İçeriğe geç

Sözlük

Keşif: hâkimin bizzat inceleme yaparak bilgi sahibi olması (HMK m.288)

Keşif delilinin niteliği, hâkimin gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurabilmesi ve keşif kararının hangi aşamada, kimin talebiyle veya resen alınabileceği.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 27 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?

Bazı uyuşmazlıklarda, yazılı belgeler veya tanık ifadeleri yerine, hâkimin bizzat gözlemlemesi en sağlıklı bilgi kaynağı olabilir. Bu amaca hizmet eden delil aracı keşiftir; hukuki dayanağı HMK m.288'dir.

Keşfin tanımı: hâkimin bizzat incelemesi

HMK m.288/1 keşfi şöyle tanımlar: hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir.

Bu tanımın öne çıkan unsuru, hâkimin kendi duyu organlarıyla (görme, dokunma gibi) doğrudan gözlem yapmasıdır — bu, keşfi tanık ifadesi veya belge incelemesi gibi dolaylı delil araçlarından ayırır.

Bilirkişi yardımına başvurma imkânı

Aynı fıkranın devamı önemli bir esneklik tanır: hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur. Bu, keşfin her zaman hâkimin tek başına yapacağı bir işlem olmadığını, teknik bilgi gerektiren durumlarda bilirkişi desteğiyle birlikte yürütülebileceğini gösterir. Örneğin bir yapının teknik durumu incelenirken, hâkim bir inşaat mühendisi bilirkişiden yardım alabilir.

Keşif kararının alınma zamanı ve usulü

m.288/2, keşif kararının ne zaman ve nasıl alınacağını düzenler: keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır.

Bu düzenlemeden çıkan iki önemli sonuç vardır:

  1. Keşif kararı, sözlü yargılama aşamasına kadar alınabilir — bu, keşfin yargılamanın belirli bir aşamasıyla sınırlı olmadığını, tahkikatın devamı boyunca gündeme gelebileceğini gösterir,
  2. Keşif kararı, taraflardan birinin talebi üzerine veya hâkimin kendiliğinden (resen) alınabilir — bu, keşfin yalnızca taraf talebine bağlı olmadığını, hâkimin gerekli gördüğünde kendiliğinden de keşfe başvurabileceğini gösterir.

Keşfin tercih edildiği durumlar

Keşif, özellikle uyuşmazlık konusunun fiziksel veya mekânsal bir durumla ilgili olduğu ve bu durumun yazılı belgelerle tam olarak yansıtılamayacağı hâllerde tercih edilir. Örneğin bir taşınmazın sınırları, bir yapının hasar durumu veya bir arazinin kullanım şekli gibi konularda, hâkimin yerinde gözlem yapması, dosya üzerinden yapılacak bir değerlendirmeden çok daha sağlıklı sonuçlar doğurabilir.

Örnek senaryo

Bir komşuluk uyuşmazlığında, bir tarafın diğerinin arazisine taşkın yapı yaptığı iddia edilmektedir. Mahkeme, bu iddiayı sağlıklı değerlendirebilmek için taraflardan birinin talebi üzerine (veya resen) keşif kararı verir; hâkim, gerekirse bir bilirkişi eşliğinde arazide inceleme yaparak taşkınlığın olup olmadığını bizzat gözlemler.

Sık yapılan hatalar

  • Keşfin yalnızca taraf talebiyle yapılabileceğini sanmak. m.288/2 uyarınca hâkim resen de keşif kararı verebilir.
  • Keşfin belirli bir aşamada (örneğin yalnızca dava başında) yapılabileceğini düşünmek. Keşif kararı, sözlü yargılamaya kadar her aşamada alınabilir.
  • Keşifte bilirkişi yardımı alınamayacağını sanmak. m.288/1 açıkça bu yardımı öngörür.
  • Keşfi, hâkimin dosya üzerinden yaptığı incelemeyle karıştırmak. Keşif, hâkimin bizzat, duyu organlarıyla yaptığı doğrudan bir incelemedir.

Sık sorulan sorular

Keşif nedir?

HMK m.288/1 uyarınca hâkimin, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla yaptığı incelemedir.

Keşifte bilirkişi yardımına başvurulabilir mi?

Evet, m.288/1 uyarınca hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur.

Keşif kararı ne zaman alınır?

m.288/2 uyarınca keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır.

Keşif hangi durumlarda tercih edilir?

Uyuşmazlık konusunun, hâkimin bizzat yerinde veya mahkemede gözlemlemesiyle daha sağlıklı anlaşılabileceği durumlarda (örneğin bir taşınmazın fiilî durumu) tercih edilir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 27 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler