  7. Görev ve yetki. Dava, m.156/1 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde; m.156/3 uyarınca davacının yerleşim yerinde de açılabilir.
  8. Hükümsüzlük riski. Rakip, tasarım tescilinin hükümsüzlüğünü ileri sürebilir; bu nedenle tasarımın özgünlüğüne ilişkin geliştirme kayıtları ve tarihli taslaklar saklanmalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Tek katmanlı koruma kurulması. Marka, tasarım, patent ve telif birlikte değerlendirilmelidir.
  • Telif dayanağının gözden kaçırılması. FSEK m.68'deki üç kat bedel kusur ve zarar ispatı gerektirmez.
  • Muhtemel tecavüz talebinin kullanılmaması. m.149/1-b, tecavüz gerçekleşmeden harekete geçmeyi sağlar.
  • Delil tespiti yaptırılmaması. Ürün piyasadan çekildiğinde ispat güçleşir.
  • Kararın ilanının istenmemesi. m.149 kapsamındaki bu talep ticari itibar bakımından değerlidir.
  • Yetki kuralının yanlış seçilmesi. Hak sahibi davacıysa m.156/3, üçüncü kişi davacıysa m.156/5 uygulanır.
  • Kurum kararına karşı davanın Ankara dışında açılması. m.156/2 uyarınca Ankara FSHHM münhasıran yetkilidir.
  • Geliştirme kayıtlarının saklanmaması. Hükümsüzlük iddiasına karşı özgünlüğün ispatı güçleşir.

Sık sorulan sorular

Tasarım hangi hakla korunur?

Tasarımlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup ürünün görünümü bu Kanun hükümlerine göre korunur.

Tecavüz hâlinde neler istenebilir?

SMK m.149/1 uyarınca fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini istenebilir.

Görevli mahkeme hangisidir?

SMK m.156/1 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi; kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Kurum kararlarına karşı nerede dava açılır?

SMK m.156/2 uyarınca Kurumun bütün kararlarına karşı açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 26 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler