İçeriğe geç

Rehber

Kıdem ve ihbar tazminatı davası: arabuluculuk dava şartı, iş mahkemesi, beş yıllık zamanaşımı (7036 m.3, 5; İş K. Ek m.3)

Kıdem ve ihbar tazminatı davalarında arabuluculuğun dava şartı olması, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmesi zorunluluğu, görevli mahkemenin iş mahkemesi olması ve bu tazminatların beş yıllık zamanaşımına tabi olması.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Hukuki inceleme: 25 Eylül 20263 dk okuma

Kıdem ve ihbar tazminatı, iş ilişkisinin sona ermesinden doğan en yaygın uyuşmazlık konularıdır. Bu tazminatlar için dava açmadan önce izlenmesi gereken usul, 2017'de yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile önemli ölçüde değişmiştir.

Zorunlu ön adım: arabuluculuk (7036 m.3)

7036 sayılı Kanunun getirdiği en köklü değişiklik, arabuluculuğu dava şartı hâline getirmesidir. m.3/1 açıkça der ki: kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Bu kural, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı davalarını doğrudan kapsar — bu tazminatlar, iş sözleşmesinden kaynaklanan işçi alacaklarıdır. Ayrıca 2023'te eklenen cümle uyarınca bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları için de aynı kural geçerlidir.

İstisna: m.3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı aranmaz — bu davalar doğrudan mahkemeye açılabilir.

Son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunluluğu (m.3/2)

Arabuluculuk süreci anlaşmayla sonuçlanmazsa, davacı işçi (veya işveren) dava açabilir. Ancak burada da katı bir usul kuralı vardır: davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

Bu zorunluluğa uyulmazsa süreç şöyle işler:

  1. Mahkeme davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiğini, aksi hâlde davanın usulden reddedileceğini bildiren bir davetiye gönderir.
  2. Bu ihtara rağmen tutanak sunulmazsa, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeksizin, davanın usulden reddine karar verilir.
  3. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

Bu, arabuluculuk aşamasının atlanamayacağını ve dava dosyasının bu belge olmadan eksik sayılacağını gösterir.

Görevli mahkeme: iş mahkemesi (7036 m.5)

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, dava iş mahkemesinde açılır. 7036 m.5/1-a uyarınca iş mahkemeleri; 4857 sayılı İş Kanununa veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun hizmet sözleşmelerine ilişkin hükümlerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakar.

Zamanaşımı: beş yıl (İş K. Ek m.3)

Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin de bir zamanaşımı süresi vardır. İş Kanunu Ek Madde 3 (7036 sayılı Kanunla eklenmiştir) şu tazminatlar için beş yıllık zamanaşımı öngörür:

  • Kıdem tazminatı (Ek m.3/a),
  • İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat — yani ihbar tazminatı (Ek m.3/b),
  • Kötüniyet tazminatı (Ek m.3/c),
  • Eşit davranma ilkesine uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminat (Ek m.3/d).

Bu, işçinin iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde bu tazminatları talep edebileceği anlamına gelir; bu süre geçtikten sonra açılan davalarda işveren zamanaşımı def'i ileri sürebilir.

Örnek senaryo

Bir işçi, işvereni tarafından haksız yere ve kıdem tazminatı ödenmeden işten çıkarılır. İşçi doğrudan mahkemeye dava açamaz; önce arabuluculuk bürosuna başvurmalıdır (7036 m.3/1). Arabuluculuk görüşmesinde taraflar anlaşamaz ve bir son tutanak düzenlenir. İşçi, bu tutanağın onaylı bir örneğini dava dilekçesine ekleyerek iş mahkemesinde kıdem ve ihbar tazminatı davası açar. Dava, işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmıştır, bu nedenle süre yönünden bir sorun yoktur.

Sık yapılan hatalar

  • Arabuluculuğa hiç başvurmadan doğrudan dava açmak. Bu, 7036 m.3/2 son cümlesi uyarınca herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden ret ile sonuçlanır.
  • Son tutanağı dava dilekçesine eklemeyi unutmak. Mahkeme bir haftalık kesin süre verse de, bu süre kaçırılırsa dava usulden reddedilir — tutanağın baştan eklenmesi en güvenli yoldur.
  • İş kazası/meslek hastalığı tazminatlarını da arabuluculuğa tabi sanmak. m.3/3 uyarınca bu tazminatlar istisnadır, doğrudan dava açılabilir.
  • Beş yıllık zamanaşımı süresini iş sözleşmesinin başlangıcından hesaplamak. Süre, tazminata hak kazanılan olayın (fesih tarihinin) gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başlar, işe başlama tarihinden değil.
  • Yanlış mahkemede dava açmak. İşçi-işveren uyuşmazlıkları 7036 m.5 uyarınca iş mahkemesinin görevindedir; asliye hukuk mahkemesinde açılan bir dava görevsizlik kararıyla karşılaşır.

Sık sorulan sorular

Kıdem tazminatı davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile ilgili davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenmezse ne olur?

7036 m.3/2 uyarınca davacı, son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, bu süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Hangi mahkeme görevlidir?

7036 m.5/1-a uyarınca 4857 sayılı İş Kanununa veya TBK'nın hizmet sözleşmelerine ilişkin hükümlerine tabi işçiler ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara iş mahkemeleri bakar.

Kıdem ve ihbar tazminatının zamanaşımı süresi nedir?

İş Kanunu Ek m.3 uyarınca kıdem tazminatı ve iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan (ihbar) tazminatının zamanaşımı süresi beş yıldır.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler