Rehber
Ziynet Eşyası Davası
Evlilik sırasında takılan altın ve ziynet eşyasına ilişkin iade taleplerinin hukuki dayanağı ve ispat sorunu.
Boşanma sürecinde en çok uyuşmazlık çıkan konulardan biri, evlilik sırasında takılan ziynet eşyasıdır. Tartışma genellikle iki noktada düğümlenir: eşyanın kime ait olduğu ve hâlen kimin elinde bulunduğu.
Ziynet eşyası kime aittir?
Yerleşik uygulamaya göre düğünde takılan ziynet eşyası, kime takıldığına bakılmaksızın kadına ait kabul edilir. Damada takılan takılar bakımından ise değerlendirme farklılaşabilir; erkeğe özgü nitelikteki eşyanın (ör. erkek kol saati, damat bileziği) ona ait sayılacağı yönündeki uygulama dikkate alınır.
Bu kabul bir karinedir. Aksini iddia eden taraf, eşyanın kendisine ait olduğunu veya rızayla kendisine bağışlandığını ispatla yükümlüdür.
Talebin hukuki niteliği
Ziynet alacağı, mal rejiminin tasfiyesinden bağımsız bir taleptir. Kadın:
- Eşyanın aynen iadesini,
- Bu mümkün değilse bedelinin ödenmesini
talep edebilir. Uygulamada talep genellikle "öncelikle aynen iade, mümkün olmazsa bedel" şeklinde kademeli olarak ileri sürülür. Bedel talebinde, değerlendirme anı ve altın fiyatındaki değişim gündeme geleceğinden talebin kademeli kurulması önem taşır.
İspat yükü ve deliller
İspat yükü, ziynetin karşı tarafta kaldığını iddia eden taraftadır. Kullanılabilecek deliller:
- Düğün video kaydı ve fotoğraflar: Takılan eşyanın türünü ve miktarını göstermesi bakımından en güçlü delillerdendir.
- Tanık anlatımları: Düğüne katılan, takı merasimini gören kişiler.
- Kuyumcu faturaları ve satın alma belgeleri.
- Bozdurma veya satış kayıtları: Ziynetin bozdurulup ortak ihtiyaç için harcandığı savunmasında bu kayıtlar önem kazanır.
- Banka kayıtları: Bozdurulan tutarın hangi hesaba geçtiği ve nerede kullanıldığı.
Ziynetin rızayla ve karşılıksız olarak erkeğe veya ailesine verildiği savunması ileri sürülürse, bunu savunan taraf ispatlamak zorundadır. Ortak ihtiyaçlar için harcandığı savunmasında ise, harcamanın kadının rızasıyla ve onun yararına yapıldığının ortaya konması beklenir.
Dava usulü
- Görevli mahkeme: Aile mahkemesidir.
- Talep şekli: Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı dava olarak da açılabilir.
- Talep sonucunun belirlenmesi: Ziynet kalemleri tek tek (tür, adet, gram, ayar) gösterilmelidir. "Bir miktar altın" gibi belirsiz talepler, harç ve ıslah bakımından sorun yaratır.
- Miktarın dava açılırken tam olarak belirlenemediği hâllerde izlenecek usul, güncel mevzuata göre belirlenmelidir. Bu konuda dayanak olan HMK m.107, 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığından, talep sonucunun kurgusu yürürlükteki hükümlere göre yapılmalıdır.
Örnek senaryo
Boşanma davası sırasında kadın, düğünde takılan bilezik ve altınların evden ayrılırken alınmasına izin verilmediğini ileri sürerek iade, mümkün olmazsa bedel talebinde bulunur. Dosyaya düğün video kaydını, iki tanığın beyanını ve kuyumcu faturalarını sunar. Karşı taraf, altınların ortak konut alımında kullanıldığını savunur ancak bozdurma ve ödeme kayıtlarını sunamaz. Mahkeme, ziynetin kadına ait olduğu karinesinden hareketle talebi değerlendirir.
Sık yapılan hatalar
- Ziynet kalemlerini tür, adet ve gram olarak ayrı ayrı göstermemek.
- Yalnızca bedel talep edip aynen iade talebini hiç ileri sürmemek.
- Düğün kaydı ve fotoğrafları delil olarak sunmayı ihmal etmek.
- Ziynetin bozdurulduğu savunmasında ödeme ve harcama kayıtlarını dosyaya koymamak.
- Talebi mal rejimi tasfiyesi içinde eritip ayrı bir alacak olduğunu gözden kaçırmak.
Sık sorulan sorular
Düğünde takılan takılar kime aittir?
Uygulamada ziynet eşyası, kime takıldığına bakılmaksızın kural olarak kadına ait kabul edilir; aksi iddia ispatlanmalıdır.
Ziynet davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir mi?
Ayrı dava olarak açılabileceği gibi boşanma davasıyla birlikte de talep edilebilir.
Ziynet eşyası ispatı nasıl yapılır?
Düğün görüntüleri, fotoğraflar, tanık anlatımları, kuyumcu faturaları ve bozdurma kayıtları kullanılır.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 27 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Velayet Davasında Dikkat Edilecekler
Boşanmada velayetin kime verileceğinin hangi ölçütlere göre belirlendiği ve sonradan değiştirilmesi usulü.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Soybağının Reddi Davası
Evlilik içinde doğan çocukla koca arasındaki soybağı karinesinin dava yoluyla ortadan kaldırılması.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Aile konutu şerhi: TMK m.194, rızasız devir yasağı ve tapuya şerh verilmesi
Aile konutunun korunması, rıza şartı, şerh şartları ve başvuru, kiralanan aile konutu, üçüncü kişilere etkisi ve uygulamada dikkat edilecekler.
25 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Eğitimi süren ergin çocuğa nafaka: bakım borcunun uzaması (TMK m.328)
Ana ve babanın çocuğa bakım borcunun ergin olmayla birlikte kural olarak sona ermesi ve eğitimi devam eden ergin çocuk için bu borcun durum ve koşullara göre eğitim bitene kadar uzaması istisnası.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
