İçeriğe geç

Rehber

Ücret alacağı davası: arabuluculuk şartı, iş mahkemesi, ödenmeyen ücrette iş görmeme hakkı (İş K. m.32-34, 7036 m.3)

Ücret alacağı davasında arabuluculuğun dava şartı olması, görevli mahkemenin iş mahkemesi olması, ücretin yirmi gün içinde ödenmemesi hâlinde işçinin iş görme borcundan kaçınma hakkı, gününde ödenmeyen ücrete uygulanan faiz ve zamanaşımı.

Yazar: LexLawy Hukuk Editör KuruluYayın: 26 Eylül 2026Son güncelleme: 25 Eylül 2026Hukuki inceleme: 25 Eylül 20263 dk okuma

İşçinin en temel hakkı olan ücret, İş Kanununda hem tanımlanır hem de ödenmemesi hâlinde işçiye özel korumalar tanınır. Ücret alacağının dava yoluyla talep edilmesi gerektiğinde izlenecek usul, diğer işçi alacaklarıyla büyük ölçüde aynıdır, ancak İş Kanunu m.34, ödenmeyen ücrete karşı işçiye ayrıca kendiliğinden işleyen bir koruma da sağlar.

Ücretin tanımı (İş K. m.32)

İş Kanunu m.32/1, ücreti geniş bir biçimde tanımlar: genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ücret, prim, ikramiye ve benzeri her türlü istihkak, kural olarak Türk parasıyla ve işyerinde veya özel açılan banka hesabına ödenir (m.32/2).

Ödenmeyen ücrette işçinin iş görmeme hakkı (m.34/1)

İş Kanunu, ücretini alamayan işçiye güçlü bir kendiliğinden koruma tanır. m.34/1 uyarınca ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde, mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

Bu hak, işçinin dava açmadan önce kullanabileceği pratik bir araçtır: işveren ücreti ödemiyorsa, işçi işe gitmeye devam etmek zorunda değildir. Kanun ayrıca bu hakkın toplu kullanımını da güvence altına alır: işçilerin bu nedenle iş görme borcunu yerine getirmemeleri, sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Bu, işverenin durumu "yasadışı grev" olarak nitelendirip işçileri bu gerekçeyle cezalandırmasının önüne geçer.

İş sözleşmesinin bu nedenle feshedilememesi (m.34/2)

Kanun, iş görmeme hakkını kullanan işçileri ikinci bir güvenceyle daha korur: m.34/2 uyarınca bu işçilerin iş akitleri, çalışmadıkları için feshedilemez ve yerlerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz. Yani işveren, ücreti ödemediği için işe gitmeyen işçiyi bu gerekçeyle işten çıkaramaz ve boşalan pozisyonu geçici olarak bile başkasına yaptıramaz.

Gününde ödenmeyen ücrete faiz (m.34/1 son cümle)

İş Kanunu m.34/1'in son cümlesi, ödenmeyen ücretlere otomatik olarak işleyecek bir faiz oranı belirler: gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu, genel yasal faiz oranlarından daha yüksek olabilen özel bir koruma niteliğindedir ve işçinin ayrıca faiz talep etmesine gerek kalmaksızın kanundan doğar.

Dava yolu: arabuluculuk ve iş mahkemesi (7036 m.3, 5)

İşçi, iş görmeme hakkını kullanmak yerine (veya bu hakkı kullandıktan sonra da) doğrudan ücret alacağı davası açabilir. Bu davada da diğer işçi alacaklarıyla aynı usul kuralları geçerlidir:

  • Arabuluculuk dava şartıdır (7036 m.3/1): dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmalı ve anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak dava dilekçesine eklenmelidir.
  • Görevli mahkeme iş mahkemesidir (7036 m.5/1-a).
  • Zamanaşımı beş yıldır — ancak burada dayanak, kıdem/ihbar tazminatındaki özel Ek m.3 değil, TBK m.147/1'dir: kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı uygulanır.

Örnek senaryo

Bir işçinin maaşı, ödeme gününden yirmi beş gün geçmesine rağmen ödenmemiştir. İşçi, İş Kanunu m.34/1 uyarınca işe gitmeyi bırakır; işveren bu durumu gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshetmeye kalkışır, ancak bu fesih m.34/2 uyarınca geçersizdir. İşçi, ödenmeyen ücretini talep etmek için önce arabulucuya başvurur; anlaşma sağlanamayınca son tutanağı dava dilekçesine ekleyerek iş mahkemesinde ücret alacağı davası açar. Talep ettiği ücrete, ödeme gününden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesini de ister.

Sık yapılan hatalar

  • Yirmi günlük süre dolmadan iş görmeme hakkını kullanmak. m.34/1'deki koruma, ücretin ödeme gününden itibaren yirmi gün geçmesi şartına bağlıdır; bu süre dolmadan işe gitmemek, ayrı bir değerlendirmeye tabi olabilir.
  • İş görmeme hakkını kullanan işçinin devamsızlıkla suçlanabileceğini sanmak. m.34/2 açıkça bu gerekçeyle fesih yapılamayacağını, yerine işçi alınamayacağını ve işin başkasına yaptırılamayacağını düzenler.
  • Arabuluculuk aşamasını atlamak. Ücret alacağı da diğer işçi alacakları gibi 7036 m.3 kapsamındadır; arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.
  • Faiz oranını genel yasal faizle karıştırmak. m.34/1'deki faiz, mevduata uygulanan en yüksek orandır; bu, genel yasal faiz oranından farklı ve genellikle daha yüksek olabilir.
  • Zamanaşımı süresini kıdem tazminatındaki gibi Ek m.3'e dayandırmak. Ücret alacağının zamanaşımı dayanağı TBK m.147/1'dir; kaynak karıştırılmamalıdır.

Sık sorulan sorular

Ücret alacağı davası açmadan önce arabulucuya gitmek gerekir mi?

Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 uyarınca işçi alacağı niteliğindeki ücret talepleri için de arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

İşveren ücreti ödemezse işçi ne yapabilir?

İş Kanunu m.34/1 uyarınca ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

İş görmeme hakkını kullanan işçinin iş sözleşmesi feshedilebilir mi?

Hayır. m.34/2 uyarınca bu işçilerin iş sözleşmeleri, çalışmadıkları için feshedilemez; yerlerine yeni işçi alınamaz ve bu işler başkalarına yaptırılamaz.

Gününde ödenmeyen ücrete faiz işler mi?

Evet. İş Kanunu m.34/1 son cümlesi uyarınca gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

İlgili mevzuat ve resmî kaynaklar

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olay için avukat incelemesi gerekir. Mevzuat ve içtihat değişebilir; güncel metni resmî kaynaktan kontrol edin. Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Yazar hakkında

LexLawy Hukuk Editör Kurulu

Editoryal ekip

LexLawy Hukuk Editör Kurulu, avukatların ve hukuk profesyonellerinin ihtiyaç duyduğu mevzuat, içtihat, dava süreçleri, hukuki hesaplamalar ve hukuk teknolojileri konularında anlaşılır rehberler hazırlamak amacıyla çalışır. Yayınlanan içeriklerde Resmî Gazete, güncel mevzuat ve güvenilir hukuki kaynaklar esas alınır. İçerikler genel bilgilendirme niteliğindedir; somut uyuşmazlıklarda avukat değerlendirmesi gerekir.

İlgili içerikler