Rehber
Tüketici hakem heyetine başvuru ve karara itiraz
6502 sayılı Kanun m.66-72 uyarınca tüketici hakem heyetine başvuru usulü, kararların icrası ve tüketici mahkemesine itiraz.
Tüketici hakem heyetleri, belirli bir parasal sınırın altındaki tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu başvuru merciidir. Bu sınırın altındaki uyuşmazlıklarda doğrudan dava açılamaz; sınırın üzerindekilerde ise heyete başvurulamaz. Bu iki yönlü sınır, dosyanın en başında yapılacak tespittir.
Heyetin oluşumu
6502 sayılı Kanun m.66/1 (24/3/2022 tarihli 7392 sayılı Kanunla değişik): Bakanlık, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla tüketici hakem heyetleri oluşturmakla görevlidir. Heyetlerin yetki alanı ile iş bölümü Bakanlıkça belirlenir.
m.66/2 uyarınca başkanlığı illerde ticaret il müdürü, ilçelerde kaymakam veya bunların görevlendireceği bir memur tarafından yürütülen heyet; belediye personeli arasından bir üye, baronun mensupları arasından bir üye, satıcının tacir veya esnaf olmasına göre ticaret/sanayi odası ya da esnaf ve sanatkârlar odası tarafından görevlendirilecek bir üye ve tüketici örgütlerinin kendi aralarından seçeceği bir üye olmak üzere başkan dâhil beş üyeden oluşur.
Birden fazla baro kurulan illerde üye görevlendirilmesi, baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılır (11/7/2020 tarihli 7249 sayılı Kanunla eklenen cümleler).
Zorunluluk sınırı: iki yönlü
m.68/1 (7392 sayılı Kanunla değişik): tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla, kanunda gösterilen parasal sınırın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.
Bu düzenleme iki yönlü bir eşik kurar:
- Sınırın altında: Heyete başvuru zorunludur; doğrudan dava açılamaz.
- Sınırın üzerinde: Heyete başvuru yapılamaz; doğrudan tüketici mahkemesine gidilir.
m.68/4 sınırın nasıl güncellendiğini belirler: bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz.
Sınır her yıl değiştiğinden, dosya açılmadan önce o yıl için geçerli tutarın teyit edilmesi gerekir. Yanlış mercie yapılan başvuru zaman kaybettirir.
m.68/2: tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır.
Yetkili heyet
m.68/3: başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.
7392 sayılı Kanunla değişik cümle uyarınca, tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. Bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir.
Tüketici için iki seçenek bulunması bir kolaylıktır: kendi yerleşim yerindeki heyete başvurabilir, satıcının bulunduğu yere gitmek zorunda değildir.
m.68/5 bir saklı tutma getirir: bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir.
Kararların niteliği ve icrası
m.70/1 (7392 sayılı Kanunla değişik): tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar.
Aynı fıkrada 10/9/2014 tarihli 6552 sayılı Kanunla eklenen cümle önemli bir sınır koyar: tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.
Bu, heyet aşamasında avukatla temsil edilen tüketicinin vekâlet ücretini karşı taraftan alamayacağı anlamına gelir ve dosyanın ekonomisi bakımından baştan değerlendirilmelidir.
m.70/2: tebliği gereken evrakın taraflara veya vekillerine Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre elektronik ortamda tebliği yapılır; elektronik tebligat yapılamadığı durumlarda Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.
Son cümle kararların gücünü gösterir: heyet kararı, ilam gibi icra edilir. Bu nedenle karar lehine çıkan tüketici, ilamlı icra takibi başlatabilir.
İtiraz: iki hafta
m.70/3: taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir.
Aynı fıkra iki önemli kural daha içerir:
- İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz.
- Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.
İkinci cümle talep şartına bağlıdır. İtiraz dilekçesinde icranın tedbiren durdurulması açıkça istenmezse, karar aleyhe olan taraf hakkında icra işlemleri sürer.
m.70/4 tüketici mahkemesine bir düzeltme yetkisi verir: itiraz olunan karar esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabulü gerekiyorsa veya kanuna uymayan husus yeniden yargılamayı gerektirmiyorsa, mahkeme evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Kimlik ve unvan yanlışlıkları ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. Karar usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır.
m.70/5: tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.
Bu, itiraz aşamasının tek dereceli olduğunu gösterir: tüketici mahkemesinin kararına karşı kanun yoluna gidilemez.
Vekâlet ücreti riski ve 2022 değişikliği
m.70/6: tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir.
Bu kural tüketici için ciddi bir risk oluşturuyordu: heyette kazanan tüketici, itiraz davasında kaybederse vekâlet ücretiyle karşı karşıya kalıyordu.
7392 sayılı Kanunla eklenen cümle bu riski önemli ölçüde sınırlamıştır: ancak, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez.
Bu istisna pratikte şu anlama gelir: karşı taraf, elinde bulunan bir belgeyi heyet aşamasında sunmayıp itiraz davasında ortaya koyarsa ve karar bu nedenle iptal edilirse, tüketici aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemez.
Tüketici vekili bakımından bu, itiraz davasında ileri sürülecek ilk savunmadır: karşı tarafın sunduğu belgenin heyet aşamasında mevcut olup olmadığı araştırılmalı ve mevcutsa bu husus dosyaya geçirilmelidir.
m.70/7 masrafları düzenler: uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır. Uyuşmazlığın tüketicinin lehine sonuçlanması durumunda ise bu ücretler karşı taraftan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir.
Arabuluculukla ilişkisi
6502 m.73/A (22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunla eklenmiştir): tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Ancak aynı fıkra istisnaları sayar. Dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler şu hususlarda uygulanmaz:
- a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar,
- b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar,
- c) m.73/6'da belirtilen davalar,
- ç) m.74'te belirtilen davalar.
