İçeriğe geç

Rehber

Tüketici kredisinde erken ödeme, cayma ve masraflar

Tüketici kredisi sözleşmesinde sabit faiz, cayma, erken ödeme indirimi ve tüketiciden alınamayacak ücret ve masraflar.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?7 dk okuma

Tüketici kredisi uyuşmazlıkları, hakem heyetlerinin en yoğun dosya grubunu oluşturur. Kanun; faiz, cayma, erken ödeme ve ücret-masraf konularında tüketici lehine emredici hükümler içerir ve bunların büyük bölümü sözleşmeyle bertaraf edilemez.

Tanım ve şekil

6502 sayılı Kanun m.22/1: tüketici kredisi sözleşmesi, kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç veya benzeri finansman şekilleri aracılığıyla kredi verdiği veya kredi vermeyi taahhüt ettiği sözleşmeyi ifade eder.

m.22/2 kredi kartlarını belirli koşullarda kapsama alır: kredi kartı sözleşmeleri, faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında, ödemenin üç aydan daha uzun süre ertelenmesi veya benzer şekilde taksitle ödeme imkânı sağlanması hâlinde tüketici kredisi sözleşmesi olarak değerlendirilir. Ancak bu durumda uygulanacak faiz oranı, kredi kartı sözleşmesi uyarınca belirlenen orandan fazla olamaz.

m.22/3 şekil kuralı getirir: tüketici kredisi sözleşmesi yazılı veya mesafeli olarak kurulmadıkça geçerli olmaz. Aynı fıkra bir koruma ekler: geçerli bir sözleşme yapmamış olan kredi veren, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez.

Bu son cümle önemlidir: şekil eksikliği yalnızca tüketici lehine sonuç doğurur; kredi veren bunu kendi yararına kullanamaz.

Sözleşme öncesi bilgilendirme

m.23/1: kredi verenin ve varsa kredi aracısının, tüketiciye, teklif ettikleri kredi sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermesi zorunludur.

"Makul bir süre önce" ölçütü, formun sözleşmeyle aynı anda imzalatılmasının yeterli olmadığını gösterir. Tüketicinin koşulları değerlendirebileceği bir zaman aralığı aranır.

Cayma hakkı

m.24/1: tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir.

m.24/2: kredi veren, cayma hakkı olduğu konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin cayma hakkı süresi içinde kredi verene yöneltilmiş olması yeterlidir.

24/3/2022 tarihli 7392 sayılı Kanunla eklenen cümle bir kolaylık getirir: cayma hakkı süresi içinde kredi borcunun tamamının erken ödenmesi hâlinde bildirim aranmaksızın bu madde hükümleri uygulanır.

Yani tüketici, on dört gün içinde borcun tamamını öderse ayrıca cayma bildirimi göndermesine gerek kalmaz; cayma hükümleri kendiliğinden uygulanır.

m.24/3 caymanın sonucunu düzenler: cayma hakkını kullanan tüketici krediden faydalanmışsa, anaparayı ve kredinin kullanıldığı tarihten anaparanın geri ödendiği tarihe kadar tahakkuk eden faizi, en geç cayma bildirimini göndermesinden sonra otuz gün içinde geri öder. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa cayılmamış sayılır.

Aynı fıkra bir sınır koyar: tüketiciden, hesaplanan akdî faiz ve bir kamu kurum veya kuruluşuna veya üçüncü kişilere ödenmiş olan masraflar dışında herhangi bir bedel talep edilemez.

Dolayısıyla cayma hâlinde kredi veren, kendi lehine herhangi bir ücret veya komisyon isteyemez.

Faiz oranı: sabitlik ilkesi

m.25/1: belirli süreli tüketici kredisi sözleşmelerinde faiz oranı sabit olarak belirlenir. Sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen bu oran tüketici aleyhine değiştirilemez.

m.25/2 ağır bir yaptırım getirir: tüketici kredisi sözleşmelerinde akdî faiz, efektif yıllık faiz veya kredinin toplam maliyetinin yer almaması durumunda, kredi tutarı faizsiz olarak sözleşme süresinin sonuna kadar kullanılır.

Aynı fıkra devamla: efektif faiz oranı, olduğundan düşük gösterilmişse, kredinin toplam maliyetinin hesaplanmasında esas alınacak akdî faiz oranı, düşük gösterilen efektif faiz oranına uyacak şekilde yeniden belirlenir. Bu hâllerde ödeme planı yeniden düzenlenir.

Bu hüküm, sözleşme denetiminde ilk bakılacak noktadır: sözleşmede üç kalemden (akdî faiz, efektif yıllık faiz, toplam maliyet) biri eksikse, kredi faizsiz hâle gelir.

Sözleşmede değişiklik

m.26/1: belirli süreli kredi sözleşmesinin şartları, tüketici aleyhine değiştirilemez.

m.26/2 belirsiz süreli sözleşmelerde faiz artışını düzenler: faiz oranının artırılması durumunda, bu değişikliğin yürürlüğe girmesinden otuz gün önce, tüketiciye kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla yazılı olarak bildirilmesi zorunludur. Bildirimde, yeni faiz oranının yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ödemelerin tutarı, sayısı ile aralıklarının değişmesine ilişkin ayrıntılara yer verilir.

Aynı fıkra iki koruma daha içerir:

  • Faiz oranının artırılması hâlinde, yeni faiz oranı geriye dönük olarak uygulanamaz.
  • Tüketici, bildirim tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde borcun tamamını ödediği ve kredi kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından etkilenmez.

İkinci kural tüketiciye bir çıkış penceresi verir: artış bildirimi geldiğinde altmış gün içinde borç kapatılırsa eski oran geçerli kalır.

Erken ödeme

m.27/1: tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabilir veya kredi borcunun tamamını erken ödeyebilir. Bu hâllerde kredi veren, erken ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlüdür.

Üç unsur:

  • Erken ödeme kısmi (bir veya birden çok taksit) veya tam olabilir.
  • Kredi veren indirim yapmakla yükümlüdür; takdire bağlı değildir.
  • İndirim, yalnızca faizi değil diğer maliyet unsurlarını da kapsar.

Uygulamada erken kapama sırasında yapılan hesabın, ödenen tutara orantılı olarak tüm maliyet unsurlarında indirim içerip içermediği denetlenmelidir. Yalnızca kalan anapara üzerinden yapılan basit bir hesap, "diğer maliyet unsurları" ölçütünü karşılamayabilir.

Ücret ve masraflar

m.31/1: belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemez. Bu hesap, tüketicinin aksine yazılı veya kalıcı veri saklayıcısıyla talebi olmaması hâlinde kredinin ödenmesi ile kapanır.

Bu hüküm, kredi kullanımı için açılan hesaplardan alınan işletim ücreti taleplerini doğrudan dayanaksız bırakır. Ayrıca hesabın, ayrı bir talep olmadıkça kendiliğinden kapanması öngörülmüştür.

m.31/2: tüketicinin açık talimatı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılamaz.

m.31/3: kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorundadır.

Bu son fıkra, aidatsız kart talebinin hukuki dayanağıdır.

Genel ücret rejimi

m.4/3 ikinci cümle, finansal kuruluşlar için özel bir düzen kurar: bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar, Bakanlığın görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.

Dolayısıyla faiz dışındaki kesintilerin denetiminde, Merkez Bankası düzenlemesinde sayılan türler arasında yer alıp almadığı incelenir. Sayılmayan bir ad altında yapılan kesinti dayanaksızdır.

m.4/3 ilk cümle ise genel yasağı koyar: tüketiciden, haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yaptığı masraflar için ek bir bedel talep edilemez.

m.4/4: talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde yazılı şekilde verilmesi zorunludur; ispat sözleşmeyi düzenleyene aittir.

m.4/5: tüketicinin yaptığı işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir; aksine düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.

m.4/6: tüketicinin edimlerine karşılık alınan şahsi teminatlar adi kefalet sayılır.

m.4/7: temerrüt hâli de dâhil olmak üzere, tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmaz.

m.4/8: bu Kanun tüm düzenlemeleri yönünden katılım bankalarını da kapsar; uygulama kâr payı dikkate alınarak yapılır.

Örnek senaryo

Bir tüketici, beş yıl vadeli bir ihtiyaç kredisi kullanmıştır. Kredi için bir hesap açılmış ve bu hesaptan yıllık işletim ücreti tahsil edilmiştir. Tüketici, ikinci yılda krediyi erken kapatmak istemiş; banka yalnızca kalan anapara üzerinden hesap yapmış, dosya masrafı ve sigorta bedelinde indirim yapmamıştır.

Değerlendirme:

  1. Hesap ücreti. Hesap yalnızca kredi işlemleri için kullanılıyorsa, m.31/1 uyarınca herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemez. Tahsil edilen işletim ücretleri iade edilmelidir.
  2. Hesabın kapanması. m.31/1 son cümlesi uyarınca hesap, tüketicinin aksine yazılı talebi yoksa kredinin ödenmesiyle kapanır.
  3. Erken ödeme indirimi. m.27/1 uyarınca kredi veren, erken ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlüdür. Yalnızca anapara üzerinden yapılan hesap bu ölçütü karşılamayabilir; masraf ve sigorta kalemleri bakımından orantılı indirim denetlenir.
  4. Sözleşme denetimi. m.25/2 uyarınca sözleşmede akdî faiz, efektif yıllık faiz veya toplam maliyet yer almıyorsa kredi faizsiz kullanılır. Sözleşme bu yönden incelenmelidir.
  5. Faiz sabitliği. Kredi belirli süreli olduğundan m.25/1 uyarınca faiz sabittir ve tüketici aleyhine değiştirilemez.
  6. Ücret türü denetimi. Tahsil edilen kalemlerin, m.4/3 uyarınca Merkez Bankasınca belirlenen ücret türleri arasında yer alıp almadığı incelenir.
  7. Bilgilendirme. m.4/4 uyarınca ücret ve masraf bilgilerinin yazılı olarak verildiğini banka ispatlamalıdır.
  8. Merci. Talep tutarı kanundaki parasal sınırın altındaysa hakem heyetine, üzerindeyse arabuluculuk sonrası tüketici mahkemesine başvurulur.

Sık yapılan hatalar

  • Kredi hesabı ücretinin ödenmesi. m.31/1 bunu açıkça yasaklar.
  • Erken kapamada yalnızca faiz indirimiyle yetinilmesi. m.27/1 diğer maliyet unsurlarını da kapsar.
  • Sözleşmedeki faiz kalemlerinin denetlenmemesi. m.25/2 uyarınca eksiklik, kredinin faizsiz olmasına yol açar.
  • Cayma hakkında otuz günlük geri ödeme süresinin kaçırılması. m.24/3 uyarınca cayılmamış sayılır.
  • Cayma süresinde tam ödeme yapıldığında ayrıca bildirim aranması. 7392 sayılı Kanunla eklenen cümle bunu gereksiz kılar.
  • Faiz artışı bildiriminde altmış günlük pencerenin kullanılmaması. m.26/2, borcu kapatan tüketiciyi artıştan muaf tutar.
  • Aidatsız kart talebinin bilinmemesi. m.31/3 bunu zorunlu kılar.
  • Tüketici senetlerinin şekline dikkat edilmemesi. m.4/5 uyarınca nama yazılı ve her taksit için ayrı düzenlenmeyen senetler tüketici yönünden geçersizdir.

Sık sorulan sorular

Kredi sözleşmesinden cayılabilir mi?

6502 m.24/1 uyarınca tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir.

Erken ödemede indirim yapılmak zorunda mı?

Evet. m.27/1 uyarınca kredi veren, erken ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlüdür.

Kredi hesabı için ücret alınabilir mi?

Hayır. m.31/1 uyarınca belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin açılan ve sadece kredi işlemleri yapılan hesaptan herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemez.

Belirli süreli kredide faiz değiştirilebilir mi?

Hayır. m.25/1 uyarınca faiz oranı sabit belirlenir ve sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen bu oran tüketici aleyhine değiştirilemez.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Mesafeli satış sözleşmesi ve cayma hakkı

6502 sayılı Kanun m.48 uyarınca mesafeli sözleşmenin kurulması, teslim süresi, cayma hakkı ve 2022 değişikliğiyle gelen aracı sorumluluğu.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi