İçeriğe geç
LexLawy adalet mührüLexLawy

Rehber

Tutuklama Kararına İtiraz

Tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarına karşı başvurulabilecek itiraz yolunun usulü.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 24 Eylül 2026Son güncelleme: 24 Eylül 2026Hukuki inceleme: 24 Eylül 20262 dk okuma

Tutuklama, ceza muhakemesinin en ağır koruma tedbiridir. Tutuklama kararına, tutukluluğun devamına ve tahliye taleplerinin reddine karşı itiraz yoluna başvurulabilir. Düzenleme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 267 ve devamı maddelerindedir.

Süre: iki hafta

CMK m.268/1'e göre hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır.

Sürenin başlangıcı öğrenme tarihidir. Duruşmada tefhim edilen kararlarda süre tefhimle; yokluğunda verilen kararlarda tebliğ ile işler.

İtirazın şekli ve mercii

İtiraz:

  • Kararı veren mercie verilecek bir dilekçe ile, veya
  • Tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunularak

yapılır.

CMK m.268/2 önemli bir imkân sağlar: kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.

Bu nedenle itiraz dilekçesi, kararı veren merciyi ikna edecek şekilde de yazılmalıdır; dosya üst mercie gitmeden sonuç alınabilir.

İtiraz mercii

İtirazı inceleyecek merci, kararı veren makama göre değişir:

  • Sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı, o yerdeki diğer sulh ceza hâkimliği,
  • Asliye ceza mahkemesi hâkimi kararlarına karşı, yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi,
  • Ağır ceza mahkemesi kararlarına karşı, numara olarak kendisini izleyen ağır ceza mahkemesi

kanunda gösterilen düzene göre inceleme yapar.

Dilekçede ileri sürülecekler

Etkili bir itiraz dilekçesinde üç başlık işlenir:

1. Kuvvetli suç şüphesinin bulunmaması. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil aranır. Dosyadaki delillerin bu ölçüyü karşılamadığı, hangi delilin ne gösterdiği tartışılarak ortaya konmalıdır.

2. Tutuklama sebeplerinin bulunmaması. CMK m.100'de sayılan sebepler:

  • Şüpheli veya sanığın kaçma, saklanma şüphesini uyandıran somut olgular,
  • Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunma.

Sanığın sabit ikametgâhı, aile ve iş bağları, önceki duruşmalara katılımı bu başlıkta gösterilir.

3. Ölçülülük ve adli kontrol. Tutuklama, işin önemi ve beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmadığında verilemez. Ayrıca CMK m.109 uyarınca adli kontrol, tutuklamanın alternatifidir. Dilekçede, hangi adli kontrol tedbirinin (yurt dışına çıkış yasağı, imza, konutu terk etmeme, güvence) yeterli olacağı somut biçimde önerilmelidir.

Tahliye talebi ve tutukluluk incelemesi

  • Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturma evresinin her aşamasında salıverilmesini isteyebilir.
  • Tutukluluk hâli, kanunda öngörülen sürelerle ve resen düzenli olarak incelenir.
  • Tahliye talebinin reddi kararlarına karşı da itiraz yolu açıktır.

Tazminat

Kanuna aykırı olarak tutuklanan veya tutukluluğu makul süreyi aşan kişiler, CMK'nın koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin hükümleri çerçevesinde devletten tazminat isteyebilir. Talep için kanunda öngörülen süre ve usul ayrıca incelenmelidir.

Örnek senaryo

Sanık hakkında kaçma şüphesi gerekçesiyle tutuklama kararı verilir. Müdafi, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye itiraz dilekçesi verir. Dilekçede sanığın on yıldır aynı adreste oturduğu, düzenli işi bulunduğu ve tüm çağrılara uyduğu belgelerle gösterilir; yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğünün yeterli olacağı ileri sürülür.

Sık yapılan hatalar

  • İki haftalık süreyi kaçırmak.
  • İtirazı yetkisiz mercie vermek; itiraz, kararı veren mercie verilir.
  • Kuvvetli suç şüphesini tartışmadan yalnızca kişisel durumdan söz etmek.
  • Adli kontrol alternatifini somut tedbir önererek ileri sürmemek.
  • Sabit ikamet, iş ve aile bağlarını belgelendirmemek.

Sık sorulan sorular

Tutuklama kararına itiraz süresi nedir?

Kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır (CMK m.268).

İtiraz nereye verilir?

Kararı veren mercie verilecek dilekçe ile veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.

Karar veren merci itirazı kendisi çözebilir mi?

Evet. İtirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde yetkili mercie gönderir (CMK m.268/2).

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Son güncelleme: 24 Eylül 2026.

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Uzlaştırma Süreci

Kanunda sayılan suçlarda şüpheli/sanık ile mağdur arasında yürütülen uzlaştırma usulü.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Suç Duyurusu Nasıl Yapılır

Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak suç ihbarı ve şikâyetin usulü ile süreleri.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi