İçeriğe geç

Rehber

Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davası

Taşınmazı haksız olarak kullanan kişiden istenebilecek tazminatın kanuni dayanağı, koşulları ve uygulamadaki sınırları.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 25 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Bu içerik nasıl hazırlandı?5 dk okuma

Bir taşınmazın malik olmayan bir kişi tarafından kullanılması hâlinde malikin isteyebileceği tazminat, uygulamada ecrimisil veya haksız işgal tazminatı olarak anılır. Terim yerleşiktir; ancak kanun metninde bu başlığı taşıyan bir madde bulunmaz. Talebin dayanağı, zilyetliğe ilişkin genel hükümlerdir.

Kanuni dayanak: TMK m.995

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 995. maddesine göre; iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.

Bu hükümden üç sonuç çıkar:

  1. Kötüniyet aranır. Sorumluluğun muhatabı, zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişidir.
  2. Fiilî zarar yeterli değildir. Kötüniyetli zilyet, sadece verdiği zarardan değil, elde ettiği ürünlerden ve hatta elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerden de sorumludur. Taşınmazı boş tutmuş olması sorumluluğu kaldırmaz.
  3. Giderler sınırlıdır. TMK m.995/2 uyarınca iyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazminini isteyebilir. Yararlı ve lüks giderler istenemez.

Maddenin üçüncü fıkrası bir yumuşatma getirir: iyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.

İyiniyetli zilyedin durumu

Karşı kutupta TMK m.993 yer alır: iyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi, karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir. Aynı zilyet, şeyin kaybedilmesinden, yok olmasından veya hasara uğramasından da sorumlu olmaz.

Dolayısıyla ecrimisil davasında ispat yükünün ağırlık merkezi, davalının kötüniyetli olduğudur. Bu nedenle uygulamada dava öncesinde çekilen ihtarname yalnızca bir nezaket işlemi değildir: ihtarın tebliği, en azından o tarihten itibaren zilyedin durumunu bildiğini ortaya koyar.

TMK m.994 uyarınca iyiniyetli zilyet ise geri vermeyi isteyen kimseden zorunlu ve yararlı giderlerini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir. Zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler sebebiyle doğan alacaklarına mahsup edilir.

Paydaşlar arasında ecrimisil: intifadan men

En sık karşılaşılan tablo, paylı mülkiyete tabi bir taşınmazı paydaşlardan yalnızca birinin kullanmasıdır. Burada özel bir güçlük vardır: paydaş, kural olarak taşınmazın tamamından yararlanma hakkına sahiptir. Bu nedenle kullanımı baştan haksız sayılmaz.

Yerleşik uygulama bu sebeple, paydaşın diğer paydaştan ecrimisil isteyebilmesi için önce intifadan men koşulunun gerçekleşmesini arar: davacı paydaşın, davalı paydaşa taşınmazdan yararlanma isteğini bildirmiş ve buna rağmen kullanımdan mahrum bırakılmış olması gerekir. Bu bildirim çoğunlukla noter ihtarnamesiyle yapılır ve tarihi, talep edilebilecek dönemin başlangıcını belirler.

Aynı yerleşik uygulama, koşulun aranmadığı istisnaları da kabul eder. Taşınmazın niteliği gereği doğal ürün veren yerlerde, kamu kurumlarınca yürütülen kullanımlarda veya davalının taşınmazı kendi malı gibi kullandığını açıkça ortaya koyduğu hâllerde ayrıca bildirim aranmayabilir. Dosya hazırlanırken bu istisnalardan birine girilip girilmediği somut olarak değerlendirilmelidir.

İstenebilecek dönem ve zamanaşımı

Ecrimisil, kullanımın sürdüğü her dönem için yeniden doğan bir taleptir. Bu niteliği sebebiyle uygulama, talebi TBK m.147/1'de sayılan kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler kategorisine yaklaştırır ve geriye dönük olarak istenebilecek dönemi beş yıl ile sınırlı değerlendirir.

Bu nedenle ihtarnamenin ve dava tarihinin hesaplanmasında geriye dönük dönem baştan belirlenmeli, talep sonucu buna göre yazılmalıdır.

Ecrimisil tutarının kendisi ise yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Taşınmazın konumu, niteliği, kullanım biçimi ve emsal kira değerleri esas alınır. Dilekçede somut bir rakam yazmak yerine, tutarın bilirkişi raporuyla belirlenmesinin talep edilmesi ve talebin usulüne uygun biçimde artırılabilmesi için gerekli usuli hazırlığın yapılması daha güvenlidir.

Görev ve birlikte açılan talepler

Ecrimisil bir tazminat talebidir. HMK m.4'te sulh hukuk mahkemesine özgülenen davalar arasında sayılmadığından, genel kural uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Uygulamada ecrimisil çoğunlukla tek başına değil, el atmanın önlenmesi talebiyle birlikte ileri sürülür. Bu birleşim, hem işgalin sona erdirilmesini hem de geçmiş dönem için tazminatı aynı dosyada sonuçlandırır.

Arabuluculuk bakımından dikkat edilmelidir: 6325 sayılı Kanun m.18/B'de dava şartı olarak sayılan uyuşmazlıklar kira ilişkisinden kaynaklananlar, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklananlar ve komşu hakkından kaynaklananlardır. Haksız işgal tazminatı bu bentlerde ayrıca sayılmamıştır; buna karşılık talebin dayandığı hukuki ilişkinin bu bentlerden birine girip girmediği her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

Örnek senaryo

Miras yoluyla dört kardeşe paylı mülkiyetle geçen bir tarla, kardeşlerden biri tarafından uzun süredir tek başına ekilmektedir. Diğer kardeşler ürüne hiç ortak edilmemiştir.

İzlenecek yol:

  1. İntifadan men bildirimi. Talepte bulunacak paydaşlar, taşınmazdan yararlanma istediklerini davalı paydaşa noter ihtarnamesiyle bildirir. Bu tarih, istenebilecek dönemin başlangıcı bakımından belirleyicidir.
  2. Dönem tespiti. Geriye dönük olarak istenebilecek dönem beş yıllık sınır gözetilerek belirlenir.
  3. Dava. Asliye hukuk mahkemesinde, genellikle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleriyle birlikte dava açılır. Talep edilen tutar, bilirkişi incelemesi sonucuna göre belirlenmek üzere ileri sürülür.
  4. İspat. Davalının kötüniyeti ve kullanım süresi; tapu kaydı, ihtarname tebliğ belgesi, tanık beyanları, tarımsal destekleme kayıtları ve keşif ile ortaya konur.
  5. Bilirkişi. Taşınmazın niteliğine göre ziraat veya gayrimenkul değerleme bilirkişisi, emsal getiriyi esas alarak tutarı hesaplar.

Sık yapılan hatalar

  • İntifadan men koşulunun hiç düşünülmemesi. Paydaşlar arasındaki ecrimisil davalarında en sık görülen ret sebebidir. İhtarname yoksa, istisnalardan birine girildiği açıkça ortaya konmalıdır.
  • İhtarnamenin tarihinin takip edilmemesi. İstenebilecek dönemin başlangıcı çoğu dosyada bu tarihe bağlanır; tebliğ belgesi dosyaya konmazsa talep boşta kalır.
  • İyiniyetli zilyede karşı talep yöneltilmesi. TMK m.993 karşısında, davalının haksız olduğunu bilmediği hâller bakımından talep dayanaksız kalır.
  • Dilekçede somut tutar yazıp usuli hazırlığı ihmal etmek. Tutar bilirkişiyle belirlenir; talebin sonradan artırılabilmesi için gerekli usuli çerçeve baştan kurulmalıdır.
  • Beş yıllık geriye dönük sınırın gözetilmemesi. Çok uzun dönemler için talepte bulunmak, yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından aleyhe sonuç doğurabilir.
  • El atmanın önlenmesi talebinin unutulması. Yalnızca tazminat istenirse işgal sürmeye devam eder ve her yıl yeniden dava açmak gerekir.
  • Görevin sulh hukuk sanılması. Ortaklığın giderilmesi sulh hukuktadır; ecrimisil ise asliye hukukta görülür. İkisi aynı dosyada birleştirilemez.

Sık sorulan sorular

Ecrimisilin kanuni dayanağı nedir?

Doğrudan "ecrimisil" başlıklı bir madde yoktur. Dayanak, iyiniyetli olmayan zilyedin sorumluluğunu düzenleyen TMK m.995 hükmüdür.

İyiniyetli zilyetten ecrimisil istenebilir mi?

Kural olarak hayır. TMK m.993 uyarınca iyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi karineyle mevcut hakkına uygun kullanan zilyet, bu yüzden tazminat ödemek zorunda değildir.

Paydaş, diğer paydaştan ecrimisil isteyebilir mi?

Paydaşın kural olarak taşınmazın tamamından yararlanma hakkı bulunduğundan, yerleşik uygulama önce intifadan men koşulunun gerçekleşmesini arar; bu koşul taşınmazın niteliğine göre bazı hâllerde aranmaz.

Görevli mahkeme hangisidir?

Ecrimisil bir tazminat talebidir; ortaklığın giderilmesi gibi HMK m.4 kapsamında sayılmadığından genel görev kuralı uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Bu içerik bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Son güncelleme: 25 Eylül 2026. Editoryal politika

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler

Rehber

Kira bedelinin tespiti davası

TBK m.344-345 uyarınca kira bedelinin hâkim tarafından belirlenmesi, davanın geriye etkili sonuç doğurma koşulu ve usul.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye

Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla açılacak tahliye davasının koşulları ve eski kiracının öncelik hakkı.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi

Rehber

Kira Uyarlama Davası

Öngörülemeyen olağanüstü durumlar nedeniyle kira sözleşmesinin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkı.

24 Eylül 2026 tarihinde güncellendi