İlk iki bent doğrudan bu konuyla ilgilidir:
- Heyetin görev kapsamındaki uyuşmazlıklarda zaten heyete başvuru zorunludur; ayrıca arabuluculuk aranmaz.
- Heyet kararına itiraz ederken arabuluculuğa başvurmak gerekmez.
Dolayısıyla üç ayrı rejim vardır: parasal sınırın altında heyet, sınırın üzerinde arabuluculuk + dava, heyet kararına karşı doğrudan itiraz.
Görevli mahkeme
m.73/1: tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
m.73/2 bir harç muafiyeti getirir: tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır.
m.73/4: tüketici mahkemelerinde görülecek davalar HMK'nın Altıncı Kısım hükümlerine göre (basit yargılama usulü) yürütülür.
m.73/5: tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.
Örnek senaryo
Bir tüketici, satın aldığı beyaz eşyanın ayıplı çıkması nedeniyle bedel iadesi istemektedir. Talep tutarı, o yıl için geçerli parasal sınırın altındadır.
İzlenecek yol:
- Sınır tespiti. O takvim yılı için geçerli parasal sınır teyit edilir (m.68/4 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artar). Talep sınırın altındaysa heyete başvuru zorunludur.
- Yetkili heyet. m.68/3 uyarınca tüketicinin kendi yerleşim yerindeki heyete başvurulabilir; satıcının bulunduğu yere gitmek gerekmez.
- Arabuluculuk gerekmez. m.73/A/1-a uyarınca heyetin görev kapsamındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı uygulanmaz.
- Vekâlet ücreti. m.70/1 uyarınca heyet aşamasında vekâlet ücretine hükmedilemez; dosyanın ekonomisi buna göre değerlendirilir.
- Belgelerin tamamının sunulması. Elde bulunan tüm bilgi ve belgeler heyet aşamasında sunulmalıdır. Aksi hâlde karşı taraf bakımından m.70/6'daki istisna işlemez.
- Karar lehte çıkarsa. Karar, m.70/2 uyarınca ilamların yerine getirilmesi hükümlerine göre icra edilir.
- Karşı taraf itiraz ederse. İtiraz, tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılır ve icrayı durdurmaz. Ancak hâkim, talep üzerine tedbir yoluyla durdurabilir.
- İtirazda savunma. Karşı taraf heyete sunmadığı bir belgeyi mahkemeye sunarsa, m.70/6 son cümlesi uyarınca kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemez; bu husus açıkça ileri sürülmelidir.
- Kesinlik. m.70/5 uyarınca tüketici mahkemesinin itiraz üzerine vereceği karar kesindir.
Sık yapılan hatalar
- Parasal sınırın o yıl için teyit edilmemesi. m.68/4 uyarınca sınır her takvim yılı başında artar.
- Sınırın üzerindeki uyuşmazlıkta heyete başvurulması. m.68/1 uyarınca bu mümkün değildir.
- Sınırın altındaki uyuşmazlıkta doğrudan dava açılması. Heyete başvuru zorunludur.
- İki haftalık itiraz süresinin kaçırılması. m.70/3 uyarınca süre tebliğden işler.
- İcranın durdurulmasının talep edilmemesi. m.70/3 uyarınca tedbir talebe bağlıdır.
- Belgelerin heyet aşamasında sunulmaması. Hem esas hem de m.70/6'daki koruma bakımından sonuç doğurur.
- Heyet aşamasında vekâlet ücreti beklenmesi. m.70/1 buna açıkça engeldir.
- Heyet kararına itirazda arabuluculuğa başvurulması. m.73/A/1-b uyarınca gerekmez.
Sık sorulan sorular
Hakem heyetine başvuru hangi hâllerde zorunludur?
6502 sayılı Kanun m.68/1 uyarınca kanunda belirlenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için heyete başvuru yapılamaz.
Başvuru nereye yapılır?
m.68/3 uyarınca tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine; heyetin bulunmadığı yerlerde ilçe kaymakamlığına yapılabilir.
Karara itiraz süresi nedir?
m.70/3 uyarınca taraflar, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir.
İtiraz kararın icrasını durdurur mu?
Hayır. m.70/3 uyarınca itiraz icrayı durdurmaz; ancak talep edilmesi şartıyla hâkim tedbir yoluyla durdurabilir.
İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 24 Eylül 2026. Editoryal politika
Yazar hakkında
LexLawy Hukuk Editör Kurulu
Editoryal ekip
LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.
İlgili içerikler
Rehber
Tüketici kredisinde erken ödeme, cayma ve masraflar
Tüketici kredisi sözleşmesinde sabit faiz, cayma, erken ödeme indirimi ve tüketiciden alınamayacak ücret ve masraflar.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Satış sonrası hizmet: kullanım ömrü süresince bakım-onarım zorunluluğu (6502 s.K. m.58)
Üretici ve ithalatçıların kullanım ömrü süresince satış sonrası hizmet sağlama yükümlülüğü, yetkili servis istasyonlarının azami tamir süresi sınırı ve ithalatçının faaliyetinin sona ermesi hâlindeki sorumluluk.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Ayıplı malda altı aylık karine ve etiketleme zorunluluğu (6502 s.K. m.10)
Teslimden sonraki altı ay içinde ortaya çıkan ayıplar için satıcı aleyhine işleyen ispat karinesi, bu karinenin uygulanmayacağı hâller ve satışa sunulan ayıplı malın etiketlenmesi zorunluluğu.
26 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
Rehber
Abonelik sözleşmesinin feshi ve iade
Abonelik sözleşmelerinde otomatik uzama yasağı, fesih hakkının kullanılması ve fesihten sonra bedel talep edilememesi.
24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi
