İçeriğe geç

Rehber

Tedbir nafakası: dava süresince ve ayrı yaşamada

TMK m.169 ve m.197 uyarınca tedbir nafakasının dayanağı, talep edilmeden de karar verilebilmesi ve uygulamadaki sınırları.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?5 dk okuma

Tedbir nafakası, boşanma sürecinin en erken ve çoğu zaman en belirleyici kararıdır. Yargılama uzun sürdüğünden, dava boyunca geçimi sağlanamayan taraf fiilen zayıf konuma düşer. Bu nedenle tedbir talebi, dava dilekçesinin ayrılmaz parçası olarak kurgulanmalıdır.

Dava süresince: TMK m.169

TMK m.169: boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır.

Maddenin üç özelliği vardır:

  1. Resen. Hâkim, talep olmasa dahi bu önlemleri almakla yükümlüdür. Bu, tedbir nafakasını olağan bir ihtiyati tedbirden ayırır.
  2. Dört alan sayılmıştır ama sayım sınırlayıcı değildir. Madde "özellikle" diyerek barınma, geçim, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması alanlarını örnek gösterir; somut olayın gereğine göre başka önlemler de alınabilir.
  3. Dava süresiyle sınırlıdır. Önlemler "davanın devamı süresince" geçerlidir.

Uygulamada m.169 kapsamında istenebilecek önlemler şunlardır:

  • Eş ve çocuklar lehine tedbir nafakası,
  • Ortak konutun taraflardan birine tahsisi,
  • Çocuklar bakımından geçici velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesi,
  • Malların yönetimine ilişkin önlemler; tasarruf yetkisinin sınırlanması, tapu kaydına aile konutu şerhi veya ihtiyati tedbir konulması.

Son grup çoğu dosyada ihmal edilir. Dava süresince malvarlığının elden çıkarılması, mal rejiminin tasfiyesi aşamasını fiilen sonuçsuz bırakabilir; bu nedenle tedbir talebi yalnızca nafakayla sınırlı tutulmamalıdır.

Resen karar verilebilmesi, talepte bulunmayı gereksiz kılmaz. Somut ihtiyaç ve gider kalemleri dilekçede gösterilmezse hâkimin takdir edeceği miktar gerçek ihtiyacın altında kalabilir.

Dava açmadan: TMK m.197

Boşanma davası açılmadan da tedbir istenebilir. TMK m.197/1 önce ayrı yaşama hakkını tanır: eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

m.197/2 buna bağlı önlemleri düzenler: birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.

m.197/3 kapsamı genişletir: eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.

Bu üçüncü fıkra pratikte önemlidir: evi terk eden taraf değil, terk edilen taraf de bu önlemleri isteyebilir.

m.197/4: eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır.

m.169 ile m.197 arasındaki temel fark, talep şartıdır: m.169'da hâkim resen karar verir, m.197'de eşlerden birinin istemi aranır.

6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirlerle ilişki

Şiddet iddiası bulunan dosyalarda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ayrı bir koruma seti sunar. m.5/1 uyarınca şiddet uygulayanlarla ilgili olarak hâkim tarafından şu önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilir:

  • Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması,
  • Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi,
  • Korunan kişilere, bunların bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması,
  • Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması,
  • Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması,
  • Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.

Bu tedbirler, TMK m.169 ve m.197 kapsamındaki önlemlerin yerine geçmez; yanında işler. Şiddet dosyalarında iki yol birlikte kullanılmalıdır: 6284 kapsamında koruma, TMK kapsamında geçim ve barınma.

Ayrıca 6284 kapsamında verilen tedbir kararları, boşanma davasında kusurun ispatı bakımından hukuka uygun biçimde oluşmuş resmî kayıtlardır ve dosyaya celbedilmelidir.

Miktarın belirlenmesi

Tedbir nafakasının miktarı kanunla belirlenmemiştir; hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre takdir eder. Dosyaya kazandırılması gereken veriler:

  • Tarafların gelir kayıtları: ücret bordroları, sosyal güvenlik kayıtları, vergi beyanları.
  • Zorunlu gider kalemleri: kira, aidat, elektrik, su, doğal gaz, çocukların okul ve sağlık giderleri.
  • Malvarlığı durumu: tapu, araç ve banka kayıtları.
  • Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması (SED) sonuçları.

Bu veriler müzekkere yoluyla celbedilebilir. Dilekçede somut bir rakam yazmak yerine, tarafların ekonomik durumuna göre belirlenmek üzere tedbir nafakasına hükmedilmesinin talep edilmesi ve tutarın yargılama sırasında ortaya çıkan verilere göre usulüne uygun biçimde artırılabilmesi için gerekli hazırlığın yapılması daha güvenlidir.

Süre ve sona erme

Tedbir nafakası, niteliği gereği geçici bir önlemdir ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Kesinleşmeden sonra yerini, koşulları varsa:

  • Eş bakımından yoksulluk nafakasına (TMK m.175),
  • Çocuk bakımından iştirak nafakasına (TMK m.182/3)

bırakır. Bu nedenle boşanma dilekçesinde yalnızca tedbir nafakası değil, kesinleşme sonrası için yoksulluk ve iştirak nafakası da ayrıca talep edilmelidir. Aksi hâlde kesinleşmeyle birlikte ödeme kesilir ve yeni dava gerekir.

Koşullar değişirse TMK m.176/4 uyarınca iradın artırılması veya azaltılması istenebilir.

Örnek senaryo

Bir eş, çocuklarıyla birlikte ortak konuttan ayrılmış; henüz boşanma davası açmamıştır. Geliri yoktur ve kira ödemektedir.

İzlenecek yol:

  1. Hemen tedbir. Boşanma davası açılmadan TMK m.197/2 uyarınca parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin önlemler istenebilir. Ayrılığın haklı sebebe dayandığı m.197/1'deki ölçütlerle (kişilik, ekonomik güvenlik, ailenin huzuru) somutlaştırılır.
  2. Çocuklar. m.197/4 uyarınca ergin olmayan çocuklar bakımından gerekli önlemler istenir.
  3. Şiddet varsa. 6284 m.5 kapsamında uzaklaştırma, konutun tahsisi ve yaklaşmama tedbirleri ayrıca talep edilir. Bu tedbirler TMK önlemlerinin yerine geçmez.
  4. Boşanma davası açılınca. TMK m.169 devreye girer; hâkim geçici önlemleri resen alır. Yine de barınma, geçim, çocukların bakımı ve malların yönetimi başlıkları dilekçede ayrı ayrı istenir.
  5. Malvarlığı koruması. Dava süresince taşınmazın elden çıkarılmasını önlemek için tapu kaydına yönelik önlemler m.169 kapsamında talep edilir.
  6. Kesinleşme sonrası. Dilekçede yoksulluk nafakası (m.175) ve iştirak nafakası (m.182/3) ayrıca istenir; aksi hâlde kesinleşmeyle ödeme kesilir.

Sık yapılan hatalar

  • Tedbir talebinin yalnızca nafakayla sınırlanması. m.169 barınma, malların yönetimi ve çocukların korunmasını da kapsar.
  • Malvarlığı koruma önlemlerinin istenmemesi. Dava süresince malvarlığı elden çıkarılırsa tasfiye aşaması sonuçsuz kalır.
  • Resen karar verileceğine güvenilmesi. Somut gider kalemleri gösterilmezse takdir edilen miktar ihtiyacın altında kalabilir.
  • Dava açılmadan tedbir istenebileceğinin bilinmemesi. m.197, boşanma davasından bağımsız bir yoldur.
  • Terk edilen tarafın talepte bulunamayacağının sanılması. m.197/3 bu imkânı açıkça tanır.
  • 6284 tedbirlerinin TMK önlemlerinin yerine geçtiğinin sanılması. İki set birlikte işler.
  • Yoksulluk ve iştirak nafakasının ayrıca talep edilmemesi. Tedbir nafakası kesinleşmeyle sona erer.
  • Ekonomik durum verilerinin dosyaya kazandırılmaması. Gelir ve gider kayıtları müzekkere ile celbedilmelidir.

Sık sorulan sorular

Tedbir nafakası için ayrıca talep gerekir mi?

TMK m.169 uyarınca boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri resen alır; talep bulunmasa da karar verilebilir.

Boşanma davası açmadan tedbir nafakası istenebilir mi?

Evet. TMK m.197 uyarınca birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya ilişkin önlemleri alır.

Tedbir nafakası ne zamana kadar devam eder?

Dava süresince devam eder; boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer ve yerini varsa yoksulluk ve iştirak nafakasına bırakır.

Ayrı yaşama hakkı hangi hâllerde doğar?

TMK m.197/1 uyarınca ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece eş ayrı yaşama hakkına sahiptir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Evlat Edinme Süreci

Türk Medeni Kanunu kapsamında küçüklerin ve erginlerin evlat edinilmesinin şartları.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Şiddet mağduruna barınma yeri ve geçici koruma: mülki amir tedbirleri (m.3)

6284 sayılı Kanun m.3'e göre mülki amir, korunan kişiye barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, rehberlik ve danışmanlık hizmeti ile hayati tehlike hâlinde geçici koruma gibi koruyucu tedbirlere karar verebilir. Acil hâllerde barınma ve geçici koruma tedbirlerini kolluk amiri de alabilir; mülki amir kırk sekiz saat içinde onaylamazsa tedbir kendiliğinden kalkar.

27 Eylül 2026 tarihinde güncellendi